175

sözlükteki bazı arkadaşların aksine ben yunus'un vasatın üstü bir standartı bu maçta da koyduğunu düşünüyorum. bir kere performans gereği eksi yazdığı bir anı görmedim bir de bağlantılarda yine sakin ve yine hatalı veya doğru fakr etmeksizin sırdaki ana kanalize.

yalnız bir tane yapısal bir problem fark ediyorum. yunus belli ki bir noktadan sonra merkez oyuncu olacak. ama yılları kanatta geçmiş bir oyuncu. haliyle merkezde oyna desen bile okazyon gereği kanada fazla kaçabiliyor. yani şu an 2 tane sağ kanadımız varmış gibi oynuyoruz. bunu mertens baba çok güzel yapardı ve özellikle kerem'in oyuncu karakteri ile bu birleşince çok ekmek yerdik. ancak bu kadar fazla olunca merkezde eksiliyoruz. şöyle güzellikler oluyor. sane topu alıyor. yunus ona 4 5 metre yakından koşu atıyor aynı anda paralelinde sallai sağ bekimiz artık orta saha bölgesinden de koşu atıyor. güzel geometri yakalıyoruz. ama merkezi kapatma ve merkezdeki pas ağlarında eksik kalıyor. bunun sebebi de bence göztepenin merkez sertliği. rakibi kapatmaya çalıştığımız için yunus top alabilmek adına markajdan kaçmaya çalışıyor. alışkanlıklar da düzenli sağ çizgiye götürüyor onu.

bunu çözmek zorunda mıyız? emin değilim. sözlükte merkezde top kazanamıyoruz eleştrileri var. bunu kabul edilebilir buluyor muyuz?

benim aklıma gelen palyatif bir iki şey şunlar. sane ile yunus'un yerini değiştirmek. sane biraz daha forvet karakterine bürünebilecek bir oyuncu olduğu için daha geniş alanda hareket katabilir. yetenekten feragat edip berkan'ı oraya atmak işe yarayabilir. en azından çarpışma miktarını artırır ve belki zaman kazandırır. ama tabiki de yetenekten çok kaybediyoruz. hazır rakip 10 kişi kalmışken bilakis yeteneği iyice artırıp icardi'yi oraya atmak işe yarayabilir. merkezdeki top kapamamayı sorun görmeyip oradaki üretime yatırım işe yarayabilir. ya da en kolay çözüm olarak yunus'a küçük bir uyarı da iş görebilir. yunus'u eninde daha varyeteli rotalara sokarsak sol tarafa da desteği artacaktır diye tahmin ediyorum.

davinson oyuna alıştırdığı kadar iyi giremedi bir türlü. yediğimiz golde topu kazanaması sorun değil ama daha becerikli bir denemenin sonunda rakibin gol çıkarmasını beklerdim. onun dışında bir tane merkezde hava topunda gayet rakibini yenmişken merkeze topu çeldi. oysa taça çelebilirdi. yine rakibin bir pozisyonunda her ne kadar ofsayt olsa da davinsonun daha iyi o çizgiyi ayarlayabileceğini gördük.

çok çata çat mücadele oluyor. onun zihnen işin içine girmesi özellikle tor gibi bir zaman kazandırıcı yokken önemli.

dünki sonuçlardan sonra nazarımca kaybetmemenin kıymetinin arttığı maç. frankfurta dağıldığımız maçın diyetini sağ olsun dünki maçlar baya bir yaptı. haliyle kazanmak çok iyi olur. hele hele 2 hatta 3 farklı galibiyet kaymak olur. atm be bir ihtimal frankfurt veya liverpoolu altımıza almış oluruz. ama beraberlik de gruptan çıkma için sahici bir adım olacaktır.

zira bir puan da bizi bir iki sıra atacaktır.

edit: bu arada kaybedersek çok can sıkar. öyle bir hafta oluyor ki bana göre 3 puanlılarla 4 puanlılar arasında bu haftadan sonra fark bir puandan fazla.

kızıyorum gerçekten. işte olduğum için her dakika bakamıyorum. ne zaman bakamasam gol olmuş.

açıkçası ben direkten sonra fenerin alacağını düşünmeye başladım. gerçekten 4 5 tane gollük pozisyon yakaladı samsun ve olmadı. fener de 5 oyuncu değişikliğini 65te tamamladı. yaklaşık yarım saat diri kalacaklar. samsunu bu olamama hali ve bu fenerdeki olması gereken kondisyon artışı kırabilir diye tahmin ediyorum.

bu ne kadar saçma bir var uygulamasıydı. kuralın son yorumunda değişiklik olmuş olabilir emin değilim ancak benim bilgime ve algıma göre fener alehine çalınan ve varla iptal edilen penaltı penaltı değil. ancak iptal edilme sebebi ele çarpmamasıysa fenerli oyuncunun net dirseğine çarpıyor. omuzuna falan değil. eee bu elle oynama alanı. eğer orada elle oynama olduğunu düşünüyorsan (dediğim gibi bence olmamalı -kuraldan emin olamadığımdan da hakem eleştirisi olarak bunu yazmıyorum-) ele çarpmış top. kolpadan işler yapılıyor resmen.

bu maçta değişiklikleri özel konuşmak gerek. tam geciktik derken geldi değişiklikler ve tutarlıydı. 79 73 gibi ilk değişiklik oluyordu ancak 65te biz sallaiyi yanda gördük. hemen sonra da icardi de kenara geldi. maç duramadığı için giremediler.

osi can verecek diye dışarı çıktı. ilkay’ın da çıkması gerekeceği belliydi. hoca merkezdeki kurnaz (ilkay) eksik kalmadım diye icardi’yi osi yerine attı. orada santrafor kalsın istedi. bu tercih eleştrileblir ama makul bir hamluduğu malum herhalde. ıcardi girerken ilkay’ın sıradaki kişi olacağı görünüyordu.

singo çok iyi olduğundan göze çarpmadı ama sallai hep arkada kademede. yunus özellikle torriki çok güzel kerte alıp işini yapıyordu ama bitti adam. özellikle en çok dayak yiyen oyunculardan biriydi. sallai yunus’un yerine girdi. dediğim gibi singo çok iyi olduğu için ön alan baskıları sıkıntı yaratabilirdi, insan sonuçta. her hamlenşn en kötü hata payı var. o hata payı yaşansaydı da sallai öyle güzel arkaya girdi ki, oyna devam.

barış da bitti. önce bir 4-4-2 baskı da önde bıraktı hoca barılı. bir nevi benfica kerem gibi. ama rakip kanatları çiftlediği için hemen koşucu eren içeriye atıldı. burada önemli olan koşucu eren. örneğin sane’yi eren veya sallai yerine atsak vücuda oynamamız lazım. daha arkaya koşuları yeterli frekansta görmedik (görürüz sıkmayın canınızı). bir daha hatırlatıyorum, rakip 2 kanatta da rakip kaleye giden 2şer oyuncu ile devam etti. canım 2ye 1 mi oynamak istiyorsun ben hemen şurayı bir bek’liyim.

bir de sara var tabi. standart değişiklik. hem rakip takibi yapmaya devam hem de al veri olan bir oyuncu atayım dedi hoca. ilkayı bir tık daha oynatsak iş mahkemesi ceza keser, suyunu sıktık adamın. ki sara da muhtemelen maç içinde uyarıldı.

bu arada değişiklikleri girenlerin performansından da övmemek lazım. zira o, kararı verirken tahmin edilebilecek bir şey. profil açısından ben cuk oturduğunu daha da önemlisi fikri takibi yüksek tutarlı olduğunu düşünüyorum.

ben sadece lemina yerine bir orta saha atabilir diye düşünüyordum. lemina maç içerisinde daha iyi hale geldi. maç ısındıkça farkındalığı arttı. yoksa çevre kontrollerinde maç başında sıkıntı vardı. ancak yine de ben değişikliği bekliyordum zira cebinde sarı kart var ve artık maç sonunda oksijen bitecek stadda. okazyon gereksinimi göstermedi ya da imkan vermedi bu değişiklik olmadı. belki de gereksizdi zaten.

verilen faule bak. ee top çalma nasıl oluyor bir anlatsınlar bana. 52. dakikada torreria faul yaptıysa bütün top çalmalar faul bu sporda.

basketbolda şutörler için ritim çok önemlidir. o akışkanlığı yakalayıp yerini bulana, topu alana, şutunu atana kadar her anının olabildiğince kesiksiz hareket etmeye çalışırlar. yunus'u aynı bu bağlamda ritimsiz gördüm. yanlış anlaşılmasın temposuz değil. özellikle osi ile senkronunu yakalayamadı.

özellikle sol kanattan ağırlıklı oynadığımız ve yunus'un anlar için çok zamanı olmadığı için ritmini yakalamakta daha da zorlanıyor. yoksa mentalite bence doğru.

rakip hamleler yapacak. bu hamlelere dirayetli kalmamız lazım.

lemina sarı kartlı ve biraz çevre kontrolünde tembellik yaptı. üzerine ilkay'ın yorulma ihtimali orta sahaya dikkat etmemizi elzem hale getiriyor. özellikle ilkay'ı olabildiğince tutmamız lazım. o kadar fark yaratıyor ki. keşke beynini öpebilsem.

sağ kanatta sallai olmalıydı bence. en formda oyuncumu kesmek mantıklı gelmiyor. aynı zamanda 5'liye dönersek geri hatta kanat oyuncularımızdan en uygun kişi sallai. sağ kanada sallai'yi atardım sol kanada yunus mu barış mı sonra karar verirdim.

« / 18 »
Kayıt Ol