30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçında sadece iyi oynamayan, ayni zamanda taraftara ve takim arkadaslarina guven veren kaleci. cok onemli bir fark oldugunu dusunuyorum.

frankfurt (d) ve liverpool maclarindan 3 puanla cikarak ilk 2 macta beklenenden hayli fazla puan toplamis takim.

lig sonunda 4. torbadan gelen takimlarin 1. ve 2. torbadan topladiklari toplam puana baktigimizda galatasaray yukarilarda olacak.

simdi onumuzde kritik 4 mac var- ve hepsini kazanabiliriz. bodo, ajax (d), usg ve monaco maclarinda bu isi bitirmek mumkun. ozellikle bodo'yu yenersek onumuz cok acik.

taktiksel hatalar da yaptik, oyuncu performanslari da sorunluydu, sansimiz da yoktu, hic bir sey yolunda gitmedi.

ancak 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçıni bunlarin hicbiriyle kafamda tam aciklayamiyorum. okan buruk'un hem mac oncesi hem mac sonrasi hal ve tavrinda cok ciddi sikintilar vardi.

iceride saha disi bir sikinti oldugu hissiyatindayim.

galatasaray icin de frankfurt icin de enteresan bicimde erken final niteligindeki mac.

frankfurt'un rakipleri galatasaray, atletico (d), liverpool, napoli(d), atalanta, barcelona (d), qarabag (d), tottenham. bir hayli zor bir kura oldugu ortada. bu fiksture bakan bir frankfurt taraftarinin soyleyecegi ilk sey "bizim oncelikle galatasaray ve qarabag'i bir yenip 6 puani cebe koymamiz lazim" olacaktir. galatasaray macinin ilk mac olmasi ve iceride olmasi da bu maca ekstra onem katiyor- hatta galatasaray macini da kaybeden bir frankfurt takimi 6. mac sonunda 0 puanda olursa cok sasirmam. yani bu maci frankfurt kaybederse, ilk 24 sansi bence nerdeyse sifirlaniyor.

galatasaray icin durum biraz daha farkli, ancak macin onemi neredeyse ayni. rakiplerimiz frankfurt (d), liverpool, bodo, ajax (d), usg, monaco (d), atletico, city (d)... bu frankfurt'a gore kolay bir fikstur, ama asil kolayligi fiksturun gorece kolay baslamasi. galatasaray frankfurt'u yener, liverpool'a yenilir dersek, 3-4-5-6. haftalardaki bodo-ajax-usg-monaco fiksturu ile 3 ve 4. torba takimlariyla ustuste oynayacak. bu donemecte zor deplasman yok gibi. frankfurt'u yenen bir galatasaray, form tutarsa bu 4 macin 3unu kazanip, 6. mac sonunda 12 puanla ust turu garantileyebilir. kisacasi frankfurt maci, kazanmasi durumunda galatasaray'a grubun geri kalani icin sihirli bir kapi aciyor. fakat frankfurt'a kaybedersek, hem gorece kolay takimlari yenmek, hem de city, liverpool, atletico'dan birinden galibiyet ya da puanlar almamiz gerek, ki bu hayli zor...

bu acidan galatasaray'in en son sampiyonlar ligi macerasindaki iceride oynanan kopenhag macini hatirlatiyor... galatasaray o 2-2 biten maci kazanmis olsa turu atlama ihtimali cok ama cok yuksekti, ancak ilk mac olmasi, takimin yeni kurulmus olmasi, rakibin sezonunun ortasina gelmis olmasi gibi faktorlerle berabere kalmis, son mac kisin ortasinda kopenhag deplasmaninda kazanmak zorunda kalip basaramamistik... acikcasi keske once liverpool, sonra frankfurt'la oynasaydik, bir nebze daha hazir gelirdik diye dusunuyorum.

kisacasi sadece bu sezonu degil, galatasaray'in 2-3 yillik yakin geleceginde bile cok buyuk rol oynayacak kadar onemli bir mac. basarilar galatasaray.

fenerbahce'ye yaklasik son 10 yildir en iyi futbol oynatan teknik direktorun kagit uzerinde en vasatlarindan olan ismail kartal oldugu dusunulurse, hemen basarisizlik damgasi vurulmasinin dogru olmadigi anlasilacaktir. bir diger ornek de turkiye'ye cok pozitif degerlendirmelerle gelen prandelli kovulduktan sonra gelen hamza hamzaoglu'nun gayet iyi bir futbolla 3 kupa birden kazanmasiydi.

hangi takimla hangi hocanin uyum gosterecegini tahmin etmek bu kadar kolay degil.

dezavantajlari tabi ki var. kamp ve transferlerde rolu olmamasi zorluk yaratacak. fenerbahce bu sene yine 10+ transfer yaptigindan takim da yeni... lider oyuncularin kim oldugu dahi soru isareti. savunmanin ayak kalitesi dusuk, takimin defans+ortasahasinda tek yaratici oyuncu fred de artik yaslandi ve zirvesinden uzak. bunlarin hepsi cok buyuk riskler barindiriyor.

ancak diger yandan fenerbahce gayet kaliteli bir kadroya sahip. iyi bir teknik direktorlukle bu kadrodan iyi bir hucum takimi da, iyi bir gecis takimi da, savunma takimi da kurulabilir. fenerbahce zaten ligdeki bir cok macini rahatlikla kazanacak. mourinho'yla tek bir ilk 5 takimini yenemeden dahi sampiyonluk yarisi verebildiler- tedesco bundan daha kotusunu zaten yapamaz, en azindan besiktas derbilerinden birini kazanacaktir... ek olarak, ali koc kendisine 4lu oynamayi sart kosmus gibi gorunuyor.. bu da turkiye'de buyuk takimlar icin kisa vadede cok daha uygun bir anlayis.

tedesco basarili olur demek degil bu- ancak galatasaray icin rehavete kapilmak dogru olmaz, zira mourinho o kadar umutsuz bir tablo ciziyordu ki tedesco'nun isleri az da olsa daha iyiye goturecegini dusunuyorum. galatasaray adina onemli olan fenerbahce'nin gecis doneminde ne kadar zorlanacagi...

fenerbahce'nin onunde 3 haftada 7 mac var. trabzonspor, alanyaspor, kasimpasa (d), dinamo zagreb (d), antalyaspor, nice, samsunspor (d). 4 adet kadikoy maci uzerine "cepte" bir kasimpasa, kolay bir zagreb deplasmaniyla birlikte momentum kazanabilirse tedesco fenerbahce'yi yarisir hale getirecektir. bu donemecte tff ve hakemler de rekabet adina fenerbahce'nin yelkenlerine ufleyecektir. diger yandan eger bu donemecte ligde puan kayiplari yapilirsa fenerbahce bir spirale de girebilir.

sonucu zaman gosterecek.

cok para harcasa da, kaliteli oyuncularla guclenmis takim.

ugurcan muslera'nin son doneminden daha iyi, a milli bir kaleci.
osimhen ligin en iyi, avrupa'nin top 10 santrforundan biri.
singo lig profilinin cok uzerinde bir savunmaci.
sane avrupa'nin en ust profil kanat oyuncularindan biri.
ilkay zaten kendini kanitlamis bir oyuncu.

bunlari transfer sezonu basinda osimhen'i almaya gerek olmadigini, kalede gunay'a guvenilebilecegini, ederson'un makul fiyatlarla iyi bir takviye olabilecegini dusunen biri olarak soyluyorum.

enseyi bu kadar karartmaya hic gerek yok. biraz sakin kalmak gerekiyor. 1 gun daha kaldi. sonrasi sahada oynanacak.

geriye 2-3 ufak dokunus kaldi:
- baris'i tekrar kazanmak, olmuyorsa satip lookman gibi bir oyuncu getirmek
- bos yabanci kontenjanini u23 yabancilarla takviye etmek.
- kutucu ve yusuf gibi isimlerin gelecegini belirlemek.

umut kaybetmemek gerek.

saha ici ve oyun profili olarak ne kadar dogru isimse, maliyet olarak o kadar yanlis isim gibi gorunuyor.

galatasaray singo'ya bir daha asla baska bir kulupten kazanamayacagi maasi, daha 25 yasindayken vererek oyuncunun son kullanicisi olmayi neredeyse garantiliyor. bonservissiz olsa yine hadi neyse- bir de yaninda 30 milyon euroya yakin bonservis verilecegi yaziliyor. ustelik oyuncu tamamen fiziksel ustunluk uzerine kurulu ki oyun stili fiziksellige dayali oyuncular genelde bir sakatlikla, yasla, form durumuyla ani dususler yasayabiliyorlar. ek olarak alternatifleri de daha kolay bulunabiliyor- hele ki sag bek gibi gayet bolca bulunan bir pozisyonda...

ve ustune gelen haberler buna ragmen oyuncunun henuz teklife kesin evet demedigi yonunde...

yanilmayi cok istiyorum, ancak hem teklifin boyutu hem de oyuncunun yaklasimina dair haberler gercekse, bu profesyonel hayatta genelde iyi sonuclar doguracak turde bir anlasmaya benzemiyor. bu sartlarda transferi durumunda galatasaray yatirimini geri alabilmek icin tamamen singo'nun merhametine ve profesyonelligine kalmis durumda...

galatasaray'in bissouma'yi transfer edebilmesi icin asagidakilerden en az birinin gerceklesmesi sart:
- kaleye ederson gibi +2 kontenjanina yazilamayacak bir yabancidan vazgecmek
- sag beke singo gibi +2 kontenjanina yazilamayacak bir yabancidan vazgecmek
- lemina'nin satisi

bunlardan en az biri olmadan bissouma kadro muhendisligine nasil uyuyor, ben cozemiyorum.

« / 3 »
Kayıt Ol