2 pas yapamıyoruz. bizim topçuları zorla sahaya çıkartmışlar sanki. bitik kayseri derdest etti bizi. orta sahaya takviye lazım. ileri 4lü zahmet olmazsa geri yardıma gelin biraz abi. sanki 5-0 maçın 85. dksı gibi oynuyorlar. bu oyunla şu skor inanılmaz şans.

ilk yarısını önde bitirdik ama bu sene izlediğim herhalde en kötü galatasaray vardı sahada. topu sürekli anlamsız bir şekilde ileriye osimhen'e doğru şişirip dönen topları almaya çalıştık ama kayseri orta sahası buna hiç izin vermedi. topu yere indirip pas yaptığımız birkaç bölüm oldu onda da gol bulup, tehlikeler oluşturduk. kayseri'de eli ayağı düzgün takım, iyi de çalışmışlar yabancı futbolcuları etkili. böyle devam edersek sıkıntı yaşarız ikinci yarıda.

gs Vector Logo

koskoca 45 dakika hiç bir şey oynamadık. bu takımın kötü oynama hakkı ve puan kaybetme lüksü var ama o maç bu maç değil. bu maçın kazanılması demek puan farkını 8 yapmak demek, rakibin hevesini kaçırmak demek, bu maçta puan kaybetmek rakibi tekrar havaya sokar. inşallah ikinci yarı çok iyi başlar gol değil goller buluruz. malum 55-70 arası ve uzatmalarda gol yeme hastalığımız daha iyileşmedi.

garip bir kör dövüşü oldu ilk yarıda.

topu ayağımızda tutamadık. yerleşemedik ve pas yapamadık. sahadaki on bire baktığımda bunun çok kabul edilebilir olduğunu düşünmüyorum. sahada tekniğine güvenemeyeceğiniz belki iki-üç futbolcumuz var.

kayserispor sert oynuyor. cezalandırılmadı da. bu oyuncular üzerinde tedirginlik yaratmış olabilir. topu ayaklarından hemen çıkarması psikolojiktir belki.

vurduktan sonra topları alamadık. genel olarak rakip vurdu. ve vurulan topları toplayamadık. hadi toplayamadık. süpüremedik de. tor'un performans düşüklüğüne bağlayabiliriz belki bunu. tor'un aklı sahada değil gibi. her hamleye bir adım geç kalıyor. aksi gibi pozisyon kaybı yaşıyor. topun olduğu yerde iki futbolcumuz oluyor ve kendimize takılıp rakibe veriyoruz.

seken toplar hep kayserispor'da kaldı. bu biraz şanstır ama tamamen şansa bağlanamaz. yukarıdaki saydığım nedenler, kelebek etkisi yaratıyor maalesef.

tor yerine berkan düşünülebilir bu yüzden.

jakobs'un sakalıktan döndüğü belli. barış alper yılmaz, çok fazla top kaybediyor. normalde kalçayı dayayıp süpürülmemesi lazım. ama o pozisyonların hepsinde başarısız oldu.

bakalım.

uzun zaman sonra ilk defa kötü oynuyoruz. çoğu topçumuz ya yorgunluk ya da mental zafiyet gösteriyor.

ne 3 pas yapabildik ne birbirimize yakın oynadık ne de orta ve ön alanda baskı yapabildik. rakip her çıkışta kale dibimize kadar geldi.

yunus, barış, sara çok etkisiz. yunus 2. golde yapması gerekenleri maçın genelinde yapmalı. bir atıp 5 beklerse olmaz. barış da aynı şekilde çok kötü.

valla sanchez ve abdülkerim allah'tan gününde. yoksa sıkıntı çok büyük. kaan sadece geride duruyor hiç ileri gelmedi. sara da aynı şekilde orta alanın ortasında duruyor.

kötü oynayanlar inşallah 2. yarıda toparlar.

gs Vector Logo

biraz da christmas zamanı yabancı oyuncu huzursuzluğu görülüyor sahada. memlekete gidecek tüm oyuncular “bitse de gitsek” kafasıyla sahadalar. hadi aslanlar ya bi 45-50 dakika daha sonrası rahatlık. yapalım şu 8 puanı. karışsın rakip.

gs Vector Logo

rakibin baskısı iyice arttığı zamanda ikinci golü attık. ortasaha ile hücum arasında kopukluk göze batıyor. topu ön tarafa götüremeyince birinci bölgeden üçüncü bölgeye uzun vuruyoruz sürekli. oyun pasla kurulmadığında iş tenis maçına dönüyor bir süreden sonra. top bir bu kalede bir o kalede.
sinan kaloğlu'da tıpkı şenol güneş gibi sürekli oyunu bizim sol tarafımızdan oynamaya çalıştırdı takımına. geçtiğimiz hafta berkan'la abdülkerim tarafına atılan toplar hep tehlike olmuştu bu hafta da sakatlıktan dönen jakobs takıma girdi fakat sonuç aynı. ortasahada 2+1 oyuncuyla oynayıp sara'dan orayı kapatmasını beklemekte doğru iş değil.

yunus'un golünde gördük ki bu takıma mikautadze gibi bir oyuncu şart. asla dybala değil bu takımın ihtiyacı. hücumdaki yunus hariç tüm oyuncularımız topu ayağına aldıktan sonra zaten markaj altında olan diğer bir oyuncuya atmaya çalışıyor tekte; çünkü dar alanda dribling becerileri çok kısıtlı. yunus azıcık topu sürmeye başlayıp defansı etrafına topladığında ilk net boşluğu bulup gol atabildik; ama onun dışında tüm toplarda tekte oynamaya çalışırken ya da kontrol etmeye çalışırken problem yaşadık.

barış hiç gününde değil, anladığım kadarıyla zeminde biraz buzlanma var ve oyuncular bazen yere sağlam basmakta zorlanıyor. topu en azından 2 saniye tutup ileride dönen oyuncumuz olduğunda hemen pozisyon bulabiliyoruz; maalesef sallai'yi çok aradığımız bir maç oluyor. oyun asla toreira ve sara'ya bakmıyor şuan. resmen topu kanatlara şişir o bölgeden hücum yap oyunu var ve okan buruk'un da çıktığı taktik buna yağ sürüyor. bir tane kafa topu alamayan barış'a doğru sürekli şişiriyoruz topları. madem şişirmeye devam edeceğiz çıkar mertens'i al bats'ı. bu şekilde ortasahadaki üçlümüzün hiçbir etkisi kalmıyor.

mertens, sara, toreira hiçbir etkisi yok maça. sürekli jakobs ve kaan ayhan'ı görüyoruz. bu oyunu ya orta sahada pas oyunu yaparak bozarsın ya da ileride top tutabilecek oyuncularla. okan buruk bakalım ikinci yarıya nasıl başlayacak.

şu maçı bir şekilde kimseye laf vermeden alıp kafa rahatlığına bakalım.

noele erken girmiş takım. lucas ve sara iki maçtır düşük performanstalar.

çok çok çok kötüyüz. kayserispor bir şey oynuyormuş gibi gözüküyor bizim kötülüğümüz yüzünden. ne defansta ne hücumda varız. tamamiyle bireysel kaliteyle önde kapattık ilk yarıyı; ilk yarının hakkı beraberlikti o da kayserispor'un çok kötü olması nedeniyle. eli yüzü düzgün bir takım olsa geride olmamız lazımdı zaten.

kaan ayhan vasat altı oynuyor. hücumda zaten yok da defansif anlamda da ne kadar var tartışılır.
sol bekteki arkadaş, ismail jakobs, takımı unutmuş herhalde; takımla zerre alakası yokmuş gibi oynuyor. bu oyunun bir takım oyunu olduğu devre arası anlatılmalı.
orta saha ve hücumdan da defansif destek yeterli seviyede gelmiyor. lucas torreira bile kötü, düşünün seviyeyi.
haliyle iki stoper rakiple baş başa kalıyor. defansif anlamda fecaat bir ilk yarı geçirdik yani.

hücum anlamında da sağ bek zaten hiç işlemiyor. sol bekteki arkadaş da kafasına göre oraya buraya koşuyor ama takımla alakası yok. iki bek de işlemiyor yani. yeterli defansif aksiyonu alamadığımız için topun bizde kalma süresi az, mantıklı ataklar da yapamıyoruz haliyle. normalde takım kalitesi bayağı yüksek ama saçma sapan, dan dun, oynadığımız için o kaliteyi gösterebildiğimiz dakika da az. bu kadar kötü oynayan oyuncu varken zaten adam gibi bir takım oyunundan bahsedilemez.

kaan'ı ortaya çekip barış alper yılmaz'ı sağ beke çekmek lazım. sol bekteki arkadaşa bir miktar katlanacağız, yapacak bir şey yok. ikinci yarıda da anlamsız bir oyun sergilerse berkan kutlu yerine girebilir. lucas kötü ama kaan'ın gelmesi ile rahatlar. kaan, lucas, gabriel sara üçlüsü orta sahadaki hakimiyeti bize verir. dries mertens veya yunus akgün'den birini ikinci forvet tipi ile kullanıp 3-5-2 devam edeceğiz, olacak bitecek. gerçi asıl problem birçok ismin bu maçı oynamak istememesi gibi duruyor ama en azından bu şekilde defansif kabiliyetimizi arttırırız da belki bir gol daha yemeyiz. uzun zamandır ilk yarıda bir rakibe bu kadar xg verdiğimizi hatırlamıyorum *

« / 66 »
Kayıt Ol