kısa icardi golünü attı yine. çizgide yaptığı harekete bakılırsa yunus, sane'ye kolay kolay vermeyecek formayı. büyük ihtimal aynı anda sahada olurlar sezonun genelinde.
bildiğimiz sorunların ve endişelerin dışında takımın tamamında da genel bir düşüklük var. havanın nemliliği, zemin kötülüğü ve muhtemelen gündüz yapılan idmanın yorgunluğu da etkili olabilir. o yüzden bugünkü kötü oyunu eleştirmekle beraber takımı çok da yerin dibine sokmamak lazım. *
hakem iki tarafa da birer penaltı vermedi. ıki ardıl pozisyondu, önce lazio ardından biz. rakibin iki stoper arasına ya da bek arkasına attığı rastgele uzun toplar bile pozisyon oluyor. bu oldukça can sıkıcı.
eyüp biraz önce takım pres yaparken topu kaptırıp öyle saçma sapan bir faul yaptı ki yemin ederim televizyonu kırıyordum.
ulan pres yapıyor takım, önde basmış, rakip hataya meyilli zaten, sen hangi akla hizmet rakibi formadan çekip oyunu durduruyorsun. o akıl olmadığı için süre bulamıyorsun işte o yetenekle.
bu seneki ucl maçlarımızın özeti gibi maç. hücumcularımız deli dana gibi koşup 2 tane attı. savunmacılarımız ise rakibin 2 tehlikesini engelleyemedi ve 2-2.
defans hattında;
————————transfer———————
transfer—davinson—transfer—jakobs
denkleminin ne kadar mecburi olduğunu ortaya sermiştir.
şu an defanssız defanssız takılıyoruz. davinson tek başına defans olmak zorunda değil.
eyüp aydın, kazımcan karataş, ahmed kutucu, elias jelert isimli kardeşlerimizden zerre bir şey beklenmemesi gerektiğini gösteren maç.
özellikle eyüp aydının geriye gidişi inanılır gibi değil.