mutlaka 3 puan almamız gereken maç. ligde bjk maçı sonrası liverpool ile oynayacağız. iki liverpool arası başakşehir maçımız var. göztepe deplasmanı gözüküyor ama ertelenecek büyük ihtimalle. tff turu geçeceğimize inanmadığı için hafta içine koymuş maçı. mecbur erteleyecek belirsiz bir tarihe. sonra milli ara başlıyor.
bu mart ayında dişimizi sıkacağız mecbur.
milli araya kadar kupa maçıyla birlikte 6 maçımız var ikisi liverpool ile. hepsi de en zorlu rakipler.
en zorlu aya girmeden önce bu maçı kazanmamız hem puan durumu hem de moral açısından çok önemli. sonra kupada oynayacağız. o maça rotasyon yapılır.
bu maç dahil önümüzdeki 6 maça kasacağız mecbur. kader ayımıza giriyoruz. fb eksik olsa da milli araya en az maç fazlasıyla lider sokulabilir. bu işin bir de psikolojisi var.
önümüzdeki 6 maçı kazanıp milli arada nefes alır, dinleniriz.
sonra trabzon deplasmanında başlayacağız. ertelenecek olan göztepe maçını da hiç olmadık bir zamana koyarlar büyük ihtimal. umarım izmir'de göztepe'ye karşı şampiyonluk için final maçına çıkmak zorunda kalmayız. ya da kritik sakatlarımız olduğu zaman maç oynatırlar.
bunlara fırsat vermemek için kazanarak ilerlememiz şart. kazanırsak fb eksiklerle kayıplar verir. ama kaybedersek adamları morallendiririz ve mhk ve tff ile birlikte motive ederiz.
1-0 olsun bizim olsun. iyi futbol falan umrumda değil, şu süreçte lig de alınacak her galibiyet altın değerinde. hatasız geçelim şurayı, sonrasına sonra bakarız.
geri sayıma başlayabiliriz. fener'le maçımız dahil 8'de 8 yapmalık periyodun ilk maçı. bu takım avrupa'da başaracağını başardı zaten. elbette liverpool'u da elemeye uğraşacağız ama asıl lig önemli artık. oyuncular ister istemez zaten lige biraz konsantre omakta zorlanabilir. ama en başta taraftar olmak üzere lige vurgu yapmamız lazım. okan hoca'dan da konsantre olamadık açıklaması-bahanesi de duymak istemiyorum ayrıca. hazırlanın, kim hazır olduysa oynasın. puan kaybının özrü yok maalesef.
rotasyonsuz full kadro çıkıp ilk yarıyı çöpe atmak gibi bir saçmalık yapılmaması gereken maç. takım çok dinlenmek istiyorsa ilk yarıdan 3 tane atıp ikinci yarı rotasyona gidebilir. maç seçecek yorgunuz diyecek lüksü yok kimsenin artık. antep ve konya maçlarında harcadınız o krediyi maalesef.
rotasyon yapsan bir dert yapmasan bir dert. rotasyon ritmi bozuyor, bazı hocalar aynı kadrolarla oynamayı sever, okan hocanın da tarzı bu. birden fazka bölgede oynayabilen birkaç oyuncu ile dar kadro tercih ediyor ki uefa finalinde giden yolda fatih terim de böyleydi. daha önce de çok verdim bu örneği, uefa kupasını alan kadroda 16 17 oyuncuyu direkt sayarsınız ama devamını sayamazsınız.
takım cok yoruldu juventus maçında ilka ki birileri dinlenmek zorunda ve oyuncuların geri dönüşleri de önemli. benim arzum iskeletin korunması ama oyuncuların durumu önemli. leiman, torreira be durumda bilmiyorum. apo zaten bulent kaptan gibi ona hoca oyna derse oynar. beklerde elimiz rahat, orta saha kanatlarında elikiz rahat ama merkez ciddi sıkıntı bence.
çok zor maç.
çoğumuz daha juventus maçının etkisinden kurtulabilmiş sayılmayız. üstüne kura çekilişi derken, yarın lig maçı olduğunu yeni fark ettim. umarım takımda bu hava mevcut değildir. herkes en üst düzeyde mücadele için sahaya çıkar.
rotasyonu maçın başında değil sonunda yapmamız daha doğru olacak gibi geliyor bana.
haftalardır söylüyorum yine söyleyeyim : ligin ikinci yarısında öyle 4-0, 5-1'lik galibiyetler kolay olmaz. hele düşmemeye oynayan, can derdinde olan takımlara karşı çok daha zorlanır herkes. galatasaray futbol takımının mental ve fiziksel yorgunluğu, ülkeler arası uzun yolculuklar, saat farkları, iklim farkları, şampiyonlar liginin yüksek konsantrasyonundan sonra oluşan motivasyon sorunu, sakatlıkların etkisi, stres ve maalesef en tehlikelisi de doymuşluk beklenmedik puan kayıplarını doğuran bir çok etken. galatasaray, yarın alanyaspor'u 1-0 yense de ses etmeyeceğiz. ben de isterim hem ligde hem avrupa'da hem kupada bayern münih veya psg gibi doludizgin ilerleyelim ama bu çok zor. ligde kötü futbolla kazansak da sorun değil ama avrupa'da bize saygı duyulması için daha derli toplu bir organizasyona ihtiyacımız var. ilk önce savunma yapmayı öğrenmeliyiz. savunma, savunma, savunma... bunun da farklı yolları var. topa sahip olmak da bir çeşit müdafaadır, önde baskı da.
(bkz: bugün günlerden galatasaray)
(bkz: sezonun en önemli maçı)
(bkz: agresif tribün)
(bkz: konsantrasyon)
seni sevmeyen ölsün!
gelecek senede şampiyonlar ligi'nde tekrardan direkt gidebilmek için bu tarz maçların önemi büyük.
bana göre bu bir eşik maçı. sert çok zorlu ve mental olarak yıpranılan bir şampiyonlar ligi play-off maçı (bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı) sonrası bu maçtan alınacak galibiyet bizi artık şampiyonlar ligi seviyelerinde kalıcı bir takım olma yolunda net bir gösterge olacak.
avrupa'da süreklilik sağlanması adına artık ligde hata yapma lüksümüz yok. ne var ne yok saldırmamız lazım. oyunculardan kim hazırsa kim daha çok istiyorsa o oynasın.