arabistan teklifini kabul etmeyerek muazzam bir irrasyonelliğe* imza atmış elit forvet.
hakkaten bu işte duygusallığa hiç yer yok; sevgiymiş saygıymış hikaye.. sakatlandıktan sonra at gibi vurmadığımız kaldı adamı.
*aptallık, salaklık, saflık, kerizlik de diyebiliriz.
sözleşme yenilememiz gereken oyuncu. ıcardi sıradan bir futbolcu değil. türk futbol tarihini değiştiren adam belki de. herkesin dediği gibi saha dışı katkısı olağanüstü seviyede. 1 sene sakatlık yaşamışken bile forma arkasına halen adını yazdıran adam. en önemli özelliği de sevildiğini görünce coşmaya başlaması. ilk sene de kendisine okan hocanın sevgiyle yaklaşımı sayesinde lensini buldu. bunu unutmamak lazım. bu adamı eleştirmeyin artık. tamam fiziksel olarak kötü durumda ve eski haline dönüşü de çok zor ama gidince hepimizden bir parça kopacak. o anı atlatmak kulüp için gerçekten zor olacak. eleştirmeden önce sadece o gidiş anını düşünün ve ona göre hareket edin. bir de yerine bir yedek forvet aldığımızı düşünün, eminim taraftarın çok büyük kısmı icardi’yi mumla arar.
galatasaray'ın güncel devriminin öncüsü olan adam.
sayesinde sadece başarı elde etmekle kalmayıp, aurasıyla yaşça küçük insanların galatasaraylı oluşuna şahit olduk.
makul bir 1+1 sözleşme ile mutlaka kadroda bulunmalı.
ıcardinin bizi, bizim onu ne kadar sevdiğimizin herkes farkında. 3,5 yılda ne olursa olsun baba sahadaki biz gibi. bence de sözleşmesi uzatılmalı ama o da artık eski halinde ve formunda olmadığının farkındalığı ile oynama isteği yerine farklı bir misyon üstlenip takımın yıldızından takım oyuncusuna evrilmeli. öğretici yetiştirici olmalı. zaten takımın kaptanı herkesin saygı duyduğu bir adam ıcardi. 3 yıl anlaşıp mertens, muslera gibi ayrılmalıyız baba ile.
arkadaşlar icardi'nin suratı şuan tam bir çember gibi. yusyuvarlak. normal mi abi bu durum?
kimse icardi'ye osimhen gibi depar at demiyor. birebirde önüne geçeni yık da demiyor. rövaşataya kalk diyen zaten yok.
70-75 kg arasına düşeceksin, top önüne atılınca normal bir birey kadar koşacaksın ve topa vuracaksın.
icardi'yi çok seviyoruz. takımda olması bize mutluluk veriyor. ama bugün osimhen sakatlandığında şampiyonlar liginde forvete okan hoca gidip barış'ı yazmak zorunda kalacak. yazmayıp duygusal olup icardi'yi yazarsa da gol mol atamadan maçı tamamlayacak.
icardi o kadar durağan ve futboldan uzak ki o varken kanat oyuncuları da ileriye hızla çıkmak istemiyor. savunma arkasına kaçıracak forvetin olmayınca kontraatak yapmanın mantığı kalmıyor çünkü. son 20 dakika icardi oynarken hiç top ona gelmedi çünkü oyun da öyle bir oyun değildi deniyor. ancak osimhen olsa baskı hissedip rakip stoperler çıkamazken, osimhen yaptığı presle top çalıp pozisyon çıkarırken bizim başarımızı sağlayan şey oyunun farklı olması mı yoksa osimhen'in farklı olması mı?
icardi'den kimse osimhen olmasını istemiyor ama bir zahmet benden de kötü olmasın fiziğin abi. adı icardi değil başka bir şey olsa 1 dakika süre alamazdı takımda. ne yazık ki clde icardi gireceğine ahmed kutucu mu oynasaydı diye tartışıyorsak kabahatin çoğu bizde değil kimse kusura bakmasın.
muslera’nın vedasında dahi “one more year” diye sululuklar yapan birinin sene sonu sözleşmesini tamamladığında güzel bir şekilde ayrılabileceğini düşünmüyorum. görece yüksek maaş ile birkaç yıl süreli bir sözleşmeyi hak ettiği düşüncesindedir. oysa yanılmıyorsam bize gelirken niyeti zaten sözleşmesini tamamlayıp ayrılmaktı.
sorunu sakatlıktan dönememek vs değil, aksine döndü. icardi’yi bize düşüren nedenler şimdi bizden de düşürdü, bu kadar açık aslında. devre arası bonservis getirse işte o zaman madrid vari bir iş yapmış oluruz.
kendisiyle güzel şekilde ayrılalım yoksa er ya da geç tepki görecek. yahu son 20 dk giriyorsun, önünden geçen topa da yalandan bile olsa baskı yap bi zahmet. onu bile yapmıyorsan da yoluna bak artık abicim.
kimse senden yüksek performans beklemiyor zaten. çaba, mücadele bekliyor. öyle çok da değil he azıcık. önünden geçen topa bir hamle yap, yanından geçen stopere bas, 5 saniye zaman kazandır. valla fazlasını bekliyorsam adam değilim, oyun da fazlasını beklemiyor zaten. sahaya çıkıyor performans zaten yok, kulübede oturuyor suratı beş karış. maç bitiyor ayrı tripte. sakatlıktan önce de sakat gibiydi zaten. yordu valla, bu işin düzeleceğine de benim pek ümidim kalmadı. plaketini verip kendi yolumuza bakmalıyız.
(bkz: 22 ekim 2025 galatasaray fk bodo/glimt maçı)
x
ufak bir kesimin ıslıkladığı barış alper bile maç sonu paylaşım yaparken bizim icardi efendi yine triplerde olup hiçbir paylaşım yapmamış. 11 oynamadığı hiçbir maçta paylaşım yapmıyor beyefendi. kendisini herhalde osimhen’in önünde görüyor ve kendisinin 11 başlaması gerektiğini düşünüyor. sen ne fizik olarak, ne de tempo olarak hazır durumda değilsin. bu durumu kabul edeceğine trip atıyorsun kulübe. mümkünse ocak ayında gönderilsin. sezon sonuna kadar bu tavırda olması takıma da zarar verir. hem 10 milyon euroluk maaş yükünden de kurtuluruz. yeter bununla mu uğraşacağız, özel hayatı problem, kendisi problem. yeter yahu!
(bkz: 22 ekim 2025 galatasaray fk bodo/glimt maçı)
sakat sakat oynayıp gol kralı olup takımı şampiyon yapmış ve devam eden sezonda da takım için ön alanda presse koşarken çapraz kopartmış futbolcu’nun sakatlık dönüşünün uzun sürmesi ve performasınının istenen seviyeye gelememesi ile araplar fazladan bi kaç milyon euro verdi diye taraftara tripli storyler atıp sağı solu* ayrı oynayan, antremana ve maça çıkmayan bir futbolcunun tepki görmesi aynı değil.
ailevi durumları karışık evet ama bununla birlikte barış alper gibi kayseri deplasmanına gelmiyorum ben yea dememiştir hiçbir zaman, sakat da olsa maça çıkmıştır hatta iğneyle yarım sezon oynamıştır.
barış alper önünden geçen topa hamle yapmıyorken kendisi hamle yapamıyorsa ikisi farklı şey arkadaşlar.
ben hala kendisinin giderek daha da iyi olacağına inanıyorum ancak eski haline de dönmeyeceğini biliyorum, benim önceliğim sakatlanmadan performansını maç maç arttırması, kendisiyle benzer sakatlık yaşayıp bu seviyede top oynayan ve tekrar çapraz patlatmamış futbolcu kalmadı gibi bi şey.
bununla birlikte kendisini 70’de oyuna atıp osimhen gibi top şişirip arkasından koşmasını beklemek de kendisini olduğundan daha kötü gösteriyor bence.