okan buruk döneminin en kötü 3 ilk yarısı arasına girecek bir ilk yarı izledik.

artık bahane de kalmadı. bu gidişle "hala lideriz" dayanağını da elinden gidecek futbolcuların ve teknik ekibin.

olası bir puan kaybında söylenecekleri şimdiden sıralayayım:

- taraftarlarımızdan çok özür dileriz.
- sorumluluğu üstleniyorum.
- taraftarımız merak etmesin sezon sonunda şampiyon yine biz olacağız.
- toparlanmalıyız, kendimize gelmeliyiz.
- önümüzde çok önemli bir city maçı var.

offfff içim sıkıldı ya...

bu stadyumda bizim oyunculara ekstra bir şeyler oluyor. tamam zemin kelek. uzaktan baktığında nokta nokta bir sürü yama görüyorsun. yakından bakınca da köstebekler fink atmış orada gibi. oyuncularımız uyuyor. anlık dikkati çok çabuk kaybediyoruz. yediğimiz golde abdülkerim mesela. millet bahçesinde gibi dolanıyordu pas atıldığında. sanchez ve jakobs ofsayt çizgisine dikkat ediyorken. uyumayacaksın orada! ofsaytı bozdu!

ne güzel şans yüzümüze gülmüş ve maça 0-1 başlamışız. rakip kapanmıyor ve açık oynayıp gol arıyor. biz ne yaptık? solda 3 kişi bir araya gelip birer adımlık mesafelerle birbirimize pas attık. sanki 90+ dakikalardayız da maçta zaman geçiriyoruz. bu açık oyunu değerlendirip farkı açamadık. golü yeyince de karagümrük kapanan ve arkamıza top atarak pozisyon arama derdine girdi ki bizim geçmekte zorlandığımız bir düzen bu.

bir de neden önü açık oyuncumuz öne topu taşımak yerine illa geriye çekme ihtiyacı duyar?

çalışma yok. duran top kullandık. barış sara'ya tipledi durdu öyle. sara koşu önüne pas attı barış yetişmeye çalıştı sonra. neyse ki kornere attı rakip. uyuma!

bizim sorunumuz icardi'nin varlığı osimhen'in yokluğu değildi. tamam önde baskıda osimhen etkili ama biz oyun kuramıyoruz ki! takım adeta nasıl atak yapacağını bilmiyor. tamamen oyuncuların inisiyatifindeydik. oyunu kuramayınca, atak kurmayı bilmeyince osimhen olmuş, icardi olmuş, haaland olmuş ya da başka bir süper star olmuş farketmiyor ki. böyle bir oyun çıkıyor karşımıza.

biz osimhen ile büyük takımlara önde baskı yapıp zorluk çıkarırız ama anadolu kulüpleri gibi takımları geçemeyiz. önde bas, kaptığın topla hızlı oynamaya çalışan başka plan yok çünkü. tamamen oyuncuların inisiyatifindeyiz.

sanchez-lemina , yunus-sane ilkay-icardi değişiklikleri ile başlamamız lazım . formsuz kimseyi eyleyecek vaktimiz de sabrımız da yok.

bas bas bağırıyoruz ofansif ortasaha diye ama yok hala gueye, mandela, onyedika, sikidika...oyunun merkezinde kreatif oyuncusu yok takımın yahu bunu anlamak bu kadar mı zor?

mertens geçen sene 16 ondan önceki sene 17 asist yaptı tek başına. bu sezon galatasaray ortasahasının tamamının tüm kulvarlarda yaptığı asist sayısı 8. tamamından bahsediyorum.

acil bir şekilde burayı doldurmak lazım. umarım bu maçın ilk yarısından bir sonuç çıkarır teknik ekip.

adamların oynayabildiği tek oyun kontra atak muhtemelen.
biz de 10 kişi ileri çıkıp geri 3 4 kişi koşuyoruz.

fener geri düşüp maç çeviriyor, çıkıp maçı alsınlar yoksa sene sonu alayı yolcu edilmeli.

gs Vector Logo

şaka gibi ama ilk yarıda karagümrük'e karşı lemina'yı aradığımız mücadele .

erken golü bulduktan sonra yediğimiz geçişlerden illaki yiyeceğimizi herkes hissetmiştir.
haftalardır devam eden ruhsuzluk devam ediyor.
sanırım doygunluk ve disiplinsizlik bu takımın yeni genleri olmuş durumda.

gs Vector Logo

ikinci yarıya torreira-lemina değişikliyle başladık.
ilkay spor yapmaya devam etsin!

bak hiç abartmıyorum süper ligin açık ara en kötü ortasahası bizde şu an. yav torreira, ilkay, sara ilaç için savunma arkasına bir pas atılmaz mı ya? yav siz nasıl ortasahasınız? bu kadar beceriden, yetenekten yoksun bir 3lü bam ortasahasında bile yoktu zira ayhan akman şu üçünü sağ cebine sokar sol cebinden çıkarırdı.

« / 39 »
Kayıt Ol