kazanmanın zor olmadığı maç. beşiktaş'ın fazla oyuncuyla oynadığında kaydettiği istatikler ortada. ama sorun hocanın takım için hiçbir şey yapmıyor olması. ciddi derecede büyük bir sorunumuz var.
ultraslanı ben de çoğu taraftarımız gibi pek sevmeyen bir taraftar olarak söylemek isterim ki, jimnastik kulübünün güya en muhalif taraftar grubunu derbinin ilk yarısında izledik ve bitti, galatasarayımızın ve tüm camiamızın anasına küfretmekten başka tezahürat yapmadılar. not edilsin. lafa gelince boykot, lafa gelince en muhalif onlar ama takımı şampiyonluğa gitmesine rağmen maç ne ağğbi ya boykot ağbi ya izlemeyeceğim ağbi ya dolaşanlar bizim taraftarlar. görün izleyin sözde muhalifler tribünde sadece anamıza sövüyor. el birliğiyle hakemiyle puanlarımız çalınmaya çalışıyor. aslanlar 10 kişi kalmasına rağmen topa sahip olmaya devam ediyor.
lemina'yı oyuna atıp maçı 1-1 e bağlamak lazım. al beraberliği, mis gibi skor şu şartlarda.
savunmayı aşırı önde kurduğumuz, bu yüzden 1 gol ve kırmızı kart yediğimiz maç. adamların tek olayı savunma arkasına top atmak. başka hiçbir şey yapmadılar. bu oyun anlayışıyla şampiyonlar ligi’nde olsaydık ilk yarı 4’lük olurduk.
lemina konusunda hepimiz hemfikiriz. orta sahayı ele aldığımız an maç 10 kişi olmamıza rağmen çok başka yere gider. bjk'de bir şey yok gerçekten azıcık silkenelip pas yapsak kesin hata yapacaklar.
morata ilk yarıda osimhen'den daha faydalı oldu ama çıkacak oyuncu konusunda osimhen'in adı geçemez. ben olsam yunus'u çıkarırım. çift forvet bjk'nin kötü savunmasına iyice zorluk çıkarıyor. gerçi yunus da biraz kıpırdanırsa iş yapar ama morata'yı çok erken oyundan almak forvet konusunda elimizi zayıflatır. yunus çıktıktan sonra oyun şekline göre ahmed kutucu veya jelert bile o açığı başka şekilde kapatır ama morata'nın yerini kapatamayız.
4-3-2 en sağlıklısı olacak.
kaybetmememiz gereken mac. su maci berabere bitir sonra naparsan yap. rakibe bos yere umut vermeyin.
bir türlü içine giremediğimiz ve ilk yarı 45+5 dakika boyunca başımıza türlü tuhaflıkların geldiği maçtır. bir takımın başına gelebilecek her şey geldi başımıza. ilk on beş dakika baskı gördük. sonra rakibin tek iyi oyuncusundan bizim en iyi savunmacımızı bakkala gönderdiği bir gol yedik. oyunu dengelediğimizde yediğimiz gol yüzünden tekrar modumuz düştü. aptalca bir kırmızı kart gördük. sonra yine baskı yapmaya başladık ve lucas'un füzesi geldi. skor olarak maça denge getirdik. beşiktaş iyi bir takım değil. aynı anda kötü oynayan çok fazla oyuncumuz var. hatta neredeyse iyi oynayan yok. buna rağmen inönü deplasmanında 1-0 geri düşüp kırmızı gördüğümüz bir ilk yarıyı skor olarak dengede bitirmek kötü geceyi nötre getirdi. ben maçı kazanabileceğimizi düşünüyorum.
şu maça jelert’le başlasak güle oynaya çıkardık dolmabahçe’den. olaylar yaşandıktan sonra akıl vermek saçma ama frankowski’nin milli takımdan ne halde döndüğünü görüp orada bi karar verebilirdi okan hoca. ayrıca golü yiyene kadar oynadığımız oyunu ben beğendim, oyuncular birbirine çok yakın oynadı, orta sahadaki sayısal eksiklik hissedilmedi, ileride doğru kararlar verebilseydik biz öne geçmiştik. 1-0’dan sonra oyundan düştük. şu an sahadaki bütün oyuncular karakter koyacak oyuncular, bakalım nefesleri yetecek mi puan almaya.