sosyal medya üzerinden yaptığı hareketle mevcut yönetimsel duruma tepki verdiği söylenen süperstarımız. bazı taraftarlar giderse gitsin gibi konuşmuş ama eğer verdiği gerçekten tepki ise ve bununla kalacaksa buna sevinmemiz lazım. gomis olsa yerinde cenk ergün ve dursun özbekten 15m€’luk yeni sözleşme almadan bırakmaz; aldıktan sonra arka arkaya mutluluk pozları verirdi. ıcardi bu kulübü sahiplenen bir oyuncu ve taraftar gibi tepki vermesi iyi bir şey. işin sonu nereye varır tabi onu göreceğiz. dursun özbek ve cenk ergün eğer sneijder’e sabri sarıoğlu’na yaptıkları mobbingi icardi’ye yapabileceklerini sanıyorlarsa çok gülerim. en son onu yaptıklarında dursun özbek kendi erken seçim ilan edip seçilmemişti. bu sefer aralık 2024’ü de göremez. öyle milyonlarca euro alacağını bırakıp giden sneijder gibi sessiz olmaz o ayrılık, çok gümbürtü koparır. şimdi fol yok yumurta yok bunları neden yazıyorsun denebilir. biz sneijder’in 10 numarasını daha kadrodayken belhanda’ya veren, sabri’nin plaketini soyunma odasında dolaba koyan bu zihniyeti çok iyi tanıyoruz.
ligin son haftasına kadar izinli olabilir, hatta direk kutlamalara gelsin. bendeki kredisi o derecedir.
‘ben size 2 sene kupa kazandırdım, bu yıl siz bana kazandırın’ dese hakkıdır.
yine de oyununu eleştiririz, niye yok serzenişinde bulunuruz; icardi geçici, biz galatasaray’lıyız. böyle olmasa ulu johan’ı silemez, icardi’yi sevemezdik. ulu johan’ı özler gibi özleyeceğiz kendisini, bunu adım gibi biliyorum orası ayrı.
peri masalı, bu yıl sonunda son bulabilir.
kariyeri boyunca hiçbir stopere, oyuncuya fiziksel üstünlük kurmamış forvetimiz, yaptığı işi hiçbir zaman fizik ile yapmıyordu, en iyi sezonlarından biri olan 17-18 sezonunda serie a gol kralı olurken maç başı zeminde sadece 1 ikili mücadele kazanıp 1.1 de hava topu mücadelesi kazanıyordu. %41 ikili mücadele yüzdesi vardı, zeminde bu %39'du.
17-18 sezonu bittiğinde piyasa değeri 100 milyon euroydu ama hiçbir stoperle boğuşmuyor ve hiçbir zaman topla fazla da oynamıyordu. 100 milyonluk değere ulaştığı 17-18 sezonunda maç başı 22 kere topla buluşup, 9.7 pas veriyordu. 6.2 pas hatası ile oynuyordu.
geçen sene süper ligde bu istatistiklerinin çok üstünde bir oyun oynadı, hem ikili mücadele hem hava topu konusunda daha iyiydi, daha çok topla buluşup daha çok pas yapıp üstüne 8 de asist yaptı. 22-23 sezonunda da kimseye fiziksel üstünlük sağlayamıyordu, düzgün top getirirsen, pası kaçtığı yerlere atarsan bu adam da atar, üstüne 10 numaradan bozma bir forvet olduğu için de oyunun içinde kalıp asist ve kilit pas da atar. bu adamın birileriyle çarpışmasını, durmadan mücadele içinde olmasının beklemek hayalcilik. galatasaray taraftarı neyi nasıl eleştireceğini bilmediği için, maç izlemeyip oyuncular hakkında fikri olmadığı için bol bol saçmalar ama bu saçmalama artık doruk noktasına çıktı.
osimhen de benzer istatistiklerle oynar bu arada, o da poacher çünkü, maç başı az topla buluşur, az ikili mücadele kazanır(yüzde olarak icardi ile benzer), bu adamlara topu getiremezsen hiçbir şeye beklemeyiniz, poacher adam alın sonra mücadele etsin, yok öyle bir oyuncu.
(bkz: 19 ekim 2024 antalyaspor galatasaray maçı)
eleştirin ya. lütfen eleştirin. ne böyle 10 dakikada gol mü olur diye eleştirin bu sefer de.
çok büyük oyuncudur. hakemler köpek gibi korkuyor kendisinden. gol atmasından hakemler bile korkuyor. o yüzden kendisini ceza sahasında formasindan çekmek, yumruk atmak, tekme vurmak, üzerine çıkmak serbest. hakemler hiç birisini görmüyor.
(bkz: 19 ekim 2024 antalyaspor galatasaray maçı)
milli ara sonrası dönüşü itibarıyla mutsuz ve gergin görünen oyuncunuz.
bireysel antrenman videosu yayınlandığında torreira ve muslera'ya kıyasla daha isteksiz görünüyordu. son antrenmanda ise yine isteksiz tavırları serdar kelleci'nin dikkatini çekmiş florya'da. dün de antalya yolculuğu sırasında çok gergin göründü ve taraftara tepki gösterdi (haklı olabilir çünkü video veya foto yerine canlı yayın açılmış deniyor).
kendisinin toparlaması halinde ivme kazanacağız. aksi takdirde isteksiz bir şekilde 11 çıkacaktır. okan buruk hele de hey heyleri üstünde bir mauro'yu yedek bırakırsa huzursuzluk çıkar.
ben o dönemleri izlemedim ama 80'li yıllarda sahada yıldız oyuncu dövmek serbestmiş galiba. icardi üzerinden o yılları uygulamalı gösteriyorlar, sağolsunlar.
2,5 senedir sahada dövülen oyuncu. bununla ilgili en ufak bir kamuoyu bile yok. aynı muamele biraz rafa silva'ya yapıldı. her maç kırmızı kart penaltı oldu. üstüne beşiktaş yönetimi ve taraftarı her allah'ın günü canımız ciğerimiz çekti, oyuncusunu dokunulmaz kıldı. sorun belki de bizde.
yenge ile barışır barışmaz rakiplerin ırzına geçmeye başladı yine *
(bkz: 19 ekim 2024 antalyaspor galatasaray maçı)