berbat bir stad, berbat ötesi bir oyun, laubalilik. tam bir puan kaybı maçıydı. çok şükür bitti.
muslera demirbay'a dümdüz kaydı maç sonunda nereye gidiyorsun tribün bu taraftar diyerek. enteresan bir andı ama sevdim. sonrasında zaten yan yana tribünü selamladılar. muslera biraz ağırlık koydu maç bitiminde.
demirbay direkt içeri yöneldi sanırım, muslera çağırıp kızdı, tribüne götürdü takımı.
yemişim aptalca kaçan golleri. 50 dakika 10 kişi oynayan bodrum'a karşı yüreğimiz ağzımızda maç izliyorsak, rakibin son dakika şutu direğimizden dönüyorsa bundan a'dan z'ye kadar herkes ders çıkarıp, rehaveti alaşağı etmeli. ayrıca 11'e 11 iken berbat oynadık.
yönetim de okan hoca da otursun şu takıma adam gibi 2 bek, 2 kanat oyuncusu alsın.
bugünkü maçı bir tek takımın cenabetligiyle açıklayabilirim. bu kadar gol nasıl kaçar? başka bir ihtimal aklıma gelmiyor.
hakem atsınlar diye 3 dk fazla oynattı ama şükür yemedik.
garip not: ikidir rakibin 10 kişi oynadığını hissetmiyorum.
ha bu arada, maçın hiçbir anında gol yiyecekmişiz hissi bende oluşmadı. son pozisyonlar dahil. bodrum'un öyle bir gücü yokmuş gibiydi.
oysa arkamızda çok boşluklar bıraktık. değerlendirebilirler gibi bir şey de oluşmadı. garip tercihler yaptılar ya da topa bastılar. o son kararı doğru veremediler.
biz zaten hiç veremedik.
neler kaçtı, neler.
neyse olur öyle diyelim.
bir rezalet izledik. maç bodrumun hakkıydı. balatasaray kibirlenmemeli. galatasaray mücadele etmeli.
rezalet bir futbol vardı sahada bizim adımıza; bu maçta puan kaybı olmaması bir mucize; gerçekten başka açıklaması yok.
barış alper dışında ikinci bir adam sayamıyorum 10 üzerinden 4'ü geçen tek kişi yok.
aptalca bir oyun; ömrümüzden çalınan 2 saat.
takımda inanılmaz bir gevşeklik ve laubalilik var; bu kafa bize şampiyonluk kaybettirir.