ligde çok puan kaybetmezler özellikle anadolu takımlarına puan vereceklerini sanmıyorum. ancak talisca transferi ile zaten yavaşlardı iyice yavaşlayacaklar.
diego carlos- talisca - skriniar ort 30 yaş üstü oyuncular neredeyse 30 milyon euro bonservis ve bir o kadar yıllık ücret ödeyecekler. delilik resmen.
manchester united ile birlikte en kötü yönetilen kulüp. hiçbir ama hiçbir konuda bir fikirleri, bir planları olduğunu zannetmiyorum. tamamen anlık gelişmelere göre yaşıyorlar. ali koç döneminde 20 tane falan stoper almışlardır. hadi ilk geldiğinde acemiydi neyse de şimdi hâlâ her transfer döneminde stoper alıyorlar. öte yandan ferdi’nin boşluğunu dolduramadılar mesela. şimdi bunlara ek olarak gidip talisca aldılar ki kendisi pres falan yapmaz.
bizim ihtiyacımız olan adamlara salça olmalarının sebebi de bizim beceriksiz transfer komitesi ve menajerler. bizimkilerin haber uçurma sevdası olmasa her transfere girmezler çünkü çoğundan haberleri olmaz. menajer kısmında ise menajerler her takıma öneriyor oyuncusunu. yani yoksa bunların mikaudatze’den falan haberleri bile yoktur. biz ilgilenene kadar şimanski’yi bildiklerini de sanmıyorum.
hala daha sağ bek, sol bek, sağ açık eksikleri olan takım. bu takımın en büyük sorunu hala temposuzluk. yeni gelen stoperler ve talisca ile bu sorunu çözemeyecekler.
bek olmadığı için üçlüye dönüş yaptılar. buna göre de 2 stoper takviyesi gerçekleştirdiler. fakat oyun planları hatalı.
yeni transferleri eklesek dahi şöyle bir kadro ortaya çıkardığımız varsayalım.
kaleci
skriniar çağlar diego
oğuz fred ambrabat şımanski
talisca
dzeko en-neysri
şu takımda tempo yapacak 1 adam var. o da oğuz. gel git yapar ancak arkasını skriniar toplar mı bilinmez.
üstüne topla çıkışlarda fred ambrabat ikilisini stopere yaklaştırıp taslica ya da dzeko'yu merkeze indirmesi gerekiyor. onlar merkeze indikten sonra kanat bekler çizgiye konumlanıp uzun pas alıyorlar. en-nesyri ceza sahası koşusu yaparken diğer 2 forvet arkasından takip ediyor. merkezi üçlü kapatan her takım bu atağı savuşturmayı başaracaktır. kendi yarı sahasında 7 kişi kalıp geçiş oynamadan sahaya yayılmayı düşünüyorlar. maximin'i içeri atsa arkasına sol bek koymak zorunda olacak. talisca-tadiç ikilisi arasında tercihe kalktığı an kaos başlayacak.
talisca çok kaliteli, bitirici, sıkışan maçları açabilecek kalibrede bir adam. ölüsü şut atar bu adamın. ancak son haliyle kanatlara deplase olup ekarte duruma gelebilecek mi göreceğiz.
kaleci
osai skrinir diego kostiç
fred ambrabat
tadiç talica şımanski
en-neysri
bu seçenekte ise dzeko dışarıda kalacak. ancak en başarılı olacakları sistem bu gibi duruyor. yine bek yok fakat kostiç, tadiç, şımanski gibi pasör adamlarla talisca ve en-neysri'yi çokça bombeli topla beslerler. içeri sızan talisca dzeko'dan çok daha tehlikeli olur. oyun planı yine 7 kişi ile kendi sahasında kalmak olsa da ligimizin stoper kalitesi yerlerde olduğundan çok gol atarlar. bize bile ters gelecek oyun bu oyun. geride bekle, kanada şişir, bombeli orta ile içeri sızanı bul. rakip bekler çizgiye basan adama soluk aldırmazsa geriye dönüşlerde sıkıntı yaşarlar. işte orada da sistem olarak çöküş başlar.
fred'in formsuzluğu ve mourinho'nun defansif anlayışı bu takımın önünü çok tıkayacak.
cenk tosun sonrası anderson talisca transferi ile "efsane" beşiktaş kadrosunu kurmasına az kaldi. quaresma ve babel'den sonra atiba ile anlaşacaklarını düşünüyorum.
çok büyük geliyorlar, nereden geliyorsa.
youtu
23 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı bu maç için yabancı hakem ayarlamaya çalışan takım. kulüp olarak buna karşı olmalıyız çünkü bizim iç saha avantajımız üst düzeyde olacak. yabancı bir hakem baskı hissetmeyip bizi doğrayabilir ama türk bir hakem onu bizim sahamızda yapamaz. yerli bir hakem kolaylıkla etki altında kalıp bizim lehimize kararlar verebilir. fakat olur da hakem katliamıyla puan kaybedersek o adam türkiye’de bakkala bile gidemez muhtemelen. yanlış anlaşılmasın hakemin bizi kayırmasını istemiyorum. sadece maç kendi sahalarında olsa yabancı hakem istemezlerdi.
23 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçı için istedikleri yabancı hakemi atayabilirler. bizim takımımız rehavete kapılmadan ciddiye alırsa maçı çok rahat alır. ellerindeki tek doneyi de kaybetmiş olurlar. böylesi daha fazla acıtır.
kimseyi incitmeden ama doğruları yazarak transfer başarılarını!! anlatmaya çalışacağım.
aslında başarı denen şeyin ne kadar başarısız olduğunu göstermeye çalışacağım.
irfancan kahveci, cengiz ünder, emre mor ve oğuz aydın. bu 4 türk sağ kanat için ödedikleri bonservis toplamı 40 milyon euroya yakın.
bu bir başarıysa evet başarılılar.
luan peres, samet akaydın, gustavo henriqe, becao, çağlar ve jayden için ödedikleri para 36 milyon euro.
üstüne yetmedi diego carlos ve skriniar aldılar.
onların bonservis maliyeti de bi temiz 20’ye yakındır.
merkez orta sahada fred ve amrabat’ın sadece bonservis maliyeti 30 milyon eurodan fazladır ve çok değil seneye merkez orta sahaya adam arayacaklar.
daha örnekleri sayabilirim ama çok mühim değil.
yanlış anlaşılmasın ben galatasaray başarılı filan da demiyorum ama ortada onlar daha iyiymiş gibi bir durum yok.
yahu biz ndombele için ortalığı yıktık.
adamlar zorunlu opsiyon ile kruniç alıp 1 ay sonra bedelsiz serbest bıraktılar.
adamın toplam zararı ndombele’nin neredeyse iki katıdır.
biz zaha’nın toplam maliyetinin yarısını ödedik diye sinirleniyoruz.
adamlar ryan kent’in 4 senelik maaşını ödeyip yolladılar.
daha say say bitmez.
31 yaşındaki diego carlos’u 13 bonservis, 4 küsür maaş ile almak başarıysa, evet başarılılar.
galatasaray’ın yanlış transfer politikasını eleştirin, sonuna kadar yanınızdayım ama rica edeceğim bunlara başarılı demeyin.
2025 yazında ellerinde 6 tane sözleşmeli stoper olacak ve her birinin maaşı kol gibi.
onların ödediği paralar konuşulmadığı için başarılı sayıyorsunuz ortada öyle bir durum yok.
kesinlikle şampiyon olacaklarını düşünüyorlar. yoksa yaz transfer döneminde elindeki ıskartaları elden çıkarmaya hiç bir hull city yetişemeyecek.
en azından şampiyon olabilmek için hamle yapan takım. bir çaba var adamlarda. senin iş bilmez ordusu boş boş geziyor ortalıkta utanmadan sıkılmadan.
kendileri ile ilgili maaş ve para hesabı yapılmasını yersiz bulduğum holding kulübü. bizim gibi bir ekonomik gerçeklik içerisinde yer almıyorlar, holdingin kasasından yiyorlar yıllardır. bizim dalgasını geçtiğimiz "bahattin demirbilek, x milyar dolar serveti var, galatasaray'a gelirse uçurur" durumunu yaşıyorlar maddi olarak, tabi futbol aklı olmadığı için ve tek bildikleri taklit yapmak olduğu için uçamıyorlar. bunların sugar daddy'lerindeki para ve o parayı harcama isteği bizim camiamızda da yok.
yani onların kime ne kadar para harcadığı bence bizi ilgilendirmemeli, kendimize bakmalıyız. şimdiki yalı çocuğu gitse kedicik para harcar, kedicik olmasa şike hükümlüsü şahıs para harcar. biz sadece kendimize odaklanmalıyız, şampiyon olduğumuz ve bunları ezdiğimiz her sezon yaptığımız gibi.