ilk yarıda şut atamayanı, korner kullanamayanı görmüştümde koskoca 45 dakika boyunca ceza sahasında buluşamayanı görmedim.

kaan ve abdülkerim çok çok iyi oynuyor. başakşehir sahada hiç bir şey yapamadı. üstelik bunu liverpool’u yenen 11’den 5 oyuncu olmadan yapıyoruz. galatasaray belki de ilk kez ekim ayında ligi bitirdi.

kötü oynamıyoruz ama iyide oynamıyoruz.
temel sıkıntı rakibi boğan o baskılı ve coşkulu futbolu bir türlü oturtamamamız.
biraz kıpırdanıp top hızlanınca sane beklenen golü yaptı.
bizim derdimizin dermanı tempolu ve baskılı futbol.
ikinci yarısında daha tempolu oynanması beklenen maçtır.

gs Vector Logo

maçtan önce "don't forget your responsibilities, ok?" diyen hakem bize çatır çatır kart gösteriyor. eren ve kaan faul olduğu şüpheli pozisyonlardan sarı kart gördü. başakşehirli oyuncular her pozisyonda hakeme oynuyor zaten en ufak şeyde. deniz'in gazına gelen abdülkerim de sarı kart gördü.

o değil de bir duran topta top başakşehirlinin dirseğine çarptı ama hakemler var'da incelemedi bile. herkes sahada korner bekledi ama penaltı en azından incelenmeliydi.

acele etmeden sakince oynamaya çalışıyoruz ama ben barış'ı anlamıyorum. sahada birkaç pozisyonda uyudu. rakip atak yaparken barış bizim solumuzda rakibini unuttu neyse ki oraya topu taşıyamadılar. hücumda da top atıldı baktı öyle bana mı atıldı arkadaşıma mı bakışlarıyla. bunlar dikkatimi çeken örneklerden ikisi. genelde sahada sanki hastalıktan yeni çıkmış halsizliği var. boğazda ya da kulakta iltihap olunca denileni duyar ama anlamazsınız ya hani, sanki o kıvamda kendisi.

icardi hala çok güçsüz ve yavaş. onun orta sahaya gelmesini istiyorsak barış'ın öne geçmesini sağlamamız gerekiyor ama barış hep geride bekledi genelde. böyle olunca ilerisi boş kalıyor.

maçta sakinliğimizi korumalıyız. sarı kartlı oyuncularımız dikkatli olmalı. hatta jakobs iyiyse sarı kartı olan erenle değiştirilebilir.

sanchez ve osimhen sahada olmayınca duran top etkinliğimiz azalıyor ciddi oranda.

kaan ve eren yerine arda yada lemina ile jakobs girmeli tek şansları 10 kişi kalmamız.

ilk yarıda başakşehir 0 şut, 0 rakip ceza sahasında topla buluşma ve 0 yaratılan fırsatla oynadı.

yani atilla karaoğlan denen zevat daha fazla mücadele etti. çok kirli bir zevat kendisi.

dursun ve yanındakiler sayesinde galatasaray futbol takımı destek görmeden olmadık işlerle mücadele etmek zorunda kalıyor.

emeklerine, alınterlerine sahip çıkmadıkları teknik heyet ve oyuncular şampiyon olunca da iyiler sonunda mutlaka kazanır diyecekler, sizin işiniz o değil.

yüksek tempoya çıkmadan 1 gol daha atıp bitirmemiz gereken maç. hafta içi çok daha efor gerektiren bir maç oynayacağız. o yüzden hemen 2 yi bulup aynı tempoda devam etmeliyiz.

ilk yarısını 1-0 önde kapattığımız tsl karşılaşması. ilk 45 dk 0-0 bitse de barış'ın solda, sane'nin sağda çok iyi işler yaptığını, uzun zamandır yokları oynayan sara'nın hem ince işler yaptığını hem de ikili mücadeleye girmekten korkmadığını, kaan'ın beklediğimden iyi oynamakta olduğunu, ilkay'ın kanatlara yaklaşıp çok güzel pas aralarıyla top kaptığını ama rakip yay önüne daha çok gelmesi gerektiğini yazacaktım ki tam da o şekilde harika bir işe imza atıp sane'ye golü attırdı. o gol gelmese osimhen girip oyunu çözer kafasındaydı bence tüm takım, şimdi skor üstünlüğünü de alarak gittik soyunma odasına. icardi hücumcularımızın temposuna ayak uydurmakta zorlanıyor ama kötü oynuyor da diyemem.

ikinci devrede başta sarı kartla oynayan oyuncularımız olmak üzere hakeme karşı uyanık oynamamız lazım. lavuk, sarı kart bahsi oynamış gibi gereksiz kartlar çıkartıp durdu ilk yarı boyunca. duran toptan falan 2. golü bulup fişi çekmemiz lazım.

saçma bir gol yedik, gölün üstüne deniz türüç hakemle sevindi neredeyse.

faul olmayan pozisyonda torreira sarı gördü.

« / 37 »
Kayıt Ol