faul bile olmayan pozisyonda lucas'ın, üzerine saldıran maxim olduğu halde dave'in sarı kart gördüğü müsabaka.
sezonun ilk golünü barış alper ile penaltıdan bulduğumuz müsabaka.
penaltının tanımı gibi bir pozisyonun monitörde 15 kez izlenmesi, orta hakemin monitöre gitmeden önce 2-3 dk boyunca v.a.r hakemi ile konuşması can sıkıcıydı. v.a.r'a bile bırakmadan görülmesi gereken bir pozisyondu.
tsl 25-26 sezonu açılış maçı.
rakipteki hücum hattı süratli olduğu için savunma hattımızı yarınlar yokmuşçasına 50 metrede kurmadan başlamamız gerekiyor. skoru aldıktan sonra yine önde basılacaksa basılır. zaten hava sıcak, ligin ilk maçı, oyuncular tam hazır değil aşırı riske gerek yok.
rakip, beklediğimden çok daha yumuşak bir ortasaha ve ofansif sayılacak oyunculardan kurulu bir 11'le başlamış. göbekten delme işini iyi becerirsek rahat bir maç izleyebiliriz. bu noktada, gönderilecek bile olsa zaniolo'yu son 30 dk'yı falan beklemeden oyuna almak düşünülebilir.
şansalan, barış alper'e yapılan faulleri çalmayıp üstüne de aleyhimize ucuz fauller uydurarak sete oturmamızı, hücum devamlılığı oluşturmamızı bozmaya çalışabilir. orada da duran top ve sara'ya iş düşebilir.
en başta yazdığım savunmayı aşırı önde kurma ve hücumda gereksiz ve düşük tempoda top çevirip atak bitirememe işlerine girmezsek sezona 3 puanla başlarız. (bkz: saldır galatasaray)
kısa icardi golünü attı yine. çizgide yaptığı harekete bakılırsa yunus, sane'ye kolay kolay vermeyecek formayı. büyük ihtimal aynı anda sahada olurlar sezonun genelinde.
ikinci yarıda rakip ceza sahası içine bile giremiyoruz. yay civarında saçma sapan top çeviriyoruz ama o son anahtar pas bir türlü gelmiyor, uzaktan isabetsiz şutlarla tribüne top hediye ediyoruz.
ilk yarısını 2-1 geride kapattığımız hazırlık maçı.
zemin kötü, forma iyi, ilerde aşırı pres yapıp o presi sert fauller ile bitirme işi ise rezillik. okan hoca'nın avrupa'da a planı buysa 2 sezon önceki şampiyonlar ligi macerasına benzer bir süreç yaşarız. bayern'e karşı 70 dk ne top oynadık lan derken allah'ın kopenhag'ını yenemeden yalan oluruz yine. ilk yarının sonunda yediğimiz gol bu dediğimin tescil ve tasdiki gibiydi. oyuncular doğru konumlanmadan istersen %100 şiddetli pres uygula, bir tane oyuncun %99'da kaldığı an golü yersin.
''...ama fb'yle rekabet olmadan ligin tadı çıkmıyor'' kafasındaki bazı taraftarlarımızın kafasına çarpmak gereken 894723894.cü fb skandalı.
(bkz: nkfvas)
artık yazmanın zamanı geldi; benim gördüğüm en rezil organizasyon.
yağmur yağdığı için bazı sıkıntılar çıkabilir, etkinliğin süresinde sarkmalar olabilir eyvallah ama şu etkinliğin tek olayı oyuncuların kendi tercih ettiği şarkılar ile podyumda yürümesi ve bizim yönetimin anlaştığı şirket bunu başaramadı, bu çok büyük skandal.
şu ana kadar etkinliği eleştirmedim ama oyuncular sahneye çıkarken çalan parçalarda da çuvallamayın bir zahmet. zira etkinliğin en önemli olayı o. jakobs ve eyüp'te ufak sıkıntı oldu gibi dave'in parçada işi çözdüler sanki. rütbeni bilicen deyip gitmesi gereken kenan doğulu 1 saat djlik yapınca ayarları bozdu herhalde, el atıver hopdedik ayhan *
beşiktaşlı olduğunu sandığım güliz ayla'nın freed from desire ile giriş yaptığı kutlama etkinliği.
edit: elinde rahmetli babasının sarı kırmızı tespihiyle, ben galatasaraylı doğdum dedi. gözyaşlarına hakim olmadı.