bugün bizim yerimize fb takımı olsaydı;

- yunus'a yapılan penaltı(sanchez'in sarı kart gördüğü pozisyondaki hareketle neredeyse aynı. fbli olsa faul bile çalınmazdı sanchez'e),
- osimhen'e yapılan ve hatta devamında barış'a yapılan hareket penaltı,
- attığımız ikinci golde bile osimhen'e yapılan penaltı,
- barış'a yapılan duran toptaki hava topunda rakibin barışa hareketi penaltı,
- yediğimiz ilk golden önce dubois'in hareketi faul ve gol iptal...
olurdu.

verilen ve verilmeyen sarı kartlardan bahsetmiyorum bile.

bu sene kalemize gelen çoğu top gol oluyor. yediğimiz ilk gol amatör derecede komik bir kaleci hatası, ikinci gol de gayet kurtarılabilir bir toptu. rakip kaleci çok çok daha zorlarını kurtardı ki geçen avrupa maçında da muslera topu tutamamıştı. iyi oynadığı maçlar oluyor ama performansı çok kötü.

merhaba sayın sözlük ailesi

8 yıl sonra tekrar bir şeyler yazmak için geri döndüm. özlediniz beni dimi itiraf edin (o sırada kimse tanımıyor :(( )

en son 5-0'lık beşiktaş maçı öncesi "bu sezon bütün maçları defterimle kalemimle izleyeceğim not alacağım, orta doğu ve balkanların en iyi maç sonu yorumcusu ben olacağım lan" deyip 5 yedikten sonra olmaz olsun böyle kariyer diyerek ertelemiştim. bu akşam yine gaza geldim aldım defterimi kalemimi oturdum. yine puan kaybı. ama kazanacak gibiydik lan o yüzden devam ettim.

öncelikle bütün bir hafta boyunca içten içe eyüp başkanı'nın galatasaraylı olması teknik direktörünün arda olması gibi durumlardan ötürü acaba bir beraberlik mi olsa herkes sussa kendimizi açıklamaya çalışmasak mı diye düşünüyordum. halbuki biri kendi evinde galatasaray'dan 3 yemiş, öbürüne baksan kasım ayında dağılmış liderin bilmemkaç puan arkasına düşmüş sayın güzide rakiplerim, sizin yenemediğiniz galatasaray'ı eyüp yenecek de işte teknik direktörü galatasaraylı ondan yenildi mi olacak? saçma zaten ama gel de anlat.

maça geçersek muhtemelen tek taktik antremanla maça çıkan takımdan bekleyeceğimiz gibi başladık. abdülkerim'in ilk 5 dakikada halil'e iki kere geçilmesi kötüye alametti. öte yandan caner'in ağırlığını kullanan barış alper çok istekli ve hırslı başladı. claro ilk 10 dakikada osimhen'e çok yakın oynayıp top aldırmadı. osimhen'in claro'dan ilk kurtulduğu pozisyon açık ofsayttı zaten dakika 12'de. o pozisyon sonrasında 1-1.5 dakika boyunca topu bir türlü kazanamadık ve eyüp'ün golü geldi. golde leo dubois topu kazandığında golü atan emre ile abdulkerim aynı hizada. torreira'nın yatarak müdahelesi yetersiz kalınca daha 13. dakikada 4'e 2 kaldık orta sahanın ilk metrelerinde. orta açılana kadar abdülkerim ve barış'ın dönmesine rağmen yine de gol vuruşu öncesi 4 eyüplü 4 galatasaraylı vardı ceza sahamızda. sallai niye dönmedi diye kızdım ama topu kaptırdığında bir müdahele var herhalde. beinsport sağolsun daha sonra tekrarlarında da göstermedi anlayamadık. ya da ben kaçırdım.

ilk 25 dakikada osimhen'in direkten dönen topu en net pozisyondu gol dışında diye düşünüyorum. ama adam ne kadar fizikli ya iki stoperi birbirine çarptırıp pozisyona girdi. bu arada defansta abdülkerim halil'e kafa topları vermeye devam ediyordu. 35'te sakatlanan abdülkerim yerine nelsson değil de berkan tercihi okan hoca'nın nelsson'u hiç düşünmediğinin kanıtı oldu (nasıl düşünsün ki, haklı). ben 4'lüye mi dönüyoruz diye düşündüm ama sol stoper olarak devam etti berkan maça.

40'tan sonra ortalarla, duran toplarla pozisyon bulmaya çalıştık ama yunus ve sallai ortaları isabetsiz kalıyordu. dönen topları toplayan sara diye torreira diye adamlar var. işte onlardan allah razı olsun. herhalde 44 ile ilk yarı sonuna kadar (45+6) eyüp kendi sahasından çıkamadı ve sonunda barış alper'in golü geldi. ister allah çalışanı görür deyin, ister stoacı düşünüp sen elinden geleni yap sonuç zaten kendi gelir deyin barış alper iğne deliğinden geçirdi topu. gol atıp soyunma odasına girmek her takımın en çok isteyeceği şeydir eminim. nitekim ikinci yarının ikinci dakikasında öne geçtiğimiz golü de bulduk.

yunus'un, benim düşüncem, en önemli özelliği dribblingi. ilk yarı bitip istatistiklerine baktığımda 0/2'ydi. üstüne ortalarda da isabeti yoktu. sallai'nin ise 0/4 orta isabeti kötüydü, geri dönüşlerde geç kalıyordu.

ikinci yarı başlar başlamaz gol gelince tamam dedim fark gelecek. çok iştahlı başladık. 70'e kadar eyüp'ün yarı sahasından çıktığı çok az görüldü. bu dakikaya kadar maçı koparmalıydık ama son vuruşlardaki becerisizlik eyüp'ün umutlarını diri tuttu. 53'te barış (sol ayak), 70' sallai'nin altıpastan kafası, 62'de mertens'in ortasında osimhen'in ıskası yüzde yüzlük pozisyonlar.

son maçlarda ilk 11 başlattığı ampem'i de içeri attı arda hoca. bir uzun topta, bir kontra atakta beraberliği yakalarım diye düşündü, oldu da. yani metehan'ın durduğu yer o kadar kötü ki sanki sanchez'i marke ediyor. atak yerken half space'in bu kadar boş kalması büyük yerleşim hatası. okan hoca bunun üstünde duracaktır. barış fark edip kovalamaya başladı ama yetişemedi.

2-2'den sonra da öne geçecek çok pozisyonlar bulmaya devam ettik ama bir türlü golü yapamadık. 75 barış yine solla vurdu olmadı, 78 osimhen ceza sahası içinde sağ çaprazdan çok kötü vurdu, 80'de metehan yine berke'nin üstüne vurdu. 87'de demirbay devamında jelert yine olmadı. bu pozisyondan sonra not aldım xg'miz herhalde 5 oldu dedim ama maçkolik'te 4.7 sofascore'da 4.35 diyor. yine berke en çok kurtarış yaptığı maçı oynuyor diye not almışım, maç sonu öğrendim öyleymiş. berke evet iyi kaleci ama kariyer maçı oynamasının sebebi biraz da bizim son vuruşlardaki kalitesizlik olduğunu düşünüyorum. bu kalitesiz şutların bir kısmını da yorgunluğa bağlayabiliriz.

sonradan oyuna girenlerde berkan uzun toplarında ve ortalarında isabet bulamazken sallai ile yaptıkları ikiye birlerde çok başarılıydı, sallai'nin 2. yarıdaki performansının yükselmesini sağladı. defansif hamlelerde de başarılıydı. abdülkerim ve kaan'ın sakatlıklarında 3'lüye devam edilecekse berkan oynayacaktır.

jelert'i sonradan girdiği maçlarda olumlu işler yapması sayesinde önümüzdeki maçlarda ilk 11 başlayacaktır. barış'ın ve yunus'un sezon başından beri bu kadar süre alması zaman zaman oyundan düşmelerine sebep oluyor. jelert ile rotasyona girmeli bu iki isim.

ziyech hep aynı ziyech. 90+9'da son pozisyon belli, korner gibi serbest atış kullanıyorsun kaleye vurmaya ne gerek var? kaldır içeri bir karambol olur, birinin eline çarpar, bir pozisyon olur. o dakikada oradan kaleye vurmaya gerçekten gerek var mı?

bu kadar üstün oynayıp bu kadar pozisyona girip puan kaybetmek can sıkıcı. öte yandan 3 gün önce yüksek tempoda, hollanda'da maç oynayıp yine bu kadar istekli olmak madalyonun öteki yüzü. bu istek, bu hırs bizi iki kupada da başarıya götürecektir. meşaleleri şimdiden yakmayın mayıs'ta çok yakacağız. lazım olacak.

saygılarımla.

dünyaları kaçırdığımız maç.
nasıl oluyor bilmiyorum ama topu kaleye sokmakta bizim kadar zorlanan takım görmedim. tamam oyun iyi, dominant taraf biz oluyoruz ama her maç bu kaçırmak iyi değil. bugün atamadık, haftaya atarız diyemiyoruz mesela. rakiplerimiz daha az xg'lerden daha çok gol çıkarıyor. bugün gol atan iki oyuncumuz birer tane de atamadığı çok net pozisyonları var.

üstüne bir de sakatlıklarla uğraşıyoruz. icardi, jakobs, kaan, apo dörtlüsünün dördü de direkt ilk onbir oyuncusu. önümüzdeki 1 aylık süreçte puan farkını korursak ne ala. ocakta net takviyeler gelmezse şampiyonluk ne yazık ki hayal. bugün seni avrupa dönüşü erken oynatıp, en olmadık hakemleri atayanlar elinde kalan bir düzine topçunu da kartlarla egale eder.

gs Vector Logo

her mikrofona "topun oyunda kalma süresi az" diye söylenen arda turan'ın takımı 90 dakika boyunca oyun oynanmasın diye her şeyi yaptı.

beceriksizliğin kurbanı olunan müsabaka. nando ve apokerim hariç hemen herkes pozisyona girmişken bazıları %100’lük pozisyonlarken 2-1’de 3’ü, 4’ü yakalayamamanın cezasını çektik.
umarım haftaya az pozisyona girip net bitirişle 3 puanı alırız.

hiçbir takım yoktur ki tüm maçlarını kazansın. benim için önemli olan oyundur. bugün kazanılacak oyun oynandı. oyu bu, var böyle şeyler. iş kazası deyip geçmek gerek.

ikinci yarıyı izledim, sakince ve objektif olarak söylemek lazım, bu maçın berabere bitmesinin birinci sebebi galatasaray'ın bitirici vuruş konusunda yaşadığı beceriksizlik. beş defa ceza sahası içinden müsait pozisyonda kaleciye, auta atılan toplar var. büyük takımın farkı bu pozisyonları gol yapmasıdır. ne yazık ki bu maçta başta santraforlar olmak üzere, barış alper, kerem, jelert büyük fırsatları kaçırdı.

öte yandan bir haftadır yürütülen algı operasyonu da sonuç verdi ve eyüpspor yerde yata yata maç bitirdi.

hakem atamaları zaten baştan galatasaray'a meydan okumak olduğu için olan biten sürpriz değil. galatasaray'ın verilmeyen bilmem kaçıncı penaltısı fakat, galatasaray'ın bu düzene karşı bu pasif yönetimle başına hep bunlar gelecek.

ezcümle, yakaladın yakaladın atamadın, olsun. galatasaray bu ligin en net futbol oynayan takımı. hakemlerle, algılarla yola devam edenlerin elleri ayakları daha önce çok dolandı, yine dolanacak. galatasaray kazandığı sürece sorun yok.

daha fazla gol vuruşu çalışarak yola devam...

özeti şimdi izleyebildim, dünya kadar gol kaçırmışız. biraz dikkatli olsak şu maç 3-4 olurmuş. osimhen'e ceza sahasında yapılan müdahale penaltı gibi. ama fenere yapılmadığı için bize penaltı vermiyorlar.

ilk golde de muslera malesef çok acemice bir hata yapmış. kendi evimizde verdiğimiz puanlar fikstür ilerledikçe sorun yaratabilir.

güzel oynadığımız, pozisyonlar bulduğumuz için içim rahat. esas problem kötü oyun olurdu. doğru yoldayız.

gs Vector Logo
« / 60 »
Kayıt Ol