ciddi söylüyorum rüyalarıma giren maç. kabız bir futbol, ruhsuz tribünler, birbirine tuhaf tuhaf bakan yorgun futbolcular. yine de 10. dakikada mertens’in golüyle öne geçiyorduk. top böyle süzüle süzüle giriyordu :(
rüyama giren, barış alper yılmaz’ı deli deli işler yaparken gördüğüm maç. prime cr7 gibi diyeyim o derece. iyice kafayı sıyırdık.
öne geçtiğimize göre cuesta ve kaan ile savunmayı emniyete alalım :/
not: ironi.
sağa pas sola pas sağa pas sola pas içeri şişir taktiğiyle oynuyoruz.
emin olmamakla birlikte muslera, franky-sanchez-apo-eren-barış, lemina-torreira-sara, osimhen-morata gibi bir 5-3-2 ile sahaya çıkacağımızı zannediyorum.
bütün toplar ahmed'e geliyor, bir şey de yapamıyor.
jose mourinho’nun terbiyesizce benzetmesini bir kenara bırakırsak 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında bir pozisyonda sinirinden gerçekten de kolları, ayakları, tüm vücuduyla zıp zıp zıplayan hocamız, görenler olmuştur muhakkak. komikti :(
ayrıca daha makul bir benzetme yapmak gerekirse, red kit’teki joe dalton’un sinirden kudurup zıplamalarını bana anımsattı.