öyle skandal hakem hataları oldu, son anlarda öyle bir kırmızı kart v.a.r'ın ikazına rağmen verilmedi ki 10 kişi olmamıza rağmen kazandığımız maç hakkında konuşma şevkim yok oldu. ben hoca hamle yapmazsa ikinci yarı skoru tutamayız diye düşünüyordum o hamleler gelmemesine rağmen skoru tuttuk, bunu nasıl yaptık onun detayını tartışmak isterim ama olmayacak... veya hocanın kurduğu 5-3-1 tarzı rakip karşılama falan da konuşulamayacak. ligin resmen anasını bellediler yapı mapı diyerek şerefi noksan şikeciler.
barış alper'in sakatlandığı pozisyona reaksiyon vermemiz elzem artık. manaj'ı bu ülkeden ekmek kazanamayacak hale getirmemiz lazım.
bir gram sevinç kalmadı bitirdiler bizi. sinirden hâlâ elim ayağım titriyor.
bu kadar pislik bir maç izlememiştim. şu maçı kazandık ama gerçekten çok yoruldum. bu kadar olmaz bu kadarı fazla artık. ciddi anlamda beka sorunu var.
yayıncı kuruluşu, hakemi, federasyonu, rakibin dağ adamları, taraftarı artık her kim varsa bir olmuş bizi öldürmeye çalışıyor. bakın puan kaybetmemize değil bildiğin öldürmeye.
ya kime küfredeceğimizi şaşırdık aq. hakeme mi, yayıncı kuruluşa mı, kasap rakibe mi... bu kadar düşman olmamıştı şimdiye kadar. sadece hakem kötüydü demek bile bizim için bir şans olacak artık.
galatasaray, galatasaray ise bu geceyi unutmaz, unutturmaz, hakkını alıp sistemin aq. bu gece resmen galatasaray'a darbe yapılmak istenmiştir.
basit bir maç asla değildi. basit bir gün, kara bir gece değildi.
biz bugun oyuncularin ozvesi ile uc puani aldik. yarin biraz sallansak, dun fener kazansa bugun liderlerdi. bu hakem yonetimiyle kazanmaya devam edemeyiz. yakinda oynayacak oyuncumuz kalmayacak.
pis kokularin devam ettigi mac.
maçla ilgili ilginç bir istatistik hakemin 16 faul yapan sivas'a 5, 8 faul yapan bize ise 5 sarı, 1 kırmızı kart vermesi.
şampiyonluk alameti olan maç.
böyle art niyetli bir rakip, art niyetli bir hakem ve kötü başlayan bir maçtan böyle bir galibiyetle çıkmak 6 değil 16 puanlık bir galibiyet oldu gerçekten.
"zorlu bir kış deplasmanında 80 dakika 10 kişi oynadığımız, 1-0 gibi bir skordan dönüp galibiyet aldığımız, en yakın rakiple puan farkını altıya çıkardığımız bir maç sonrası öfke kusacaksın ve hiç mutlu olmayacaksın" deseler inanmazdım.
sonra diyorlar ki bana; neden aykırı bir hayat yaşıyorsun? neden etrafında tek bir insan barındırmıyorsun? neden insanları kendinden uzak tutuyorsun?
bana mutsuzluktan başka bir şey getirmiyorlar. anlamıyor musunuz?
aslanlarımı gözlerinden öpüyorum bu maç için özellikle. sahada hakemin rakip oyuncuların bizimkileri dövüp sindirmesine izin vermesine rağmen kendileri sinmedi. sinirlerine büyük oranda hakim oldular. 1 kişi eksik kaldılar ama mücadeleden vazgeçmediler. ve her şeye ve herkese rağmen 3 puanla ayrılmayı başardılar sahadan.
maçta atılan her golde aslında şans da etkili oldu. yediğimiz ilk golde top direkten dönüp rakibe asist oldu. ikinci golde kötü vurdu muslera'nın ayağının dibinden seke seke gitti. biraz daha erken ya da geç sekse kurtarabilirdi.
attığımız gollerde de şansımız yanımızdaydı. yunus kaleyi karşısına aldı rahatça vurdu gitti kaleciye isabet ettirdi. neyse ki kaleci kaçırdı topu. ikinci gol zaten penaltı onu saymıyorum. 3. golde barış topu hemen osimhen'e göndermeliydi. en doğrusu buydu ama topu çekti çalım attı ve iğne deliğinden topu gönderdi. açıkçası hem yunus'a hem de barış'a saydırmak üzereydim pozisyonlarda kaçırdılar güzelim pozisyonu diye.*
bu arada son maçlarda topları kaleciye doğru vurmak gibi bir huy edindik. bir hava topunda osimhen rahat kafa vurdu kalecinin üstüne attı topu. köşeye gönderse kaleci bir şey yapamayacaktı. özetlerde yok pozisyon bu arada.
yediğimiz ilk golde berkan'ın yaptığı hatayı kendisine hiç yakıştıramadım. kendisine gelen pası ayağının ucuyla kontrol etmeye kalkınca sektirdi topu ve kaptırdı. çok amatörce bir hareketti.
kazandık tamam ama almamız gereken dersler var hala. özellikle bireysel hatalar artıyor sanki.
bu maçın aslında bir mesaj maçı olduğundan bahsetmiştim daha önce. hem puan farkını 6'ya çıkaracak hem de "hepinizi üst üste koyup yenmeye devam edeceğiz" mesajı verecektik. maçta eksik kalmamız ve hakeme rağmen kazanmamız ile istediğimden çok daha güçlü bir mesaj verdik rakiplere.
ama şunu farketmemiz gerek ki sakatlıklarla ve kolay sarı kartlarla bizi ufak ufak budamaya başladılar. her maç daha da eksik kalmaya başladık. ara transfer sezonunda kadro derinliğimizi arttırmamız şart oldu.
barış alper yılmaz'ın sakatlığı nedeniyle sevinemediğimiz maç.
bana kalırsa son 10 yılın en epik lig galibiyetidir.
(bkz: şampiyonluk alameti)
bu maçı sivasspor nasıl 11 kişi tamamladı? inanılmaz bir olay bu ya!
tartışmasız en az 2 bana göre 3 kırmızı kartı var sivasspor’un. buna rağmen ferhat gündoğdu denilen zat hakemin maçı son ana kadar iyi yönettiğini söyledi!
gerçekten allah belanızı versin ya!