ya neyi tartışıyoruz abicim? gerçekten neyi tartışıyoruz?

adamlar ilk maçta 60 dk, dün 40 dk bir kişi eksik oynadılar. bir gol bile atamadık. sahadaki oyuna bakınca sanki eksik kalan biziz.

fener'e karşı bir kişi eksik kalıp 2-0'dan maç verdik. trabzon'a karşı eksik kalıp 2 farkı koruyamadık.

neyin fetö'sü hakemi siyaseti ya? takımın başında çok değil, serdar topraktepe seviyesinde bir hoca olsa bu maçların hepsini kazanırdık. daha eyüp'e alanya'ya gençlerbirliği'ne kasımpaşa'ya falan kaybedilen saçma sapan puanlara gelmedim.

bu takımın en büyük problemi sergen yalçın'dır. mart ayı oldu, takımın bir tane hücum planı yok. çünkü paşamız hücumun öğretilemez birşey olduğunu düşünüyor, onu kaliteli ayaklar çözecekmiş.

daha sezon bitmemiş, adam basın toplantısında çıkıp "hadi bu seneden bir beklentimiz yok, önümüzdeki sene nasıl yarışacağız bu hakemlerle" diye felaket bir açıklama yapıyor. başkan olsam bugün kovardım. takımın başındaki adam şimdiden pes ettiyse futbolcuyu nasıl mücadele etmeye ikna edeceksin? yarışamayacaksak ne yüzle transfer istiyorsun? 40-45 yıldır futbolun içindesin, bugün mü öğrendin sistemin gs'ı kolladığını? sen ekran başında solskjaer'i bronckhorst'u eleştirirken ülke isviçre gibi mi yönetiliyordu?

bırak git ya.

umarım önümüzdeki seneye sergen'le başlamak gibi bir hata yapmayız.

sanki içeride carew var kafayı vuracak, salak salak ortalar yapıyoruz delireceğim.

şunu beşiktaşlı futbolcu yapsa kırmızı çıkardı.

maliyeti yüzünden çok eleştirdik ama hakkını verelim, agbadou çok iyi oynuyor. nazar değmesin.

sergen bu tweet'i yazan arkadaş kadar kafa yormuyordur bu işe.

yazın bir 100 milyon daha harcarsak eyüp'ü alanya'yı yenecek takım oluşturur bence sergen hocam. çok acele ediyorsunuz eleştirmek için.

kimse de sormuyor ki madem bu adamın antreman performansı sıfır, maça çıkarsa sakatlanma riski var, o zaman kadroya niye aldın? taraftar ıslıklasın diye mi?

sergen sadece kötü bir teknik direktör değil, aynı zamanda kötü niyetli birisi.

sergen'i barcelona'nın başına koysan "bu takımı ben kurmadım" der. adamda sorumluluk alma gibi bir özellik yok çünkü, bir sorun varsa ancak transferle çözülebileceğine inandırmış kendini. problemin kendisi olduğunu kabul etmektense bütün kadroyu değiştirmeyi tercih edecek kadar da büyük bir egosu var.

başkanın da işine geliyor, dikilitaş'ın kaymağını yiyene kadar zaman kazanıyor işte. yarın öbür gün transferler tutmadığında "hoca istedi aldık, ne yapalım" deyip çıkacak işin içinden, beşiktaş'ın parası bol nasılsa. hesabı da 4-5 sene sonraki yönetimlere kitlediler bir güzel.

youtube'da feda dönemiyle ilgili bir videoya denk geldim, o dönemleri tekrar hatırlamak açısından güzel oldu. o takımlar bireysel hatalarla puan kaybetmiyor muydu sanki? ama samet aybaba'nın, bilic'in takımları puan kaybettiğinde bile alkışlanıyordu. çünkü o vasat kadrolar sahada terinin son damlasına kadar savaşıyordu. bu hoca dokunuşudur. oyuncular inandıkları hoca için savaşırlar, kötü sonuçların ardından oyuncusunu taraftarın önüne atan hoca için değil.

/ 10 »
Kayıt Ol