mevzuyu volkan demir anlattı...

çocuk wonderkid olarak benfica'dan alındı, babası fb'li olduğundan transfer gerçekleşmiş, benfica bırakmak istememiş. ismail'in vitor'dan sonra geldiği sezon.
jesus gelince ya bu çocuğu genç diye oynatmıyorsunuz, benfica'da oynayacaktı bari kiralık gönderin deniyor.
yaşı küçük olduğundan kiralık verilemiyor, özel anlaşmayla lisansıyla transfer edilmiş gibi gönderiyorlar.
çocuk kiralık zamanı bitince muhatap bulamıyor... kimse aramıyor falan, onlar arayınca doğru dürüst cevap alamıyorlar. dallamalardan biri herkes fb'de oynayamaz falan diyor.
o da serie b'de bir takıma transfer oluyor, orada iyi gidince şimdi seria a da pisa'ya transfer oldu.
19 yaşında, iyi kötü seria a seviyesi oyuncuyu tamamıyla bedava verdik. potansiyeli de çok daha yüksek...

bana göre sahada olan sahada kalır. yok şuymuş buymuş önemli değil...
ama renktaşa uğurcan'ın kaleci olarak seviyesi konusunda katılıyorum. gerçi liva da daha iyi değil, ama konuşulan 20m gibi bedellere çok iyi yabancı kaleci bulunabilir. şu dünya kupasına bakmak bile yeterli.

evet bu saatten sonra amatör lige de düşse bırakmam fenerbahçe'yi... ama taraftar yoruldu mu? yoruldu. mesele sadece bizim başkanlar da değil, devlet, siyaset herkes karşı gibi bu takıma. anlamyorum.

birkaç nedeni var:

- holding'de birinci sırada değil, malum. aile içinde yeterince başarılı görülmüyor ve kendini ispatlama arayışı var.
- fenerbahçe kendini ispatlaması için iyi bir platformdu, ama çok ters zamanda geldi. transfer limiti dolmuş, siyaset ters yönde, eli kolu bağlı.
- yanlış tercihler yaptı. hem futbol hem ilişkiler anlamında. ilişkileri değiştirdiğinde düzeltebileceğini düşünüyor.
- koç grubu hem uluslararası anlamda hem de yurt içinde sıkı denetlenen, gözlemlenen bir grup. ali koç istese de kirli oynayamaz.
- çok para yatırdı, başarı elde edemeden çıkarsa ailenin en başarısız bireyi olarak ağır bir hakarete uğramış gibi hissedecek.
- finansal durumu ve kurumsal sorunları biraz çözdü, ilerletti. yerine gelen kişinin bunların üstüne konarak başarılı olmasını sindiremez.

tek kelimeyle rezillik... taraftar olarak ben utandım. bu oyuncuların ikisi de takıma büyük katkı verdi, vermemiş olsa bile bu fenerbahçe'ye yakışan bir görüntü değil.

biri yazmış şampiyon olamadıysa helada veda ederdim diye... o kafayla oyuncu değil fenerbahçe küçük düşürülmüş olur. ne olursa olsun futbolcu bu sistemin emekçisidir. emeğine teşekkür edilir. bu kadar gol/asist katkısı yaratmış oyuncuysa bence düzgün bir veda hazırlanır. aksi takdirde doğru dürüst oyuncu gelmez takıma...

ayrıca şampiyon olunmamasında açıkçası suçlanacak birileri varsa dzeko ve tadiç son sıralardadır herhalde...

geliyor geliyor... persepolis'e verelim işte.

ya bizim başarısızlığımızın sebeplerinden biri de sezonu bu ön elemeler nedeniyle çok erken açmamız. sonra ilk devre ortasında kritik sakatlarla mücadele ediyoruz.
resmen yedekleriyle iki ayrı kadro kurmak gerekiyor.
bari önemli oyuncuların hepsini şimdiden tatile göndersinler. ligde bir halt kalmadı zaten... gerçi onlar da değişecek ama... muhtemelen seri başı olmayız, üstüne bir de benfica falan çıkar zaten.

kadroumuz gs'yle denk değil. aslında son üç sezondur denk değil, ayrıca iskeleti oturtamadık. yönetimin td konusunda yaşadığı savruluşlar tuz biber ekti.

jesus, oldukça kısıtlı kadroyla iyi iş başarmış. bence son yılların en iyi hocası.
ismail, dzeko ve tadiç'in taze ve formda olduğu bir sezonda takımın başındaydı. şima da prime'ındaydı. ismail'in katkısı da unutulmaz elbette, ama bence jesus kadar iyi bir taktisyen değildi.
mou maalesef üçü arasında en düşük başarıyı gösteren oldu. bence fenerbahçe'yi de ligi de yanlış yorumladı. seneye bir şey yapar mı? bilmiyorum.

ama yabancı hocaların derbi sıkıntısını analiz etmek gerek. jesus da avrupa'da bile iyi maçlar çıkarmasına rağmen derbilerde çok zayıftı.

bizde futbol rakibi bozmak üzere oynanıyor. fenerbahçe bir pl ya da la liga takımı kadar tempolu değil, dolayısıyla bu bozma işinden etkileniyor.

nasıl bozuluyor oyun? örneğin gs yoğun ama savruk bir pres uyguluyor. avrupa'da ciddi maçlarda bu nedenle tökezliyor. ama biz de hataya meyyal bir kadroyla oynadığımızdan bu pres altında geniş alana oyun yaymada zorlanıyoruz. ismail kartal bunu sakin pas oyunuyla geçmişti. ha aynı sakin pas oyunu ciddi bir avrupalı rakip karşısında çalışmaz.

nasıl bozuluyor oyun? örneğin tempo kazandığınızda rakip zamana oynamaya başlıyor.

hakemler de düşük karakterli olduğundan rakipler hakemlerle de çok oynuyor. uzun süredir biz hakemleri baskı altına alamıyoruz. türk hakemleri kritik pozisyonlarda faul verirken duraksıyor. teatral ya da bariz bir hareket görmedikçe vermemeyi tercih ediyor.

ilk golü yediğimizde oyun kırılganlaşıyor. bunu jesus biraz aşmıştı ama mou çözemedi.

mou, jesus gibi hocaların oyun planlarını uygulamak için takımın en zayıf halkasının skriniar seviyesinde olması gerek. buna da bütçe yetmiyor.

haliyle bize, bu tür ligleri çözebilecek kurt hocalar lazım. yerlilerle olur mu? eh işte, biraz idare ediyorlar, ama bizde yerli hoca başka takımlardaki kadar başarılı olmuyor.

ikinci bir konu: kadro özellikle genç alternatifler açısından çok zengin olmalı. oyuncular gönül rahatlığıyla sakatlanmamalı.

başkan olabileceğini sanmıyorum. bence ciddi bir olan bir aday ekibiyle boy göstermeli. şu an ali koç ve aziz yıldırım dışında gerçekten başkanlığa talip birileri varmış gibi görünüyor. daha çok bir reaksiyon bunlarınki.

beyaz futbol'da devrim zengi'nin söylemesine göre mourinho'yla yollar ayrılıyor. belki o konuşulur... yani ne derse desin...

« / 7 »
Kayıt Ol