fenerden daha fazla onları potada tutmak için direnç tonusluoğlu'nun efor sarfedeceği maç. ilk yarı konya deplasmanında buz gibi kırmızıları atmyıp maçı fenere teslim etmişti. fakat bu kez yabancı var hakemi söz konusu. tüh ya bu olmadı işte!
başkalarının da 'koruma' sı olduğunu bugün öğrenen eski bjk başkanı. senin koruman bir gazeteciyi dövüp burnunu kıracak, başkalarının koruması sana saldırınca salağa yatacaksın. abicim şiddet denen şeyi iyi biliyorsunuz işte bunda şaşılacak bir durum yok sizler için.
bjk denen kulübün kongrelerinin tarihini bilmeyen renktaşlarımın, bjk için 'aile' benzetmesi yapanların, süleymen seba zamanında nasıl seçilmiş diye küçük bir araştırma yapmalarını öneririm. 'şerefli ikincilik' sömürüsünün tez zamanda tarihin çöpüne atılması dileğiyle.
(bkz: sezonun en önemli maçı)
rakibin ilk onbirinin değişmez 3 adamı sakat ve oynamayacak. celil sanırım fb maçında sakatlanıp çıkmıştı, hala sakat. bola geçen hafta da oynamamıştı, hala iyileşememiş. bennasser geçen hafta maçın başında sakatlanmıştı, o da yok. sakatlarının iyileşememiş olması bizim için net avantaj.
samsun tarafında dimata ilk onbir de olsa yedekten de girse en etkili olacak kişi bu maç özelinde. istanbuldaki maçta bizi en çok o zorlamış ve aleyhimize penaltıya sebep olmuştu. holse ve son dönemde çok düzenli forma giyemeyen olivier n'cham da dikkat edilmesi gerekenler. emre kılınç her maçta olduğu gibi bal yapmayan arı olacaktır. dimata(ncham)- holse-emre-muadilmaci ileri dörtlüsü geri kalan takım için fazlasıyla geçirgenlik vadediyor.
maçı kazandığımızda trabzon maçına kadar ligde istanbulda olacağız. bu çok büyük bir avantaj. tam bir maçı al bombayı rakibe bırak maçı. göreyim benim takımımı!
barış alper ve sara gol pozisyonlarında akıllı olsalar ilk yarıda 4 olup bitecek maçtı. sara altı pasta yunus'a verse mesela, ah ulan düşündükçe kötü oluyorum. barış osimhen'in verdiği pasta topu bekletmeden vurmaya çalıştı mesela hiç gerek yoktu. gol pozisyonlarında bir saniye kaleye bakma mecburiyeti getirmek lazım. dokunan penaltı yapar neden acele ediyoruz anlamıyorum.
şikecileri şahane bir kuyuya attığımız maç. şimdi debelensin dursunlar iç çekişmelerle.
--- alıntı ---
söyle saadetini, çekinme.
bir ekmek, bir kadın, birkaç çocuk.
tatlı gerinmelerin peşisıra sabahleyin; evinle işin arasında yolculuk.
cigara içerekten alacakaranlıkta, kapını çalmışsın.
alınterin, göznurun, el emeğin, karın.
turfanda portakal görüp çarşıda, tadımlık bir kaç tane almışsın.
alırsın kardeşim, almalısın.
dünyadan o kadar az ki, istediğimiz.
senin, benim, hepimizin, çocuklarımızın
iki olmamalı bir dediğimiz.
--- alıntı ---
siyasi gündemin son iki haftalık yorucu yıpratıcı etkisinin farkındayım ama bir kere geldiğimiz dünyada şairin tabiriyle 'iki olmamalı bir dediğimiz'.
inadına sevdiklerimizin peşinde olacağız, güleceğiz, hayata tutunacak şeyler olacak hayatımızda. hemen düşmeyeceğiz. kaldı ki 43 yaşındayım ve malesef doksanlar dahil bu memlekette iti, uğrsuzu, haksızlık, adaletsizliği,terörü, yoksulluğu, yolsuzluğu, mafyası vs. eksik olmadı. böyle skimsonişk bir coğrafyada yaşıyoruz ki bu da bizim bahtımız.
maça gelirsek; bjk derbilerde iç saha-deplasman farketmeden teslim olmadan maçı oynayan bir takım. çocukluğumdaki sayılı clean sheetler dışında bu durum böyle. 3-2, 2-1 bu takımın en çok karşılaştığı skorlar olabilir. hakem atamasına ve gıkını çıkarmayan yönetime ayrıca teşekkür ediyorum.
beraberlik bizi üzmez, kazanırsak herkes üzülür öyle bir maç.
eve girip hemen açıp izlemeyi düşünürken asansörde sözlüğüm tarafından 1-0 başladığını öğrendiğim maç. gel de izle şimdi. neyse boşu boşuna hayatımdan doksan dakikayı bir orta okul piyesine harcamayıvereyi, okunacak kitaplarım var. sonlara doğru hala tek farksa bakarız ama sanmıyorum.
osi ilk on birde olmadan da antalya gibi takımları yenebilmeliyiz diye düşünüyorum. lemina-sara olsa orta alan daha iyi olurdu ama hocanın canı sağolsun. bal yapmayan arı toreira'ya ayağına kuvvet diyorum zira son bir yıldır ayağından çok belini kullanıyor.
abicim elin fred'i neler yapıyor. sen dümdüz topa basıp, pas arası yaparsan ve bunu doksan dakikaya yayarsan iyi diyoruz. ya boş ver sen yine de kanatlara pas istasyonu olma, dikine çıkma, şut atma, en iyi olduğun şeyi yap. yap ama mutlaka.
galatasaray için her türlü win win olacak maç. ordan turu alıp çıkarsak, o ayak sıcaklığıyla bjk elimizden kupa alamaz. kaybedersek de en çok ihtiyacımız olan yere kanalize olacağız. maçın tımıng'ini de beğendim. bizden sonra ts ile oynayacaklar.
son olarak; yabancı hakem diye kafa ütüleyenlere gözünüz aydın, işte elit bir hakemin yönetmesi için şahane bir derbi, şahane bir ortam. taraftarlarına da şimdiden sakin olun demeye başlasınlar.
nuno da costa ve aytaç kara'nın oynamayaak olması bizim için net bir avantaj. nuno da costa takımı ilerde tutan 3 adamdan biriydi. aytaç'ın yokluğu da orta saha da zafiyet yaratıyor ki, kazandıkları pozisyon ve gol sayısında geçmişte aytaç'ın görünmeyen bir etkisi olduğunu düşünüyorum.
mamadou fall ve özellikle haris hajradinoviç'in ince paslarından çok çekiniyordum ki lemina'yı hatırlayınca insana bir huzur hissi geliyor.
bjk maçına kadar 3 de 3 yapmazsak şampiyonluk tehlikeye girer. artık öyle bir noktadayız ki, yunuslara ve yengeçlere kaptırırsak paçayı köpek balıkları ve balinalar üstümüze çullanaacak. göreyim takımımı.
osimhen'e ve barış alper'e uzun oynamak, yunus'un giderek formu düşen dikine oyunu (ama kaptırırsa terse pozisyon olan) ve ön alanda tek hamleli pres. bu presin arkasında bütün maç takımda koşan iki kişi olan tor ve sara. bütün bu oyun planını geçen rakipler, uhud savaşındaki halid bin velid gibi oluyor her atakta. tam kazanır gibi olurken ve oyuna belli oranda hükmederken ani bir s.çış öyküsü.
ah ulan totthenam nerden çıktın karşımıza. çıkmaz olaydın da kazanmaz olaydık aaah aah! icardi'li çift forvet oyunumuz oturmuşken olacak iş değildi, zira ezberimizi kolay terk edemiyoruz.