getirin bi mbappe, mou hocam evinde kayseri'yi yenecek, samsuna ilk galibiyetini alacak, 4.macinda sikesarayi yenecegiz...
o degil de...
cengiz under efsanesi kiraliktan donecek 1 temmuzda. tam alacati mevsimine getirmis kontrati....
af ederseniz ama hiç birisinin *ikinde değil. hoca zaten tipik portekizli, tazminat yemeye gelmiş.
bu takım ts gibi 40 sene şampiyon olamaz.
şebekesaray ismi üstünde kollanır. bu bir sabit. önümüzdeki sezonlarda da kollanacaktır. türkiye ligi "fenerbahçe şampiyon olmasın da kim olursa olsun" sloğanı üzerine inşa edilmiştir. şimdi bu liğe yeni çıkan takımlar da fenerbahçe'ye karşı real, barselona, bayern, manchester united gibi mücadele edecek ve şebekecilere maçları vereceklerdir. bu da bir sabittir. her topçu kendini fenerbahçe'ye göre hazırlar. sadece bir maç vardır varlarını yoklarını ortaya koyarak oynadıkları o maç fenerbahçe'ye karşı oynadıkları, oynayacakları maçlardır. bu da sabittir. değişmez. her anadolu takımında eski şebekeciler vardır, bunlar futbolcular olduğu kadar o takımların başkanlarıdırlar da. örnek samsunsipor başkanı. kapıcı rıza ne demişti? unutmayalım: "şampiyonluk sivas'tan geçer, fenerbahçe maçı bizim için final maçıdır," ama şebekecilere karşı oynadıkları arkalarını döndükleri maçtan sonra "bizim için rakip bodrumsipor'dur, şebekesaray maçı önemli değildi" der ve kimsenin şike konusunda kılı kıpırdamaz.
budur.
üstüne sen devamlı isabetsiz paslarla, tek şutörün olan talisca, kağnı hızında oynayan, çoktan son kullanma tarihleri geçmiş oyuncularınla puvan ya da puvanlar beklersin.
nah beklersin.
bütün bunları görmezden gelen, yan gelip yatan yetersiz bir yönetimle bu koşullar altında kimse şampiyonluk beklemesin.
biz her şeye rağmen şampiyonluk şansını kupada igs ye karşı kadıköy'deki maçta kaçırdık. 3 gün önce bjk igs yi rezil etmiş puan farkı 3 e mi 4 e mi ne inmiş, orada yıkıp gidecektik. ama başkanımız(!) abd de idi o akşam.
hakan bilal kutlualp biraz önce anlattı, 6-0 lık maçtan önce gece 11 gibi aziz başkan pijamalı halimle beni antrenman tesislerine çağırdı, lorant ı motive ettik, rahat ol an az 3-0 kazanırsın diye rahatlattık vs. diye.
ali den futbola başkan olmaz, o oldukça çarpan 0 oluyor. mourinho dan da faydalanamadı, bir osimhen gibi genç süper golcü ve iyi bir kaleci ile hatta bu yıl bile zar zor şampiyon olabilirdi. bitik.
geçen sene ve ismail
1-) geçen sezon igs kadrosu fenerbahçe kadrosundan iyi bir kadroydu. (fb'nin en iyi 2 oyuncusu 35-40 yaşındaydı. orta sahadaki 6-8 numaraların yedekleri 2 gömlek düşüktü.)
2-) ismail kartal kadrodan çok iyi verim aldı, 6s ile başabaş yarıştı. ama sonucu fanatik 6s taraftarı olan federasyon başkanı büyükekşi belirledi.
bu sene ve mourinho
1-) bu sene hem igs hem fenerbahçe kadrosunu daha da güçlendirdi. (hele fenerbahçe talisca, en nesyri, maxi, kostic, amrabat, skriniar transferlerini yapıp nasıl daha zayıf oluyor anlamadım???)
2-) federasyon başkanı değiştiği için yapı önceki sezon kadar aktif olamadı.
3-) daha iyi kadroya ve daha zayıf yapıya karşın, mourinho berbat bir performans gösterdi. tüm futbolcular ve sahadaki oyun dibe çakıldı. derbi karnesiyle de fenerbahçe tarihinin en başarısız hocası oldu.
başkan kim olursa olsun, takıma hangi transferler yapılırsa yapılsın mourinho'nun fenerbahçe'de başarılı olması imkansızdır. zaten şimdi kovulmazsa yazın süper kupada ve cl ön elemelerinde rezil olup kovulacak. olan bizim 1 sezonumuza daha olacak.
ali'yi zaten biliyoruz, mou icinde ingiliz arkadaslar "gecmis olsun" demislerdi. takmamistim.
mou'da tr ligini takmadi. ya da takamadi. bu kadronun gs'den zayif olduguna inanmiyorum.
orta sahadaki cucelri, osimhen ve muslera haric bir ustunlukleri yok.
oynatabilen bir hoca gelse cok farkli olurdu. portekizlilerle ol-mu-yor.
kadroumuz gs'yle denk değil. aslında son üç sezondur denk değil, ayrıca iskeleti oturtamadık. yönetimin td konusunda yaşadığı savruluşlar tuz biber ekti.
jesus, oldukça kısıtlı kadroyla iyi iş başarmış. bence son yılların en iyi hocası.
ismail, dzeko ve tadiç'in taze ve formda olduğu bir sezonda takımın başındaydı. şima da prime'ındaydı. ismail'in katkısı da unutulmaz elbette, ama bence jesus kadar iyi bir taktisyen değildi.
mou maalesef üçü arasında en düşük başarıyı gösteren oldu. bence fenerbahçe'yi de ligi de yanlış yorumladı. seneye bir şey yapar mı? bilmiyorum.
ama yabancı hocaların derbi sıkıntısını analiz etmek gerek. jesus da avrupa'da bile iyi maçlar çıkarmasına rağmen derbilerde çok zayıftı.
bizde futbol rakibi bozmak üzere oynanıyor. fenerbahçe bir pl ya da la liga takımı kadar tempolu değil, dolayısıyla bu bozma işinden etkileniyor.
nasıl bozuluyor oyun? örneğin gs yoğun ama savruk bir pres uyguluyor. avrupa'da ciddi maçlarda bu nedenle tökezliyor. ama biz de hataya meyyal bir kadroyla oynadığımızdan bu pres altında geniş alana oyun yaymada zorlanıyoruz. ismail kartal bunu sakin pas oyunuyla geçmişti. ha aynı sakin pas oyunu ciddi bir avrupalı rakip karşısında çalışmaz.
nasıl bozuluyor oyun? örneğin tempo kazandığınızda rakip zamana oynamaya başlıyor.
hakemler de düşük karakterli olduğundan rakipler hakemlerle de çok oynuyor. uzun süredir biz hakemleri baskı altına alamıyoruz. türk hakemleri kritik pozisyonlarda faul verirken duraksıyor. teatral ya da bariz bir hareket görmedikçe vermemeyi tercih ediyor.
ilk golü yediğimizde oyun kırılganlaşıyor. bunu jesus biraz aşmıştı ama mou çözemedi.
mou, jesus gibi hocaların oyun planlarını uygulamak için takımın en zayıf halkasının skriniar seviyesinde olması gerek. buna da bütçe yetmiyor.
haliyle bize, bu tür ligleri çözebilecek kurt hocalar lazım. yerlilerle olur mu? eh işte, biraz idare ediyorlar, ama bizde yerli hoca başka takımlardaki kadar başarılı olmuyor.
ikinci bir konu: kadro özellikle genç alternatifler açısından çok zengin olmalı. oyuncular gönül rahatlığıyla sakatlanmamalı.
yılmaz vural. yılmaz vural i kendisi imha eden bir adam. futbol bilgisini, egitimini asla tartışmam. ancak yıllardır ortaya koymuş olduğu görüntü ile ciddiye alınmamasını, bu kadar kurt hoca ise sürekli asansör takımlar da git gel yapmasını ve kariyer olarak neden daha fazlasını hedef olarak kendine koymadigini, eline nadir geçen bir iki fırsatı neden hunharca harcadığını tartışırım. fb td si olmak biraz da karizmatik olmakla orantılı. o mevki de agirlik koymali. ismail de bu kalipta değil. mou cepten yiyor ve bunlardan daha iyi mi? ortaya koyduğu karizma ile burnundan kıl aldırmıyor. şaklabanlık da da saklaban ötesi işler yapıyor. keşke yılmaz hoca da bu konuda biraz daha feyz almış olsaydı. kariyer olarak zorlasaydı. keşke ismail zayıf olan yönlerini saklamayi öğrenmiş olsaydı.
ak her fırsat da mou bize transferlerde teşekkür etti diyor. istediğinden fazlasını aldık diyor. bize isim vermez, futbolcu tanımı verir diyor. biz bulup gösteririz o onaylar. o zaman bu sene geri kalmanın en büyük sebebi sadece ak değildir. demek ki üç szymanski ve caglar isteyen, elinde ki geniş kadrodan kemik kadro çıkartamayan, oyuncuları garip şekillerde harmanlayıp içine eden, derbi kazanmayı bırak ilk besteki takımları yenmekten aciz olan da mou. hız eksik teşhisi koyup, takımı kaplumbağa haline sokan, taktik olarak zayıf, ilk yarıları çöpe atan, igrenc futbol oynatan da mou. hem ak hem de mou bizim için yanlış oldu. iddia ediyorum, eğer bu kadro göztepe, samsun ya da kayseri ye son gelen hocanin elinde olsaydı sampiyon olma olasılığı mou ya oranla kat be kat fazla olurdu.
ismail ise krunic ısrarı yerine adam gibi bir santrafor da ısrar etseydi. kollanan gs i geçebilirdi. hayat dört yol ayrimlarinda doğru yöne donmeyi bilmekten ibaretdir.
transfer politikasındaki başarısızlık bu sene kadro kalitesini aşağı çekti buna katılıyorum. fakat bu kadro ismail'in elinde olsaydı mourinho'dan daha başarılı olurdu. ama sabredin mourinho 3 sene sonra sistemi oturtur, hala denemeler yapıyor paşam.