10 numara pozisyonu gerçekten zor bir mevkii, rakibin ateş alanının içine dalman gereken bir yer. yunus'un yeteneği gerçekten çok iyi 10 numarayı bazı maçlarda sorunsuz oynar ama agresif takımlara karşı bu mevkiide zorlanacak gibi. o nedenle zor maçlarda alışkın olduğu yerde oynaması daha yararına orada sane şu an kendisinden daha önde. 10 numaraya kesinlikle transfer yapmalıyız, oyunumuza uygun profil ne yunus nede sara daha dirençli ve fizik olarak güçlü bir 10 numaraya ihtiyacımız var. yunus maalesef oynadığımız kupa maçında oyunda inanılmaz sırıttı. (bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)

zorluk derecesi artan maçlarda 10 numarada bocalayan oyuncumuz. asıl mevkii 10 numara değil. ama bizde bunu düşünüp kadroyu ona göre planlayacak bir akıl ve gereken transferleri yapacak beceride yönetici yok.

gs Vector Logo

1.5 sezondur galatasaray futbol takımını tanımlayan futbolcu. 1.5 sezondur yunus neyse galatasaray o. yunus iyiyse iyiyiz, kötüyse kötüyüz. abartmıyorum, tek tek maçlara açıp bakabilirsiniz.

24-25 sezonunda ilk iyi oyunumuzu 14 eylül 2024 galatasaray çaykur rizespor maçında oynuyoruz. ilk kez keyifli, üretken, tempolu bir takım izliyoruz. herkes osimhen'e bağlıyor fakat yunus'un ilk 11'e girdiği maç aslında. sol kanat olarak üstelik. yunus da gayet iyi oynuyor. sonrasında zaten ocak ayına kadar yunus uçuşa geçiyor, galatasaray da uçuşa geçiyor. öyle ki aralık ayında takımda genel bir düşüş başlamışken yunus müthiş formunu koruyor ve tabir-i caizse takımı taşıyor. yunus'un bireysel becerisi sayesinde çok da iyi olmadığımız bir dönemde üretkenlik konusunda hiçbir sıkıntı yaşamıyor, 3-4-5 atmaya devam ediyoruz.

ocak ayına kadar neredeyse aralıksız oynadıktan sonra yunus'ta düşüş başlıyor. yorgunluk, kas ağrıları derken 2-3 haftalık etkisiz bir sürece giriyor. yunus'un pilinin bitmesiyle takım da sahada adeta iflas ediyor. kazanırken dahi 1-0'la falan ıkınarak kazanma dönemi başlıyor. devamında yunus ajax deplasmanında sakatlanıp tamamen devreden çıkınca bizim için hayli sıkıntılı geçen şubat-mart dönemi başlıyor. bu noktada tamamen osimhen'in ayağına bakan, sahada hiçbir şey üretemeyen bir galatasaray izliyoruz.

yunus'un sağlıklı bir şekilde dönmesi nisan ayını buluyor. fenerbahçe deplasmanında yaklaşık 2-3 ay sonra ilk defa sahada taraftarını tatmin eden bir galatasaray izliyoruz. yunus, müthiş oynamasa da toplu oyunda ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. devamında samsun maçı ile yunus tekrar motoru çalıştırıyor, adeta takım da tekrar motoru çalıştırıyor. savunma anlamında da üretim anlamında da sıkıntı yaşamadığımız bir 2 aydan sonra hem ligi hem kupayı alıyoruz.

bu sezona gelince... tabelaya baktığınızda 3 gol, 6 asisti var ligde ancak aslında yunus'tan yine çok faydalanamadık. gerek sane transferi sebebiyle yerinin oynaması gerek ameliyatı falan derken aslında çok da etkili olmadığı bir ilk devre geçirdi ligde. buna rağmen bu istatistiği yani. gelgelelim yine galatasaray'ın üretkenliği, yunus'un oynamaya başladığı şu son dönemde arttı.

süper kupada da gördük: yunus sahadan silindi, galatasaray sahadan silindi. hiçbir üretkenlik gösteremedik. o şartlarda yunus'un çok etkili olmasını da beklemiyordum zaten bu arada. yunus gibi bir futbolcu için olabilecek en kötü fiziksel şartlarda oynandı maç.

yani artık şunu anlamamız lazım ki bu takım yunus neyse o. yunus etkiliyse bu takım iyi, üretken; yunus kötüyse galatasaray'da kısır ve tatsız. bireysel performanslarla sonuç alabiliriz, nitekim alıyoruz da. sane, osimhen, barış veya sara'nın duran topları... sonuç almıyoruz diyemem ancak 1.5 sezondur yunus'un olmadığı veya kötü oynadığı bir maçta galatasaray'ın futbol oynamışlığı yok. belki bu sezonki ajax deplasmanı ama onda bile yunus olsaydı eminim ilk yarıdan sonuca giderdik. topla oynadık oynadık üretemedik, topu verince skoru bulduk.

önceki dönemlerde mertens'le de benzer durumları yaşadık. mertens'in pili bitene kadar iyi, üretken galatasaray ancak mertens'in pili bittikten sonra sahada ıkınan bir takım. bu tablo bir şey anlatmalı artık.

biz yunus'u da artık tamamen forvet arkası gibi konumlandırıyoruz. 10 numara yani. burada soru şu: yunus, zorluk seviyesi yüksek maçlarda bu rolü kotarabilir mi? anadolu maçlarında bu rolde fazlasıyla faydalı olduğunu gördük ancak çok daha sert maçlar için bu role hazır mı? bu sorunun cevabı bizim transfer politikamızı bile şekillendirebilir.

21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı kendisi için son şans.

uzun zamandır o kadar kötü akıl alır gibi değil. bu maçta artık kötü oynamaya, kollarını yukarı kaldırıp topa arkasını dönmeye, her ikili mücadeleyi kaybetmeye, hatalı pas yapmaya devam edemez...

takımı sevdiğini biliyorum. seven insan böyle mücadele etmekten kaçmaz. artık o ruhu, o mücadeleyi sahada gösterme vakti.

osimhen ve sane ile oynadığında hem kendisinin hem takımın performansının artıyor umarım bugün vitrin maçında şovunu yapar. griezman seni izleyecek ona göre oyna yunus. (bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

bence böylesi maçlarda kendisini oynatmak çok büyük risk. kaybolup gitme ihtimali çok fazla. hücumda katkı alamadığınızda defansif zaafiyetleri çok daha görünüyor oluyor. kulübede başlatıp duruma göre maça sokmak çok daha mantıklı gibi duruyor. böyle olunca elinizdeki direkt hamle gücünü de çöpe atmış oluyorsunuz. benim bu maç için kendisinden umudum fazla yok. inşallah yanıltır beni.

(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

ön alan baskısında özellikle şampiyonlar ligi seviyesinde daima 1 saniye geç kalan oyuncumuz.

34 yaşında mertens buralarda patlayıcı kuvvetiyle geç kalmıyordu mesela. yunus’un bir türlü geliştiremediği şey bu. genetik yapı çok önemli. bir yere kadar oluyor.

(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

fiziksel olarak hiç iyi durumda değil. bu haldeyken hoca onu neden 30 dakika yerine 60 dakika oynatıyor? işte o da plansızlık/yanlış planlama.

(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

ilk yarının yine en kötü ismi. kararsızlıkları, top kayıpları ile sabırları sınıyor.

(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

gs Vector Logo
« / 12 »
Kayıt Ol