+1 gol avantajıyla başlayacağımız şl müsabakası. biz juve rövanşında çok daha büyük avantajların bile turu garantiye almadığını birinci elden tecrübe ettik. dün ve bugün oynanan şl maçlarında da ev sahibi takımların istedikleri kadar gol atabildiklerini gördük. lvp kötü bir dönemde olmasına rağmen onlar da bu arenanın büyük ekiplerinden biri. bu yüzden o 1 gollük avantajı ne kadar uzun süre götürebilirsek o kadar iyi olur. hele bir de bu maçta da öne geçmeyi başarırsak slot'undan lvp taraftarına, oyuncusundan hakemine herkesin dengesini bozabiliriz.

okan hoca değişik oyuncu tercihlerinde bulunmuş. umarım bunlar sadece rakibi karşılamak için değil(örn; gakpo'yu bekliyorduk) bizim oyun şablonumuz için de çalışılmış tercihlerdir. istemediğimiz bir senaryoda da plan değiştirmekten ve bunu olabildiğince çabuk yapmaktan sakınmaması lazım okan hoca'nın.

deplasmana bence haksız bir kararla taraftarlarımız alınmadı bu maç. ben böyle durumlardan hiç haz etmiyorum ama oyuncularımız ve hocamız doğru oyunu oynadıkları müddetçe milyonlarca taraftarın desteğini fiziksel olarak olmasa da manen hissedeceklerdir.

+1 gol avantajıyla başlayacağımız şl müsabakası. biz juve rövanşında çok daha büyük avantajların bile turu garantiye almadığını birinci elden tecrübe ettik. dün ve bugün oynanan şl maçlarında da ev sahibi takımların istedikleri kadar gol atabildiklerini gördük. lvp kötü bir dönemde olmasına rağmen onlar da bu arenanın büyük ekiplerinden biri. bu yüzden o 1 gollük avantajı ne kadar uzun süre götürebilirsek o kadar iyi olur. hele bir de bu maçta da öne geçmeyi başarırsak slot'undan lvp taraftarına, oyuncusundan hakemine herkesin dengesini bozabiliriz.

okan hoca değişik oyuncu tercihlerinde bulunmuş. umarım bunlar sadece rakibi karşılamak için değil(örn; gakpo'yu bekliyorduk) bizim oyun şablonumuz için de çalışılmış tercihlerdir. istemediğimiz bir senaryoda da plan değiştirmekten ve bunu olabildiğince çabuk yapmaktan sakınmaması lazım okan hoca'nın.

deplasmana bence haksız bir kararla taraftarlarımız alınmadı bu maç. ben böyle durumlardan hiç haz etmiyorum ama oyuncularımız ve hocamız doğru oyunu oynadıkları müddetçe milyonlarca taraftarın desteğini fiziksel olarak olmasa da manen hissedeceklerdir.

lemina'ya yapılan hareket net sarı kartlık faul ama slot kelinin maçtan önce yaptığı algı yüzünden biz 1-2 atak yapıp rakip kalede tehlike yaratana kadar oyuncularımıza böyle fauller yapılmasına izin verecek gibi duruyor hakem.

+1 gol avantajıyla başlayacağımız şl müsabakası. biz juve rövanşında çok daha büyük avantajların bile turu garantiye almadığını birinci elden tecrübe ettik. dün ve bugün oynanan şl maçlarında da ev sahibi takımların istedikleri kadar gol atabildiklerini gördük. lvp kötü bir dönemde olmasına rağmen onlar da bu arenanın büyük ekiplerinden biri. bu yüzden o 1 gollük avantajı ne kadar uzun süre götürebilirsek o kadar iyi olur. hele bir de bu maçta da öne geçmeyi başarırsak slot'undan lvp taraftarına, oyuncusundan hakemine herkesin dengesini bozabiliriz.

okan hoca değişik oyuncu tercihlerinde bulunmuş. umarım bunlar sadece rakibi karşılamak için değil(örn; gakpo'yu bekliyorduk) bizim oyun şablonumuz için de çalışılmış tercihlerdir. istemediğimiz bir senaryoda da plan değiştirmekten ve bunu olabildiğince çabuk yapmaktan sakınmaması lazım okan hoca'nın.

deplasmana bence haksız bir kararla taraftarlarımız alınmadı bu maç. ben böyle durumlardan hiç haz etmiyorum ama oyuncularımız ve hocamız doğru oyunu oynadıkları müddetçe milyonlarca taraftarın desteğini fiziksel olarak olmasa da manen hissedeceklerdir.

lemina'ya yapılan hareket net sarı kartlık faul ama slot kelinin maçtan önce yaptığı algı yüzünden biz 1-2 atak yapıp rakip kalede tehlike yaratana kadar oyuncularımıza böyle fauller yapılmasına izin verecek gibi duruyor hakem.

+1 gol avantajıyla başlayacağımız şl müsabakası. biz juve rövanşında çok daha büyük avantajların bile turu garantiye almadığını birinci elden tecrübe ettik. dün ve bugün oynanan şl maçlarında da ev sahibi takımların istedikleri kadar gol atabildiklerini gördük. lvp kötü bir dönemde olmasına rağmen onlar da bu arenanın büyük ekiplerinden biri. bu yüzden o 1 gollük avantajı ne kadar uzun süre götürebilirsek o kadar iyi olur. hele bir de bu maçta da öne geçmeyi başarırsak slot'undan lvp taraftarına, oyuncusundan hakemine herkesin dengesini bozabiliriz.

okan hoca değişik oyuncu tercihlerinde bulunmuş. umarım bunlar sadece rakibi karşılamak için değil(örn; gakpo'yu bekliyorduk) bizim oyun şablonumuz için de çalışılmış tercihlerdir. istemediğimiz bir senaryoda da plan değiştirmekten ve bunu olabildiğince çabuk yapmaktan sakınmaması lazım okan hoca'nın.

deplasmana bence haksız bir kararla taraftarlarımız alınmadı bu maç. ben böyle durumlardan hiç haz etmiyorum ama oyuncularımız ve hocamız doğru oyunu oynadıkları müddetçe milyonlarca taraftarın desteğini fiziksel olarak olmasa da manen hissedeceklerdir.

25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.

ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.

oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.

bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.

ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.

25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.

ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.

oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.

bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.

ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.

25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.

ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.

oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.

bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.

ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.

25-26 sezonu uefa şampiyonlar ligi maceramızı sonlandıran maç. maalesef 90 dk hiçbir varlık gösteremedik, uğurcan olmasa son saniyeye kadar saldıran lavuklar farkı artırabilirdi. neyse ki beşiktaş değiliz de daha rezil bir skorla ayrılmadık s*ktuğumun stadından.

ne kadar varlık gösterememiş olsak da hem tribün cezası almamız, hem de ilk yarıdaki hakem yönetimi uefa denilen kalleş oluşumun ne kadar iğrençleşebileceğini tekrar gösterdi. bunlara karşı varlık göstermek için ''kolumda sıkıntı var ya üff'' diye sahada yürüyen 75m'lik santrforlara değil kolu çıksa oynayacak türk oyunculara ihtiyacımız olduğunu da tekrar görmüş olduk. sıklet farkı, kalite farkı ortaya çıkınca, üstüne hakem de puştluk yapınca kendisi tekmeye kafa sokacak, rakip aynı şekilde kafa sokunca da o kafayı ezecek ruhta oyuncular şart. bu ruhu inşa etmek içinde okan hoca gibi değil fatih hoca gibi karakterlere ihtiyacımız var. yanlış anlaşılma da olmasın; ne sakatlandı diye osimhen'e, ne de takımı bu tura kadar getiren okan hoca'ya değil kümülatif olarak zihniyete eleştiri yapmaya çalışıyorum.

oyun adına konuşulacak pek bir şey yok. savunma çizgimiz okan hoca döneminin en kötü yerleşimini gösterdi, bardakçı kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. hücumda zaten hiçbir şey yapamadık.

bir de son olarak saçma sapan el-kol sakatlıkları da ayrı can sıktı. zaten yeteri kadar ikili mücadeleye girmediğimiz için adamlar bu kadar rahat top oynamışken o ikili mücadelelere girmediğimiz halde bu sakatlıkların alakasız şekilde yaşanması da bahtsızlık artık.

ligi koyalımcı tayfa göreve bu saatten sonra. kırılmadan yola devam etmemiz lazım ztk ve ligde. yönetim de artık bir tavır almalı zira ilerleyen maçlarda birçok tetikçi performansı bizi bekliyor olacak.

« / 74 »
Kayıt Ol