barış alper yılmaz çok haklı.
ikili mücadelelerin hepsinde aleyhte karar alıyor.
haha. adamlar cayır cayır elle oynamaya devam ediyor.
adamlar sürekli elle oynuyorlar, sanırım bu maç özelinde serbest bu durum.
garip bir kör dövüşü oldu ilk yarıda.
topu ayağımızda tutamadık. yerleşemedik ve pas yapamadık. sahadaki on bire baktığımda bunun çok kabul edilebilir olduğunu düşünmüyorum. sahada tekniğine güvenemeyeceğiniz belki iki-üç futbolcumuz var.
kayserispor sert oynuyor. cezalandırılmadı da. bu oyuncular üzerinde tedirginlik yaratmış olabilir. topu ayaklarından hemen çıkarması psikolojiktir belki.
vurduktan sonra topları alamadık. genel olarak rakip vurdu. ve vurulan topları toplayamadık. hadi toplayamadık. süpüremedik de. tor'un performans düşüklüğüne bağlayabiliriz belki bunu. tor'un aklı sahada değil gibi. her hamleye bir adım geç kalıyor. aksi gibi pozisyon kaybı yaşıyor. topun olduğu yerde iki futbolcumuz oluyor ve kendimize takılıp rakibe veriyoruz.
seken toplar hep kayserispor'da kaldı. bu biraz şanstır ama tamamen şansa bağlanamaz. yukarıdaki saydığım nedenler, kelebek etkisi yaratıyor maalesef.
tor yerine berkan düşünülebilir bu yüzden.
jakobs'un sakalıktan döndüğü belli. barış alper yılmaz, çok fazla top kaybediyor. normalde kalçayı dayayıp süpürülmemesi lazım. ama o pozisyonların hepsinde başarısız oldu.
bakalım.
seken her top rakibe gidiyor. süpüremiyoruz.
topu biraz dinlendirmemiz lazım artık. ve dandun vurmaktan vazgeçelim çok gerekmedikçe. vurduğumuz her top bize pozisyon olarak geri dönüyor mübarek.
sara'yı orta sahada yüzü dönük boş bırakabilsek neler yapabileeğini görüyoruz.
önünde iki koşucu da olunca pozisyonu yaratıyor.
selçuk-burak karam ikilisini reenkarnesi.
bir sarı daha atlandı, mertens'e yapılan harekette ve faul yok.
haha.
kaleci böyle engellenebiliyorsa korner organizasyonlarımızı gözden geçirelim biz de.
iki oyuncu topla hiç alakaları yok, sadece kaleciye oynuyor.
eğer bu mümkünse biz de yapalım bunu.
izlemeyi bıraktım.
bunca yaşanandan sonra ne yaparsak olmayacak deyip salamlar başlayabilir. insan psikolojisi.
öyle böyle değil.
öyle böyle değil.
utanma da kalmamış hiç. adam yanında yürümüş sadece. müdahale bile yok, yan hakem faul uyduruyor, hakem bekliyor, gol oluyor, faul veriyor. var uykuda.
edit: hayır zevkli bir maç da değil. yine de izlesek. yok.
twitter'da(x'te) ya da diğer mecralarda görüyorum.
bazı trabzonspor taraftarı ve grupları, yine kambersiz düğün olmaz diyen fener güruhu başlamışlar atıp tutmaya.
neymiş trabzonspor doğranmış.
(bkz: 16 aralık 2024 galatasaray trabzonspor maçı)
birincisi hakemler felaket. hakemlerin vaziyetini kimseden öğrenecek değiliz. yaşadıklarımızı biliyoruz. örtbas etmeye çalışanları ve algı yapanları da biliyoruz.
neymiş efendim yunus akgün'ün golü öncesi sara'ya faul yokmuş. önden bir imaj var onu paylaşıyorlar. yahu ayağın foto verince algıcılığınız ortaya çıkıyor da videosunu izleyin. (bein en azından o pozisyonu vermiş.) peki ya bacağa yapılan teması ne yapacağız? hadi geçtim. hakem yanlış karar verdi diyelim. var'a gidip yanlış faul verip topu size mi verecekti? faulü yapan sara olsa ve devamında yunus akgün golü atsa golün iptali gerekirdi. ama oyun durduktan sonra geçmiş olsun. bu hakemlere istediğiniz kadar sövebilirsiniz.
yunus akgün'ün kırmızı görmesi gerekirdi ve böylece golü atamazdı diyenler var. bir kere orada yüze doğru gelen bir dirsek var ama temas yüzeysel. kötü niyet yok. faul vermemesi sıkandal. sarı vermemesi de öyle.
gelgelelim eğer gelecek okuyacak ve müneccimlik yapacaksanız önceki pozisyona gideceksiniz. ozan tufan'ın kesinlikle atılması gerekirdi. hadi yunus akgün atılsın diyelim kırmızı ile. eğer önceki ozan tufan pozisyonuna kırmızı çıksa pozisyon oraya gelir miydi? ozan tufan'ın etkisini de sıfırlamanız gerekir o zaman. boş işler geçiniz. kaldı ki ondan önceki jelert'e yapılan faul de sarı kart gerektirirdi.
mertens'in penaltısı penaltı değilmiş. faulü de mertens yapıyormuş. oyuncunun topla oynamasını engelleyerek. peh. açın manu-gala maçını izleyin. casemiro'yu nasıl attırmış ve penaltı almış mertens bakın bakalım.
hayır, yani futbol da mı bilmiyorsunuz? oyuncunun oynamasına izin vermemek faul ise futbol denen oyun oynanmaz duruma gelir. korner direklerinin önü, orta sahada vücut koymalar, autta oyuncu engellemeler -ki apokerim'in yedirdiği gol mesela, bu bakışa göre penaltı olması lazım-, koşu yolunu kapatmak için oyuncunun önüne geçmeler hep faul o zaman.
son golden önce bats ofsayt diyenler var. hani deniyor ya "top çizgiyi geçti mi geçmedi mi bilemeyiz" diye. aynı mantıktan gidiyorum. çizgi çekilmedi, ofsayt mı değil mi bilemem. pozisyon akıyor, oynanıyor, sonra devamında saçma bir faul ile yiyorsunuz. ki size göre o da faul değil. mertens'in penaltısı penaltı değilse bu da faul değil. alın bakın size bir malzeme daha. ha pozisyonda büyük ihtimalle ofsayt var. ama bilemem. izdüşümdür belki... ):
gidin hakeme sövün. hakemleri azledin. işimize gelir.
sonra verilmeyen sarılar gırla. o sarılar mutlak kırmızıya dönerdi.
osimhen'in pozisyonunda mesela. bana göre kırmızı kart. bunu kinle yazıyorum tabii ki. sağ taraftaki oyuncu yetişir diyorlar. mesele yetişmesi mi bilemedim. bize neler çalındı veya verilmedi böyle. kaldı ki bir pozisyon öncesinden sarısı olması gereken futbolcu hareketi yapıyor. yine atılması gerekirdi.
ama nedenini yazayım. hızını almış bir osimhen o topa herkesten önce yetişir ve tekte vuruş yapıp gol yapma şansı var. mesafe kısa. diğer futbolcunun ilk vuruşa engel olabilme ihtimali yok. bariz gol şansıdır bana göre bu. tabii genel olarak sarı verilir bu pozisyonlara ona bir şey diyemem. ha aynı pozisyonda icardi olsa mesela sarı net derdim. ki dediğim gibi zaten ikinci sarıdan atılması gerekirdi.
ha gelgelelim bizim duruma.
mesela mertens'e arkadan tabanına vurulan bir pozisyon var. pozisyonun tekrarı sadece 1 kez verildi. özette yok. sallai'nin muhtemel penaltı pozisyonu var. pozisyon sadece 1 kez verildi. bir daha verilmedi ve özette yok.
draguş'un kaçırdığı, apokerim'in kurtardığı pozisyon başlangıcında ise hem elle oynama var hem de faul var. ama oyna devam. hakemler bu şekil işte.
başta bizim taraftarlara kızmıştım. trabzon kümeye tazahüratı için. ne gerek var diye? harbiden bayağı gerekliymiş.
hakemler kötü. bunu biliyoruz. ama bu kadar hakemlerden çekerken, eski trabzonspor başkanı, şimdinin tff başkanı gala'yı tehdit ederken gala'ya bunlar üzerinden yürümek yakışmıyor.
bizim adımıza maçın en kötülerinden biri muslera, apokerim'den sonra belki en kötüsü. uğurcan çakır trabzonspor'un en iyilerinden biri. yığınla top çıkardı. 4 gol yemesine rağmen kaleciniz maçın en iyilerinden biri oluyorsa siz düşünün.