derbideki tetikçi yasin kol'a sahip çıkıp, olmayan penaltıyı neden vermedin diye cezalandırılan mehmet türkmen'in olduğu ortamda hakemlerin %100 net olmayan hiçbir kritik pozisyonda lehimize karar çalmayacağını tahmin ettiğim, rakip takımın hocasının da fatih hoca'ya karşı bir foto karesiyle kariyer inşa etmeye çalışan azılı bir şikeci camia aşığı karbonat erol olduğu müsabaka.
hadi hakemi makemi geçtim şu kötü zeminde ilkay, yunus ve sane'nin aynı anda sahada olması, yunus'un sakatlıktan daha yeni yeni çıkıyor olması da ayrı bir soru işareti. umarım, geçen maçlarda yaptığımız ince işçilik olayını azaltıp, daha fazla şut çekmeyi akıl ederiz bugün.
yine çok kötü bir ikinci devre oynayıp kaybettiğimiz maç. balagun gününde olsa hattrick yapardı.
ulan madem artık 45 dklık adamlarsınız, ilk yarıda o anahtar pasları atmak yerine niye topa basıp geriye oynadınız? ilk yarıda girebileceğin kadar pozisyona gir. millet de transfer falan diyor hala. nereye kimi alacaksın? lemina gibi bir oyuncudan başka bir eksiği yok takımın. okan hoca kötü tercihlerde bulunuyor, oyuncular da sorumluluk alması gereken anlarda korkak davranıyor. koca maç barış alper dışında zorlayan kimse yoktu rakibi. sane çalıma diziyor ama pas atacağı koşular gelmiyor. osimhen 2 kez gösterdi o koşuyu topu atmadılar, sonra o da saldı. zaten o çalımları attığında da hemen karşısına yeni rakip geliyor. bu kadar zor değil rakip kaleye gitmek ya. rakip sağ bek hariç kimse terlemedi bile adam akıllı.
o yüzden transfere bel bağlamak boş iş. takım olarak kötüyüz. tempomuz düşük, b planımız yok, a planımız da gün geçtikçe zayıflıyor.
lvp galibiyetini usg maçında çöpe attığımız gibi ajax galibiyetini de çöpe atmak üzere olduğumuz maç.
hala çizgide ince iş, topuk pası falan deniyor oyuncularımız, ulan insan refleks olarak doldur boşalta geçer... manyak mısınız?
ikinci yarıda takımın yarısahayı geçmesini sağlayan tek oyuncusu barış alper'di, icardi girince sol beke geçti. nasıl hücum edeceğiz çok merak ediyorum. sane veya yunus şapkadan tavşan çıkartırsa belki.
boş kaleye kaçırdılar, penaltı kaçırdılar orada artık oyuna ağırlığımızı koymamız gerekirken yine komik bir gol yedik. ikinci yarı başladığından beri top oynamadığımız için beraberliği yakalamamız bile mucize olur.
kulübemiz zayıf ama müdahale de şart. yoksa yiyeceğiz. penaltı kaçırmalarına rağmen momentum onlardan yana hala. hele 59'da balagun'un kaçırdığı bomboş pozisyon kırmızı alarm. bir dahakine topa bu kadar kötü vurmazlar.
ilk yarısı 0-0 tamamlanan şl müsabakası.
iki takım da gole yaklaştı ama gol sesi çıkmadı. özellikle ilkay'ın pozisyon çok kritikti. o kaçan golden önceki bek bindirmelerini daha çok yapmamız gerekiyor. ligde kazımcan - barış alper ikilisi yaptı gol çıktı. bugün jakobs - barış alper benzerini yaptı ilkay bomboş pozisyonda çok kötü vurdu. ondan sonra bindirme göremedik sol kanattaki iki oyuncumuz da sürekli çizgide çakıştılar. barış alper'in kaçırdığı pozisyon ise olağandışı şekilde gelişti. öyle pozisyonlardan ziyade daha net şekilde gole gitmeyi denemeliyiz fakat son topları atma konusunda çok 'nazlı' davranıyoruz maalesef. tabi bunda rakibin geçişe çok iyi çıkmasının da payı var ama anahtar pas atma konusunda bu kadar korkak olursak son dklarda skor avantajını almış ve kapanmış bir takıma karşı çaresizce hücum etmeyi denemek zorunda kalırız.
gabi bugün 3 tane çok kötü korner kullandı. böyle maçların ilacı duran top ama duran top golü atmaya uzun süredir hasretiz.
sane ilk 30-35 dk çok iyiydi ama devrenin son 10 dk'sı o da gereksiz işlere kalkışmaya başladı.
ilkay hala kendinde değil gibi ilerleyen bölümde yunus girerse fark yaratabilir. zaten kulübemiz de yine çok zayıf maalesef. icardi de ne kadar geç girerse o kadar iyi olur.
ilkay'ın kaçırdığı kadar net olmasa da barış alper de bir pozisyonu kaçırdı. akabinde monaco gole yaklaştı, uğurcan topu kornere çeldi. kornerde de topa vurmayı başardılar.
savunmada açıklar veren bir oyun oynuyoruz ilk 20 dk itibariyle. artık girdiğimiz pozisyonlardan birini golle neticelendirmemiz gerekiyor. yoksa yine saçma sapan bir golle geriye düşeceğiz.
1 puan da fena olmaz ama 3 puanı alıp usg maçındaki hatamızı telafi etmemiz gereken şl maçı.
monaco'nun kadrosu hiç fena değil ama bizdeki star oyuncuların henüz kendini kanıtlamamış versiyonlarından oluşuyor çoğu. bir tek bekleri bizimkilerden iyi diyebilirim. o da bizim beklerden biri sürekli sakatlanan diğeri de bek orijinli olmayan oyuncu olduğu için. hücumda boş işlerle uğraşmak yerine kendi oyunumuzu oynarsak ve özellikle minamino'yu iyi kilitlersek kazanabiliriz. kulübemiz zayıf olduğu için skoru ne kadar erken bulursak o da o kadar iyi olur bizim adımıza.
son maçtaki ispanyol hakemden sonra hakemi de ayrı bir gözle izleyeceğim.
galatasaray'ın ilk yarıdaki güzel oyununu 2. yarıda oynayamaması sebebiyle samsunspor'un 2. yarıda daha iyi oynadığı, ancak bizim yiyebileceğimiz saçmalıkta bir golle skorda dengeyi de yakaladığı, o golden sonra burada bol bol ''al işte 3. olacağız, şampiyonluk gitti, öldük bittik, sezon bitti'' entryleri okuduğumuz ama osimhen'in 90+'da attığı golle kazandığımız müsabaka.
bu sezon neredeyse her maç verilmeyen en az 1 penaltımız var, kocaeli'nde biz attığımız için ofsayt ama trabzon başakcity'e atınca nizami sayılan pozisyon var, sallai'yi biçmişler kırmızı çıkmamış sallai arkasından gelen adamı görmeden ayağını kaldırdığı için 2 maç ceza almış, şikeci topçular çükleriyle oynayıp ceza almamayı adet haline getirmiş, yasin kol senin lehine faul bile çalmamış aynı maçta v.a.r hakemi aly chancetaker s*yar'ın kırmızı kartı için müdahil olmamış, daha önceki haftalarda dirsek sallayan fbli topçular görülmemiş ligin klasiği jokerler çatur çutur verilmiş, yedikleri nizami goller iptal edilmiş... olmuş da olmuş yani. siz hala son pozisyona penaltı verilmeliydi diyorsanız sizin gibi objektiflere ihtiyacımız yok. 2010 sonrası chplileri gibisiniz sizin gibi dostlarımız olduğu müddetçe düşmana gerek yok. ''en objektif taraftar'' plaketini verip salmak lazım sizin gibileri maalesef, kusura bakmayın.