nerede kaldın be kara boğa vallahi gözümüz yollarda kaldı. bugün bari kap gelsin de bir derin oh diyelim. süreç uzadıkça insan daralıyor.
gel artık. telefonun dokunmatiği bozulacak bakmaktan. galatasaray tarihinin en pahalı, ama son kuruşuna kadar eden süperstarı.
bonservisi ile galatasaray'a geldiği gün ligi bitirecek olan futbolcu. özellikle sosyal medya sonrası dönemde hemen her transfer döneminde, her "büyük" takımın bir ya da iki transferi için bu laf ortaya sallanır oldu. ancak bu lafın altını bu derece dolduracak bir transfer ben hatırlamıyorum.
gelişiyle fark yaratan isimler oldu, gelip eksik bölgeyi tamamlayıp takımını şampiyonluğa götüren isimler oldu. isimli bir oyuncu olarak gelip hakkını verenler de oldu, hatta inişteyken gelip küllerinden doğanlar da oldu. ancak böyle bir transfer yok. 1996'da gheorghe hagi gelirken bile yavrum basının "emekli" ya da "tatile geldi" gibi lafları kamuoyunda bir ölçüde destek görmüştü.
bu gerçeği kimse dillendiremese ya da itiraf edemese de ortalıktaki kaos ve panik havası her şeyi anlatıyor. prezentabl gibi görünen "bu paralar türk futbolu için çok" diyebiliyor, biraz daha sivri olanlar "bu galatasaray'ı batışa götürür" diye sayıklıyor. diğer azgın ve ruh sağlığını kaybetmiş kesim en son uyduruk bir elbise markasını tehdit ediyordu bu transfere sponsorluk verdiği iddiası ile...
40 yılın azılı galatasaray düşmanlarına dişlerini sıkarak "ya galatasaray bu paraları vermeye devam ederse iflas eder tüh tüh" dedirtiyor bu transferin gerçekleşme ihtimali. ihtimali diyorum...
o kap geldiği gün yaşanacak dalgalanma bile bir ömür yeter bize...
fabrizio romano'ya bile "he’s been clear since day one of the window: only galatasaray. no chance for other clubs." dedirten efsane futbolcumuz.
x
solo il gala.
bu piyasa 75'lik balonlarla dolu. iyi oyuncudur kötü oyuncudur bilemem. iyi oyuncu kötü kadroda kötü sistemde harcanır orasını da bilemem ama osimhen harbi 75'lik oyuncu. biraz kafadan arıza sevimli bir manyak olmasa 100 de ederdi 150 de.
osimhen'in en sevdiğim özelliği çoğu yıldız oyuncuda var olan mücadele eksikliğinin olmayışı. tabiri caizse g.tünü yırtıyor oynarken. gününde olmayabilir ama kötü mücadele ettiğini göremezsiniz bu yüzden. ayrıca adamın tarzı da bu. oyuncunun tanımı yırtıcı santrfor bile denebilir.
manu yıldız santrfor diye aylardır mbeumo kovalıyordu, yeni alabildi. mbeumo kim osimhen kim. galatasaray taraftarı top 5 ligde oynayan bir takımı olsa kimleri kimleri takımında görürdü acaba. oturun şükredin. dünyanın en iyi 2-3 santrforundan biri galatasaray için yanıp tutuştu resmen.
kendisini almamiz, transferinin hizlica bitmesi o kadar onemli ki, kendisi gelmeden kaleci ve diger eksiklere odaklanamiyoruz.
haydi gel nijerya aslani. yuvan seni bekliyor.
ideal senaryo, kendisiyle top seviyede en az 3 yil oynayip, 3 yilin sonunda bonservisiyle hem kendisini hem bizi mutlu edecek bir bonservis/maas kombinasyonuyla arap dunyasina gondermek.
inşaallah, allah izin verirse, kısmet olursa, nasibimizde varsa, profesyonel dünyanın umulmadık bariyerleri engel olmazsa, sözleşmelerde doğru mürekkep kullanılırsa cumartesi günü istanbul’da olacakmış.
bu senenin modası da bu. kulüpler karşılıklı sözleşmeleri göndermeye başladı. insan yaşadıkça nelere şahit oluyor.
(bkz: salı günü transfer bombaları patlayacak)
patlasın artık bu bomba da hangi gün patlarsa patlasın.
yeni değil geri gelen forvetimiz.
bugün yine transferinin bittiğini okuyup duyacağımız ama günün sonunda yine gelmeyecek kralimizdir.