atak oynuyor gibi görünüyoruz da bir şey oynadığımız yok. yunus şapkadan 2 tane tavşan çıkardı. osimhen, sanchez hala neden kulübede anlamadım.
malmönün kalesinde 17 yaşındaki 3. kalecisinin oynaması bekleniyor. maç saati kesinleşir.
eğer öyle bir durum olursa kaleyi bombardımana tutmalıyız. ama lüttfen çerçeveyi tutturalım. 20 şut çekip 5-6 tanesi kaleyi tutmasın.
konsantrasyonumuz yüksek olursa 3 puanla ayrılacağımıza inanıyorum.
galatasaray sahaya 11 kişi çıkıyorsa bir zahmet malmö karşısında favori olsun.
kuzey takımları bize ters olsa da sivas'ta olduğu gibi yüreğimizi ortaya koyarak kazanmamız gereken maç.
okan buruk da inceden fatih terim gibi güven vermeye başladı. ligde zaten rekorlar kırdı da avrupada da ses getirmeliyiz. okan hoca ve futbolcuların gereğini yapacağını düşünüyorum.
fikstür kolay diyoruz da kuzey takımlarıyla dolu.
abartmıyorum bu tip takımlara karşı başarı oranımız ingiliz takımlarına karşı olan orandan hallicedir. belki aynı bile olabilir.
eksiklerimiz de olsa oradan galip gelecek gücümüz var. şu maçta gerekirse 11 kişi gömülelim. kuzey takımı ile soğuk bir kış havasında deplasmanda yapılacak maçta hiç atak oynamaya gerek yok. kontrataktan gol yemekten bıktım.
3 puanla dönmemiz gereken maç.
sinirden hala kendime gelemedim. umarım ciddi bir durumu yoktur.
futbolcularımıza yapılanların art niyetli saldırıların bedelini ödetmeliyiz. manaj isimli kasap bir daha bu ülkede futbol oy-na-ma-ma-lı.
galatasaray camiası tüm gücünü kullanarak böyle art niyetli tiplere karşı gerekli yaptırımı uygulatmalıdır.
maçtan önce tahmin ettiğim gibi beşiktaş kazandı. serdar topraktepeyi de tebrik ederim. as 2 stoperinin yokluğuna rağmen bugün kazanması büyük işti.
sevgili galatasaraylılar bakın beşiktaş’a en çok sakatlananlardan biriyim ama beşiktaş, trabzonspor, göztepe, adanademirspor, samsunspor gibi takımlar ne olursa olsun sahaya kazanmak için çıkar. ha mesela kasımpaşa, karagümrük, rize gibi satılıklara ne desek hakkımızdır. kasımpaşa daha dün türkiye kupasına fb katılmayacak diye ben de katılmayacağım dedi. bunlar bir yana köklü camialar bir yana.
beşiktaş mevcut durumu ne olursa olsun büyük takım ve kadroları da geçen seneki kadar zayıf değil. geçen sene rızalı beşiktaş o kadar umut vermiyordu ki banko fb diyebiliyorduk.
tamam salıncak muhabbetini ben de yaptım. güldük, eğlendik de abartmaya gerek yok. bugün 40 bin tane taraftarı fb galibiyeti izlemek için oraya toplanacak değil herhalde.
en büyük handikapları stoperleri. hücum hatları tam kadro yerinde. karşılıklı gol olma ihtimali yüksek. yediklerinden fazlasını atarlar umarım.
beşiktaşın yenilmeyeceğini hatta kazanacağını düşünüyorum. derbilerin havası başkadır.
çok bahsettiği şerefli, namuslu, onurlu duruşunu kurtarmak ve düzgün birisi olarak anılmak hala kendi elinde.
gelirken en büyük vaadi adaletti. maalesef o konuda pek başarılı olamadı.
benim pek umudum yok ama umarım düzelir. galatasarayı karşısına alarak neyi amaçlıyor, birilerinin dolduruşuna mı geldi anlamadım. zaten önceden de özellikle öfkeliyken otokontrolü düşük bir profil çiziyordu.
bizle kavga etmek isterse bu işten kazançlı çıkmasına imkan yok. adaletsizliklere yol vererek bizi hırpalama işine girerse gittiği zaman da başkanlık dönemini çocuklarına kara bir leke olarak bırakacak.
senden ayrıcalık beklemedik de züppe dediğin ve sana oy vermeyen adamın bu kadar dümen suyuna gitmen de bir tuhaf yani. onların koruyacağını zannediyorsa çok yanılır. başarısızlıktan kafayı yemiş bir camia. yakın zamanda ana avrat emre belözoğluna sövdüler. seni çok daha kolay harcarlar.
adil olursa en azından gittiğinde ismi saygıyla anılır. aksi halde bundan sonra fb yancısı trabzonlu olarak anılacak. 2010-11 sezonu hakkındaki düşüncelerinden sonra bu ayıp ona yeter.
kim ne derse desin motivasyonumuzu kaybetmeden 3 puan için sahada olmamız gereken maç.
skoru alabilirsek dakika ne olursa olsun asla gevşememeliyiz.
rotasyon isteyenleri görüyorum da aman diyorum devre arasına kadar kayıpsız gitmeliyiz. o arada da mutlaka kadro derinliği için takviye gelecektir.
başarılar aslanlar.
hak ederek kazandıklarına inanmadığım, incelense 2010-11 sezonunun karşısında diz çökeceği 2020-21 sezonu şampiyonluğundan sonra yokuş aşağı gitmeye devam eden kulüp. o sezonu asla unutmayacağım. çok az gs taraftarı bunların kollanmasına ses çıkarıyordu. sanırım seyircisiz olmasının da etkisiyle acayip işler oldu.
beşiktaş rutininde ortalama 10-12 yıla 2-3 şampiyonluk kazanabilen bir camia ki bazen bunları da 2-3 sezon üst üste yapmayı başarabiliyor. 2015-16 ve 2016-17 sezonları ve şampiyon olamasalar da başarılı şampiyonlar ligi macerası ile geçen 2017-18 sonrasında kendilerini dev aynasında görmeye başladılar.
2020-21'den sonra ne oldu. şenol güneş zamanı gibi ritim ve seri yakalayacaklarını zannettiler. sözde şampiyon kadroya pjanic, alex teixiera, batshuayi gibi 3 tane isimli futbolcu transfer ettiler sonuç şampiyonlar liginde sıfır çekmek oldu. hem de karşılarında real madrid, city, juve, psg gibi takımlar yoktu.
kusura bakmayın kardeş. 2020-21'in diyeti ağır olacaktı ve olmaya devam ediyor. türkiye liginde 5. olacak kadroyu şampiyon yaparsan olacağı budur. o sezonu kurtardılar ama sonraki yılları hem maddi hem manevi kaybettiler. en son dönemin başkanı ahmet nur çebi ibra edilmiyordu.
her camianın iniş çıkışı olur. bizde de yeri geldi bileklik satıldı, oyuncular parasını alamadığı için idmana çıkmadı ama kimse de yüksekten uçmadı. goygoy yaptığımız o menemen zamanı aslında doğru işler yaptılar. samet aybaba ile kurulan biliç ile gelişen şenol güneş ile zirve yapan çok iyi kadro yapılanmaları oldu. benzer bir süreç yaşamaları gerekirken sidik yarışına girip gedson, rasciha, rafa silva aldılar. o günlerde yarınlar yokmuşçasına sırıtıp bize laf çakıyorlardı.
eh ne diyelim bu kafayla devam etsinler.