alkmaar’dan yediğin 3 golle bu maç bir değil. iyi bir planımız vardı. o planı da doğru oynadık. anların tamamı aleyhimize gelişti. burası şampiyonlar ligi bunlar olacaktır.

dağılmadan oyunumuzu oynamaya devam edelim yeter ikinci yarı. ordan da ne çıkarsa bahtımıza.

oyunu kurmak istemediğimiz için abdülkerim yerine singo’nun atletizmini tercih ettik muhtemelen. zaten geriden topla çıkma konusunda mahir bir takım değiliz.

önde yapacağımız baskıyı geçmeleri halinde de arka dörtlü ve sigorta lemina ile birebirlerden çekinmeden oynamayı hedefliyoruz diye düşünüyorum. hücumda da ilkay’ın sihirli paslarına ihtiyaç olacaktır.

kısacası benim mutlu olduğum bir ilk 11. basit hata yapmazsak üç puanla çıkacağımızı düşünüyorum.

(bkz: francesco farioli)

proje takımı hocasıdır. fenerbahçe ne takımdır onu değerli sözlüğün takdirine bırakıyorum.

belli ki barış alper ve menajerinin yaptıkları herkesin çok canını sıkmış. rize maçı sonrası okan buruk ve osimhen’in açıklamaları ve vücut dilleri, bugün ise icardi ve torreira’dan gelen paylaşımlar bunu doğruluyor.

plandan programdan fersah fersah uzak yönetimimiz ise fena başlamadığı transfer döneminde son 10 gün dağıldı. yine barış alper mevzusu ve kerem aktürkoğlu mevzusunda gelen telefonlar belli ki can sıktı. meritking mevzusu nedeniyle de aba altından sopa gösterilmişti zaten. üzerine dün fenerbahçe’den ederson dahil olmak üzere üst üste gelen hamleler amaçlardan biri de dengemizi alt üst etmekti şüphesiz.

kızacağımız çok şey var. ancak bizi üç senedir bir arada tutan şey birlikteliğimizdi. bugün de bir taraftar olarak bunu yapmak zor olsa da aklı selim kalmaya gayret etmeliyiz. finansal gücümüz ve dördüncü şampiyonluğa gidiyor olmamız hoş karşılanmıyor. üstelik maalesef siyasetten bağımsız bir futboldan söz edemeyiz ülkemizde. türkiye cumhuriyeti çok ciddi bir dönüşüme zorlanıyor içerden ve dışardan. bu değişimin temelinde olan türkiyelilik (!) kavramı fenerbahçe’nin göğsünde.

günün sonunda avrupa yolculuğumuz sekteye uğrayabilir. lig şampiyonluğundan tatmin olmayan, şampiyonlar ligi çeyrek finali gediklisi galatasaray hayaliyle yanıp tutuşan benim ateşim yine vermeyin ulan bu ligi direnin demeye başladı bile.

bu çerçevede, ilkay ve hakan’ı transferlerine karşı olmama rağmen şu an ikisi de acilen imzayı atsın diye bekledim. çünkü süreç bizi tecrübe ihtiyacına götürüyor. yine yeni yeniden yüzümüzü avrupa’ya dönmeye çalışırken ayaklarımızdan çekiliyoruz.

emre belözoğlu ile hikayesinin karşılaştırıldığını görüyorum. hiç katılmıyorum.

emre altyapımızdan yetişti. el bebek gül bebek geldi hem de. daha 16 yaşında a takıma alındı. efsane bir kadroda hagi gibi bir adamın himayesinde büyüttü onu bu camia. saha içi ve saha dışı tüm faullerinin önünde set olundu koca ülkeye karşı.

bu şartlarda hem inter’e gidişinde hem sonrasında hançeri vurdu bize. ne yalan söyleyelim içimize de fena oturmuştu o zamanlar. böyle güçlü de değildik. parasızdık. stadsızdık. o yüzden tepkimiz de ağırdı.

kerem’in fatih terim dışında kimseyle bu noktalara gelemeyeceğine inanıyorum. hoca ona kol kanat gerdi. üzerine de okan buruk ve icardi ile bugünlere geldi işte. sadece bu kadar.

oynadığı dönem de hepimizi kutuplaştırdı. çocukluğuna inmek istemem ama beni görün diyen bir adam işte hep. fenerbahçe transferi bir tarafa bugün yaptıkları da çiğlikten başka iş değil.

ancak hele hele böyle büyük hedeflere yürüyen bir galatasaray’ın nefret objesi falan olmasın kerem. ne geçmişi ne bugün olduğu topçu bunu hak etmiyor. böyle olursa içten içe bundan da rahatsız olmayacağını düşünüyorum.

ayrıca, bir ay önce kerem gs’ye dönmek istiyor haberleri çıksa burda memnuniyetsizliğin hakim olacağına da eminim. bugün galatasaray’da ilk 11 oyuncusu olamaz kerem.

hem kerem hem barış alper mevzuları kısa süre içerisinde bize şunu bir kez daha göstermeli. aslolan galatasaray. yerlisinden yabancısına bu isimlerin hepsine bir mesafemiz olmalı. olumlu ya da olumsuz fazla anlamlar yüklememeliyiz kendilerine. bu aralar çok iyi gördüğümüz üzere galatasaray kükreyip gücünü hatırlayınca o televizyondan ekmek bandığımız oyuncular dahi bizimle olmak istiyor. biri geliyor biri gidiyor işte.

ben profil olarak çok istiyorum kendisini. orta alanda baskıyı topla kat ederek kurabilecek bir oyuncuya çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

ancak 28 yaşında afrikalı bir oyuncudan tottenham’ın böyle yeter ki alın diyerek çıkmak istemesi ve ingiltere’de ciddi bir talibinin olmaması tedirgin ediyor beni. umarım ince eleyip sık dokuruz.

yönetimle net bir konuşma yaparsın. çıkış rakamın belli olur. seni isteyen kulübe de ver bunu dersin. iki tarafa anlaşmak için süre verir işine gücüne bakarsın.

sonuç ne olursa olsun süre bitince yaparsın bir basın toplantısı. böyleyken böyle dersin. nedir şimdi siyah ekran? bize mesajsa net değil. yönetime mesajsa muhattap kamuoyu değil.

eğer gitmek istemiyorsan da bu yönetim seni zorluyorsa onu da gitmeden bilmek hakkı bu taraftarın.

çok dağınık oynayarak kazandık. şimdilik sorun mu? değil tabi. ancak teknik ekip umarım gerekli dersleri çıkartıp uyarıları yapmaya hazırlanıyordur.

öte yandan barış’ın ilk golde rakibinin yüzüne müdahalesi var sanırım. yüze müdahelenin azı çoğu aması fakatı yok diye biliyorum. tekrarda verdikleri açılarda görmemiştim ama x’te gördüğüm açıda net temas var yüze. var hakemi de ciddi bir uyarı almalı.

(bkz: 8 ağustos 2025 gaziantep fk galatasaray maçı)

çok basit top kaybetti. benim açımdan hiç önemli değil. fizik olarak iyi gördüm. en önemlisi geri dönüşlerde, ani baskılarda bırakın görevini yapmayı ekstra katkılar dahi verdi. yetenek olarak şüphemiz yok zaten.

bizim bir şey yapmamıza gerek kalmıyor. gaziantep’li oyuncular kendi kendine hallediyor mevzuyu. 0-3

« / 19 »
Kayıt Ol