insanlardan farklı olarak maximin'in dünkü açıklamalarında asıl korkunç kısmın doping değil geri kalan tüm diğer kısımlar olduğunu düşünüyorum.
önce dopingi konuşalım.
fb muhabirlerinin iddiasına göre ishal olmuş ve fb sponsor hastanesinden ambulans çağırmış. gelen doktor içinde yasaklı bi madde olan serum kullanmış, maximin ise bu durumu kulüp doktoruna haber verince araya girilerek serum kesilmiş.
şimdi bu açıklamanın doğru olduğunu varsayalım.
1) bu serumdan ne kadar aldı? ne zaman aldı? ne kadar etki etti.
2) benzer durum yaşayıp aynı hastaneden ambulans çağıran ve aynı serum verilen başka futbolcu var mı?
doğru olmadığını varsayarsak zaten işler daha büyük sıkıntı fenerbahçe için.
benim için asıl sıkıntı olan diğer konu başlıklarına gelelim
1) ailem havaalanında mahsur kaldı. maçın devre arasında bir telefon geldi ve bir şey yapamıyorsun
2) babamın rahatsızlanması üzerine önemli maça çıkacağız dediler umursamadılar.
3) kulübün çevresinde her şeyi yapmaya hazır olan insanlar var.
4) her şeyi açık açık konuşamıyorsunuz çünkü konuşursan şöyle yaparız diye sizi tehdit ediyorlar.
bana göre bu 4 konu doping mevzusundan çok daha önemlidir. fenerbahçe doping mevzusundan ambulansla gelen doktor yanlış ilaç kullanmış der sıyrılır. ama bu mevzulardan basit bi açıklama ile sıyrılamaz.
he bu arada insanların unuttuğu bi mevzu da var. bi aralar hatırlarsınız maximin'in performansı şöyle düşük böyle çalışmıyor diye kadro dışı dahi kalmıştı. ne hikmetse sonra tekrar kadroya girdi hatta mou maximin'in köpeği ile dahi foto attı. sonra birden yine kadro dışı. insan acaba demeden edemiyor.
göztepe kalecisinin pozisyonu kırmızı değil bariz sarı. arkadaşlar lütfen yapmayın aynı pozisyonda, üstelik vardan gelen, hatalı karar verildi diye belki de namağlup şampiyonluğumuz gitti. orada pozisyon sarı iken şimdi kırmızıda durulmasın. seversin sevmezsin arda turan'ın o yakarışında söylediği bi cümle var: "adalet bizim üzerimizden sağlanacaksa biz buna da razıyız" bugün hatalı karar verildi diye değil, bugün doğru karar verildi o gün hatalı karar verildi diye itiraz edin. burada kırmızı istemeyin.
galatasaray'ın 2 sene üst üste neden avrupadan aynı şekilde elendiğini gösteren maç. zorlamaya gerek yok. iki takım da rahat oynadı, zaman zaman rakibi test ettiler. güzel bi galibiyet aldık. ama bu rotasyonla iş zor. işte bu rotasyonu avrupada son 16 maçından 5 gün önce kurunca praga az alkmaara karşı eleniyorsun. çıkarılması gereken ders bu. bu "alışkanlık" devam ettikçe aynı sıkıntıyı yaşamaya devam ederiz.
ayrıca kaan bence direkt sezonun gollünü attı. akan oyunda olsa zaten direkt puskas ödülü ama duran top olduğu için süper ligde sezonun golü.
jakobs'un o koşu sonrası arka bacağını tutmaması benim için gol değerindedir.
insanlar yanlış anlamasın ama pozisyon ofsaytsa neden hakemi çağırdılar. ilk defa bi serbest vuruşta ofsayt kontrolü yapılıp ofsayt verilmiş oldu var tarafından. bırak serbest vuruşu kullansınlar. var serbest vuruş için kontrol yapmıyor ki.
oyun umrumda değil. puan farkını 6.5 a çıkarttık ve önümüze bakıyoruz. her maç 2 3 gol yiyen biz 1 tane duran top dışında pozisyon vermedik. hücum organizasyonlarını halledersin. ama şu maçtan alınacak 1.5 puan çok daha değerli.
yolu açık olsun. 3.5 sezon geçirdi. ilk 3 sezonda verdiği katkı muhakkak. hedefinde ise hep avrupaya gitmek vardı ama her seferinde ikna oldu kaldı.
fakat özellikle son 1 yıldır galatasaray'ın değişen oyun sistemine uymadığı ve hata sayısının arttığı da bir gerçek ne yazık ki. 22 yaşında geldiği halinden daha iyi tabi ancak geliştirmesi gereken her alanda gelişti mi orası tartışmalı. bizim için kötü tarafı sözleşmesinin son senesine girmiş oyuncuya şarta bağlı zorunlu opsiyon koymamamız. roma'nın temmuz ayında gelip 5m teklif etmesinin önünde hiçbir engel yok.
ha bu arada. galatasaray nelsson formsuz olduğu için değil icardi sakatlandığı için 3lüden vazgeçti. ve nelsson 3lü sistemde dahi metehan'ın arkasına düşmüştü rotasyonda. dolayısıyla nelsson gittiği için 2 stoper lazım görüşünü desteklemiyorum. kalsa da gitse de bizim ilk 11e yazacağımız net bir uzun stopere ihtiyacımız vardı, nelsson gitti, bizim ihtiyacımızda değişen bir durum yok.
bizim yediğimiz goller de mesela gol. ona laf etmek istemiyorum ama kornerde barışla konya kalecisi arasında olan pozisyonda biz bu sezon 2-3 gol yedik. muslera ile rakip oyuncu aynı durumdaydı. burada konya lehine faul çalındı.
galatasaray'ı bu sezon genel olarak 1 konuda eleştiriyoruz: iyi oynadığı maçlarda galibiyeti alamama.
galatasaray'ı bu sezon genel olarak 1 konuda övüyoruz: kötü oynadığı maçlardan puan alabilme.
bu maçta belki de ilk defa ikisini de bi arada yaşadık. ilk 11 doğruydu değildi bu tartışmalar bi yana. ikinci yarı bulunan pozisyonların hakkı galibiyetti. fakat kesin olan bir şey var bu takımın acilinden transfere ihtiyacı var. okan buruk hocam ister 11e ister ister rotasyona o en nihayetinde kendisinin kararı ve saygılıyım ama.
şampiyon olacaksan iskeletin güçlü olacak. kale, stoper, merkez orta saha, merkez hücum. hadi muslera'yı tartışmaların dışında bırakalım. bu maçta gördük ki 3mevkide de en az 1 tane oyuncu eksiğimiz var. umarım bu maçtan özellikle yönetim doğru çıkarımları yapar ve fırsat transferi gibi saçmalıklara girmez. çünkü geçen 2 sezonda takımın iskeletini belirleyebiliyordun. bu sezonda ise iskelette ciddi eksikler var.