geri pasların hiçbirinde panik yapmadı. atletico oyuncuları uğurcan topu hemen kenar beklere çıkarır diye düşündü ama her seferinde topa bastı, rakipleri oyundan düşürdü.
geriden de iyi toplar attı.
maçın en iyisi mi bilmiyorum ama en kusursuzu diyebilirim.

ronaldinho, belki de barcelona tarihini değiştiren adamdı.
hem sahada başarılı, hem de ikon bir futbolcuydu. tüm dünyada onun videoları izleniyor, onun nike reklamları dönüyor, onun gol sevinçleri, bilek hareketleri yapılmaya çalışılıyordu.
fakat barça 2008 yazında, ronaldinho 28 yaşındayken yolları ayırdı.
vefalı olacağız derken, hem galatasaray'a hem de icardi'ye olan sevgimize zarar vermeyelim.
maalesef yaşı ilerliyor, büyük sakatlık yaşadı, ve bitmeyecek ailevi problemleri var. aklı sürekli kızlarında olacak. velayet davaları var. kızlarını hangi gün görebileceği belli değil. wanda denilen kadın rahat durmaz, bir gün çocukların da içinde olduğu saçma bir skandal yaratır, icardi'nin aklı allak bullak olur.
hem icardi için hem de bizim için en doğrusu, sezon sonuna kadar destekleyip, sonunda da güzel bir şekilde vedalaşmak.

"ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" efsanesindeki pasta.
orta saha(2), 10 numara, sol stoper, yedek kanat, yedek santrfor gibi acil ihtiyaçlarımız varken, 33 yaşındaki salah ile her şeyin çözüleceğini düşünmezler umarım.
bizde ciddi kadro eksikliği var, ciddi organizasyon problemi var.
liverpool'da organize ataklarda rakip beklerle birebir kalan salah, galatasaray'da topla sağ bek pozisyonunda buluşunca neye uğradığını şaşırır. çünkü topla çıkamıyoruz.
bir organizasyonun, oyun gücün, planın varsa; emre çolak, engin baytar, colin kazım gibi isimlerle bile dominant oynarsın.

benim bir diğer merak ettiğim, galatasaray futbolcuları kart görür diye bahis yapıp yapmadığı.
mesela "ben osimhen'e, barış'a sataşacağım. hakem iki futbolcuya da sarı kart gösterecek" tarzı bahisler alındı mı?
her derbide bu kadar olay çıkarması tamamen çirkeflik miydi yoksa bahis hesapları mı yapıldı.
oynamadığı maçlarda bile bu kadar olay çıkarmasını sportif gerçekler ile açıklanamaz.

rakiplerin puan kaybı için umut bağladığı maç.
bu maç 3 puanın ötesinde, rakiplerin umudunu en çok kıracak maçlardan birisi.
"ağbiii galatasaray puan kaybetmiyor yaaa" kabullenişini pekiştirmemiz lazım.
bu liverpool, beşiktaş maçları ve milli takım arasını, 22/23 sezonundakine benzetiyorum.
o dönem de okan buruk biraz sorgulanıyor, beşiktaş derbisi ve başakşehir deplasmanından çıkamayacağı düşünülüyordu.
iki maçı da kazandı, güven tazeledi ve milli araya öyle girmişti.
bu sezon da frankfurt yenilgisi, alanya maçındaki kötü futbol derken okan hoca yine sorgulanmaya başladı.
önce liverpool zaferi şimdi de beşiktaş derbisi var. hemen ardından da milli ara.
okan hocam yine en iyi yaptığı işi yapıp, milli takımlara moralli futbolcular gönderecek. inancım tam.

bu takımın ne defanstan çıkma taktiği var,
ne de hücumda bir planı var.
paslaşma hızımız desen çok yavaş. rakip iyice yerleşmeden kesinlikle hücum etmiyoruz.
top mu kaptık? o top illa davinson'a kadar gidecek, öyle hücum yapacağız. şöyle dikine paslar, adam eksiltmeler, hızlı hücumlar kesinlikle yok.
böyle bir durumda sol stoper olsa ne olmasa ne?
okan buruk 4 yıldır yıldız isimlerin ayağına, barış'ın boğuşmalarına bakıyor.

bu adamı 2023 yazında satmamak çok büyük hataydı.
15'e aldığımız adamı çok rahat 25-30'a satabilirdik.
fakat bi dünya şarta bağlı opsiyonla güya 40 milyon opsiyonla adamı aston villa'ya gönderdik. o gün geri geldi ve hala kiralamaya devam ediyoruz.
kurtulamadık adamdan, futbolu bizde bırakacak.

normalde 1-0 olsun bizim olsun kafasında birisiyim.
fakat bu maç o maç değil.
bu maçta gövde gösterisi yapmamız lazım.
içeride yangın çıkaranlara ve dışarıda bu yangını büyütmek isteyenlere net bir mesaj verilmesi şart.

keşke bu sene de kalsa, gitmese.
fakat eğer gitmek istiyorsa ne yazık ki satmalıyız.
nelson zamanında gitmek istedi, 25 milyonu bile beğenmiyorduk. şimdi 8'e umarım alırlar diyoruz.
marcao ve kerem örnekleri de verilebilir.
gitmek isteyen oyuncuyu takımda tutarsın fakat aynı performansı ve aynı bonservisi bir daha alamayabilirsin.
barış'a da düşman olmaya gerek yok. kaç sezondur bir kere bile naz yapmadı, ben o bölgede oynamam demedi. hangi görev verilse yaptı, çalıştı.
3 şampiyonluk ve yüklü bonservisle para kazandırıp gidiyorsa, barış'ı düşman ilan etmek bize yakışmaz.
ister para için gider ister kariyer için, onun hayatı onun kararı.
ayrılık olacaksa iki taraf için de güzel bir ayrılık olur umarım.

fenerbahçe'nin kazanıp turu geçmesini istediğim maç.
fenerbahçe elenirse, uefa avrupa ligi gruplarına katılıyor.
turu geçerse, şampiyonlar ligi play-off'ta benfica ile eşleşecek.
bizim için en iyi senaryo, fenerbahçe'nin bu turu geçip benfica'ya elenerek avrupa ligine gitmesi.
zaten fenerbahçe'nin genlerinde olabilecek en kötü senaryo ile kaybetmek var.
fazladan yıpratıcı iki maç, sakatlık riskleri, son anda şampiyonlar ligini kaçırmanın dayanılmaz hafifliği.
play-off maçları sebebiyle ertelenecek lig maçlarının da fikstürü sıkıştırması harika olur.
tek merak ettiğim; bizim ertelenen maçımızı derbi öncesi hafta içi oynatan tff, fenerbahçe'ye nasıl kıyak geçecek?

/ 2 »
Kayıt Ol