osimhen'in khusanov'a +15 milyon euro bonservis yazdırmakta olduğu müsabaka. halland'ı yakalayamadı diye bardakçı'ya kızamam ama 3'tür 21 yaşındaki khusanov'u ezemeyen osimhen'e kızarım. hadi ulan biraz maça gir, en iyi senin oynaman lazım.
10. dk'da golü yediğimiz müsabaka. ilk 10'daki oyun şu gol olmasaydı da fark yiyeceğimiz yönünde seyrediyordu. atl. madrid maçındaki gibi dengeyi yakalayamazsak zor bir maç bizi bekliyor. adamlar aylardır kötü, bugün moral depolamak için vites düşürmeyeceklerdir biz onlarla mücadele etmekten kaçarsak.
mancity'nin farklı galibiyet kovalama ihtimali olduğu için ilk 30 dk, hatta ilk yarı gol yemememizin çok iyi olacağı şl karşılaşması. erken bir gol yersek çok kolay dağılabiliriz.
yunus haftalardır sakatlıkla uğraştığı için kötü oynuyordu, okan hoca'nın açıklamasına göre lucas'ta da ağrı varmış. biri rakip savunmaya diğeri de ortasahadaki oyun kuruculara pres konusundaki en iyi oyuncularımız. onların olmadığı bir maçta gereksiz dozajda pres uygulayıp savunmada az adamla yakalanmamaya çalışmalıyız.
tam takım takımın dizilişi düzelmişken gelen hamlelerle yine takımın çorbaya döndüğü müsabaka. lemina sekiyor ama çift santrforla oynuyoruz, eren de sağ bek gibi oynuyor... doğal olarak rakip de yine ufak ufak gelmeye başladı ama bizim tribün bile duruma uyanamadı henüz. bari siz maçta kalın lan *
hakem çifte standardının tam gaz devam ettiği maç.
gözünün önünde sarı kartlık faulün tanımı yapılıyor, faul bile çalmayıp tetikçi darkboy devam ettiriyor. sarı kart sınırındaki barış alper'i ise anında kartla cezalandırıyor. pozisyon da o kadar saçma ki...
galatasaray formasıyla izlediğim en kötü kafa vuruşlarına sahip oyuncumuz sara'nın kafayla skor bulduğu müsabaka. sallai'ye helal olsun sara'ya kafa golü attırmak her kanada/beke nasip olmaz *
şimdi yediğimiz goldeki gibi savunmayı akan oyun/duran top fark etmez 40-50 metreye çıkartmadan işimize bakmamız ve skor 3-1 dk 80 olmadığı müddetçe icardi'yi oyuna almamamız gerekiyor.
yine skandal bir oyun oynayarak devre arasına 1-1 eşitlikle girdiğimiz müsabaka. okan hoca bu kez barış alper'i sağ kanada çekmeyi akıl edebildi ama onun dışında hala akıl dışı taktik tercihlerine devam ediyor.
haftalardır yazıyorum; sane şapkadan tavşan çıkartmadığı, barış alper rakip beki ezemediği müddetçe pozisyona giremiyoruz. oyun kurma şablonumuz rezalet durumda. rakibi karşılama konusunda da çok kötüyüz. lig sonuncusu neredeyse bizden daha rahat pozisyona giriyor. bizim yarsısahamıza yerleşme ve topu orada tutma konusundaysa bizden 5 kat iyiler. biz ise x0,25 hızda top çeviriyoruz eğer herkesin bu sezona kadar düz ilan ettiği sallai inisiyatif kullanmazsa.
okan buruk bu maçtan 3 puan alamazsa o beğenmediği stada bırakıp kemerburgaz'a dönmeliyiz. yönetim kötü ama bu adam da onlar kadar kötü. sürekli fenerli it köpeğin hedefi olduğu için sahip çıktık ama bizim de bir sınırımız var. hocası dahil 8-9 eksikle gelen antep'i içerde yeneme, bugün lig sonuncusu fkg'ye karşı top oynatama... nereye kadar? şimdi gider bir de gol lazım diye icardi'yi erkenden oyuna alırsa tam sinir harbi yaşarız. tekrar ediyorum; bu maçta 3 puan gelmezse okan buruk istifa, bir şekilde galip gelirsek de okan buruk kendine gel!
uzun toptan başka bir şey yapamayacağı çok belli olan fkg'dan uzun top golü yediğimiz müsabaka.
çıkın çıkın 50 metre yetmez 70 metrede karşılayın lig sonuncusunu. sonra okan hocanın bazı taktik saplantılılarını eleştirince kızıyorlar bize...
bu arada takıma oulai falan lazım değil. hele o paralara hiç değil. maçın başından beri ön libero transferi lazım diye bağırıyor oyun.
ligde sadece 5 maçtan puan çıkartabilmiş, an itibariyle son sırada bulunan takıma karşı oynayacağımız tsl müsabakası.
okan hoca olimpiyat stadını sevmiyor, lang da dahil transferler yetişmedi ama bu maçı çok rahat kazanmamız lazım. mhk'nın tetikçileri avrupa dönüşlerimizde bizi doğrama konusunda vites artırabiliyor, oyuncularımızın da buna karşı uyanık olması gerekiyor. öyle geçen haftaki gibi itiraz mitirazdan kart yememeliyiz.
edit: çok erken öne geçmemiz iyi oldu. hadi sağlam bir fark atıp moral yükseltelim.
21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı'nda spesifik olarak övülecek bir teknik adamlık yapmadığı halde puan aldığımız için övülmekte olan hocamız. tam olarak skor yorumculuğu bu.
tamam kulübemiz bu seviyeler için zayıf ama daha 4 gün önce en kritik oyuncuları eksik olan ve kulübelerinde hocaları olmayan anadolu takımına da az kalsın yeniliyordu okan hoca, bunu unutmamak lazım. hadi bugün atletico'ya karşı farklı bir iki şey denemiş olsa anlayacağım ama öyle bir şey yaşanmadı ki. sallai maçın en çok koşan oyuncusu olan rakip sol beke ve onun önündeki 2 farklı oyuncuya karşı ekstra iyi oynadı. takım olarak bazı bölümlerde gerekeni iyi yaptık. uğurcan da mağlubiyeti önledi.
koca maç adamlar araya koşu attı cevap veremedik, apo veya dave ıska geçse 2. ve hatta 3. golü de yiyebilirdik. ilk goldeki seri ıskalar hocaya yazmaz ama sürekli araya kaçan rakipleri karşılamakta zorlanmamız taktik, rol ve şablonla alakalı.
kale vuruşlarını sürekli kısa kullandık. yarısahamızdan çıkamayacak hale gelip sürekli pozisyon vermeye devam ettiğimiz halde kenarda savunmamıza uzun vurun amk! diye söven bir okan hoca göremedik. belli ki bu da yine hoca tercihi.
attığımız gol de dahil girdiğimiz tüm pozisyonlar taktikten ziyade oyuncu inisiyatifleriyle geldi (sallai, sane, osimhen).
özetle, övülecek pek bir şey yapmamasına rağmen eleştirilecek çok işler yapıyor son aylarda. acilen kendine gelmesi lazım. bugün 1 puan aldık diye kendisini övenler okan buruk'a kötülük yapıyor bence.