sallai'yi iç koridora gönderme işi oyunun büyük bir bölümünde kenar yükünü zerine yıktı. dolayısıyla yediğimiz geçişlerin yarısında sağ bek kendisiydi ki, merkezde de haddinden fazla ikili mücadeleye girmek zorunda kaldı.
açıkçası şu durum pek sağlıklı gelmiyor.. ilk defa dk 65'ten sonra fiziken bittiğini gördüm.
maç özelinde bir durum olup olmadığını biliyorum ama sallai bu işlerin dozunu kaçırıp önündeki kanattan rol çalabiliyor.
(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)
topun %60 atletico da kalacağını düşünürsek;
sanki yunus'u sol kanat olarak oynatıp da barış osimhen yanına çekerek gezgin bir rolde oynatsak, topları kaptığımızda çok daha tehlikeli opsiyonlarımız ve sert ataklarımız olabilir gibi.
biz ona değil de, o bize 10 milyon vermiş ve karşılığında istediği gibi at koşturabiliyormuş gibi garip bir görüntü var.
kocaeli'den sonra uğruna alenen, bile isteye, göz göre göre puan kaybettiğimiz 2. maçı oldu.
günay'ı dinlendirdiğimiz bir haftada iyi iş çıkardı.
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
tek bir 10 numarası yok, santraforu icardi ve şu takım için 40 milyona defansif orta saha aldırmaya çalışıyor.
ayyormam bu kadar.
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
ilk 11 olduğu hiçbir hedef maçı kazanamamışken hala ısrarla, inatla, her hedef maçta oynatılıyor olması artık taraftara da, takım arkadaşlarına da saygısızlık.
takımın en formda ismi sara'nın dahi kesik yiyebildiği bir ortamda icardi'yi şu bir stadda, şu zeminde, şöyle bir derbide, hiçbir şey vermeyeceğini bile bile alenen nasıl oynatabilirsin?
atağa birazcık hızlı çıksak yetişemediği için ceza sahası boş kalıyor. oyun biraz tempo kazanırsa, geride kaldığı için yine ceza sahası boş kalıyor. koşu atamadığı için defans ve orta saha arasında dalgalanma bile olmuyor. kütük gibi kapanabiliyor rakip takımlar.
yok bir tane orta gelmemiş. sanki bana galatasaray'da ofansif bek tercihleriyle, orta kafa gol futboluyla meşhur bir takım. skrinair hakemi aldatmaya yönelik takla atmadan maçı bitirmek zorunda kaldı sayesinde, söyleyeceklerim bu kadar.
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
2 senedir kaleci arayan bi takıma 10 milyonluk kaleciyi son gün 30 milyon vererek almak zorunda kalabileceği kadar pervasız, iş bilmez, ekonomik farkındalığını kaybetmiş bir teknik heyetin, niye yarı finale as kalecisiyle çıkıp da, finalde derbiye yedek kaleciyle çıktığını falan sorgulamak istemiyorum.
10 numaraya dayalı bi 4-2-3-1 oyunu oyunatıyor ve takımının orjini 10 numara olan tek bir oyuncusu dahi yok, yok. sağ beki 3 senedir yok. o yüzden 300 milyon euro harcadığı takımın sağ bekini sol açığıyla, 10 numarasını da sağ açığıyla devşirerek kapatmayı becerebildiği, kanat rotasyonu da yok.
5 tane orta sahası var, 5'i de 6-8 oyuncusu ve takıma yeni bir 6 numara aldırmak için 30 milyon euro harcamayı düşünüyor?
bunun gibi sayılabilecek onlarca tuhaflık, garip olay içerisinde takım mühendisliğini falan geçtim artık. matematik yok direkt. 1+1 de tökezlenen bi durum mevcut.
şöyle bir maçta, özellikle de böyle bir stadda oynamaması gereken ilk futbolcuydu fakat, mecburiyetimiz kupalardan derbiden falan önemli tabi.
10 milyon euro maaş verip "otur" deme hakkına sahip değiliz, ahah. parayla bile oturtamıyoruz.
tekrar tekrar soyluyorum.
orjin bir 10 numara olmadigi icin merkezde hizli karar vermesi gereken pozisyonlarin tamaminda topu fazladan durttugu icin pozisyonu yutuyor.
bir tanesi pozisyon olmak uzereyken olmadi ve donup gol oldu.
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
baris macin %70inde bombos ve tek topla karsi karsiya birakilabilir ama israrla atmiyoruz.
ınanilmaz, halbuki bombos yayla var.
(bkz: 9 aralık 2025 monaco galatasaray maçı)