bu oyuncu grubu ve mevcut teknik adamla ilgili olarak en ufak dahi ümidi olan tüm renktaşlarıma helal olsun. sinirden delirmiş halde sitesi gezerken ts maçına çıkabilecek kadroyu görünce camiaya olan inancım artıyor (ironi değil)
bu hakikaten başka türden bir bağlılık ama artık rasyonel olarak düşünmek lazım. mou ile bile olmadı, olmayacak gibi görünüyor açık olarak. sabredelim, seneye olur düşüncesine aşırı derecede karşıyım. olmuyor, kestirip atalım başka bir çözüm bulalım düşüncesindeyim, karşı düşüncede olanlara saygım var ama zor gibi.
dünkü maçı geçiyorum, rangers deplasmanındaki rezilliği asla unutmam. yağ gibi akan takımı göz göre göre bozdu.
ts'ydi diğer maçlardı formalite artık, gelecek sezonun futbol aklını kuralım. ciddi bir sportif direktör mü bulursunuz (kadroyu oluşturup hocaya teslim eder) ya da işine karışmayacağınız ve arkasında duracağınız güçlü bir hocayla mı devam ederiz, bunlar yönetimin şimdiden düşünmesi gereken şeyler.
ikinci golü atmışsın, niye değiştiriyorsun adamları. alma işte tadic'i. müsait durumdaki adamlar varken sağ üst çatala takma sevdası yüzünden turdan olduk. hakem filan umrumda değil, ayağına kadar gelmiş atacaksın orada.
2006'dan bu yana takım, taraftar, dolayısıyla camia her şeyi gördü. bu kadar sıkıntının sonunda şartlar oluşmuşken çeyrek final ayağına gelmişken (ki bence aşırı kolay bir final yolu öbür eşleşme tarafına göre) yine verdik elimizle turu.
ligi zaten kaçırdık, şurada final görseydik sayın hoca. mükemmel başladığın maçta gereksiz yere oyuncu değiştirip kendinle çeliştin.
penaltı konusu ayrı bir facia. 20 küsür sene önce kaybettiğimiz g.birliği kupa finalinden beri ilk penaltıyı atan oyuncuya dikkat ederim, çünkü tüm ritmi o belirler. takımın en iyi penaltısını atan da stoperimiz oldu.
yazık, hep yazık. bu döngü ne zaman düzelecek bakalım, bir ümit bekliyoruz.
turu geçmek umrumda değil. eleneceksek bile adam gibi top oynayıp ligin kalan süresinde herkese korku verelim.
manyak gibi hücum etmek değil kastettiğim, zaten öyle çıkarsak hava alırız en fazla. (örn: manu deplasmanına 3 forvetle çıkmamız)
düzgün oynayalım, elenesek bile kazanarak ve elendiler ama iyi top oynadılar dedirterek dönelim.
rakibi küçümsersen böyle olur. hocanın hatası, uzatmaya gerek yok.
şimanski'yi 20. dk'da al oyundan, tadic'e de madem çok güveniyorsun onu da devrede al.
mert hakan'la irfan'ı at içeri.
talisca'nın orta saha oynaması imkansız, adam forvet.
son 20 dk tam çorba oldu zaten.
beraberlik alsak deplasmanda yenip gelirdik, tv'den izleyen ben farkındayım hoca hayal aleminde.
bu arada ambrabat büyük hayal kırıklığı oldu, top çalamayan 6 numara olmaz.
dzeko tüm hücum bağlantısını sağlayan oyuncu, vazgeçilemez konumda. olmadığı zaman zorlanıyoruz. futbolu bırakacağı zaman net bir şekilde ona benzeyen birini bulmak lazım.
vay vay vay.
osayi'yi beğenmiyoruz. vay ki ne vay.
öyle başa böyle traş.
zaten süper ligde ve avrupada free transfer durumunda sağ bek kaynıyor.
istifa diyenleri evde alkışladım. sonunda tepki verildi.
bu sosyal medya çağında tepki aldıkları için gerçek performansını gösteremediğini iddia eden futbolcular, 80 ve 90'larda oynasa ne olacaktı acaba?
dereağzı'ndan kaçı çıkabilirdi?
bu arada belki onun devri bitti ama tribünlerde aziz yıldırım denmesi de bir reflekstir.
her gün kötüye gidiyoruz, süreklilik halini aldı.
bu camiada muhalefet yok mu, herkes memnun mu gidişattan? 2. sınıf ispanyol takımı (bilbao'yla bizi mukayese edecek varsa kendi bileceği iş) elini kolunu sallaya sallaya gitti. yok mu bu rezil futboldan sonra alınacak bir karar. kadro dışı, istifa?
çok bekleriz..
şimdi biz tribünlerin tepkisini beklerken bizimkiler ilk yarıda 2 tane atar, bir tane de ikinci yarının başında. maç sonunda herkes pamuk gibi gider evine. sanki hiçbir şey olmamış gibi.
teknik, taktik fasa fiso. camianın winner özelliği kalmadı.
fenerbahçe 95-96 sezonunun başında 7 yıldır şampiyon olamıyor diye kıyamet kopmuştu. oldu 10 sene. maçtaki cılız ıslıklar bile rahatsız ediyor beyzadelerimizi.
bu maç dönse ve 5-2 bitse bile ne olur.
takım dökülüyor. bunu nasıl görmüyor kimse.
her geçen gün ayrı ızdırap.