gs maçıyla ilgili renktaşları oldukça pozitif görüyorum. bu da hoşuma gidiyor. ama bu maç çok kolay değil, öyle üç yetmez beş atalım seviyesinde görmüyorum maçı. hatta fazla stresliyim
her şeyden önce yabancı hakem atansa bile sorun sadece hakem değil. rakibin oyuncuları bizimkilerin sinir tellerine oynayacak, hile / hurda devam edecek. iyi niyetli bir hakem de kandırılabilir.ikincisi, gs bir süredir kötü oynuyor diyoruz da... o kadar değil. skor ve pozisyon bulan bir takım. üçüncüsü, bahis parasıyla şununla bununla aldıkları iyi oyuncuları var. bunlar kötü günlerinde bile skor yapabilen oyuncular. dördüncüsü deplasmandayız. altı puan önde çıkıyorlar. rize'de en azından puan kaybı yaşasalardı daha temkinli çıkacaklardı. 6 puan ciddi bir rahatlık demek. başka maçlarda zaten bağlarız diye düşünüyorlardır. kötü oynadıklarında da başka takımlara karşı puanları üçe bağlanmış.
bu şartlarda beraberliğe sevinmem, ama üzülmem de. keşke ilk yarı puan kaybımız düşük olsaydı, keşke kadıköy'de en azından beraberlikle bitirseydik maçı.
bu hakemle provokasyon işimize gelebilir. taraftarları ortalığı birbirine katsa yabancı hakem gözünün yaşına bakmaz tatil eder.
şimdilik gayet iyi gidiyor. gelişecektir. en azından şöyle bakmak gerekir: yusuf akçiçek takımda hiç yer bulamasaydı bilabedel alt lige gönderilecekti. şimdi avrupa'dan talipleri olsa szalai seviyesinde transfer yapabilir. diyelim geriye gitti, türkiye liginde her zaman yüksek takas değeri olacak. o nedenle her yıl böyle 3-4 oyuncuyu vitrine çıkarmamız gerekiyor.
aşk ilişkilerinde de böyledir. bir soğukluk girdi mi, büyümesini beklemeden ceketini alıp çıkman gerekir, aksi halde toksiğe bağlarsın. gitsin, yeri dolmayacak oyuncu da değil, 2.5m maaşı hak eden bir oyuncu da değil. şansı bol olsun.
lewandowski ya da van dijk, ahmet kutucu gibi oyuncularla aynı klasman değil; elmayla armut. her halükarda kaliteli yerli almak gerekli. eğer bu çocuk 2.5m'a rakibe gidecekse yazık... lewandowski'yi getirebilirlerse getirsinler, ama dzeko'yu da beğenmezlendiğimizi unutmayalım. şampiyonluğun şoförü alex, hagi gibi isimler oluyor ama arabanın tekerlekleri de ümit özat, barış alper, yunus akgün, gökhan gönül, mehmet topal gibi oyuncular oluyor.
bununla birlikte kendi adıma 33-34 yaş üstü transferlere çok büyük isimler dışında pek sıcak bakmıyorum. lewo olur evet, ama olacaksa o seviyede.
24 yaşında, çıkışta. kanatta ve uçta oynayabiliyor, çok yönlü. ayağı iyi, dayanıklı, yere sağlam basıyor. gs 2.5m gibi cüzi bonservisle almayı planlıyormuş. şu çocuğu neden listeye almazlar?
düşüşte olan bir oyuncu. kontrat beklediği için kendini salıyorsa olmaz olsun. kontratı alınca tam yatışa geçecek demektir. yok olağan bir düşüş sürecine girmişse maliyet yükseltmeye gerek görmüyorum. yeni oyuncular alalım.
devre sayılırız 🙂 85'i hayal meyal hatırlıyorum. ama sonraki şampiyonluk ayna gibi aklımda. şahsi görüşüm:
ferdi büyük bir kayıp, ama hazırlık maçlarında gördüğüm kadarıyla mou'nun ferdi konusundaki kararı da belirsizdi. ferdi'nin varlığı yine de bizi en az 3 puan yukarı taşırdı.stoper çilemiz bitmiyor. stoperler rakip santraforlarla yüz yüze kaldığında kaçınılmaz olarak kötü görünür. kötü görünmemek için geriye çekilirler. orta saha işlemediği için durum bu maalesef. mou oyunu daha geniş alanda oynamak istiyor. ama oyunun sürekli bozulduğu, oyuncuların birbirine yapıştığı, yoğun temaslı, maçın sık durduğu, taktik faullerin çok sık gerçekleştiği bir ortamda bana bu gerçekçi görünmüyor. kanatları çok hızlı kat edecek oyuncular lazım, bu şablona yakıştığı halde oğuz'u bu kadar geç kullanması da ciddi bir teknik yönetim sorunu olduğunu gösteriyor. levent hiç alınmamış gibi mesela... yedekte bile olmayacak kadar kötü mü bu levent?amrabat da riski azaltmak için stoperlerin arasına gömülüyor. osayi bu yıl da var. ama etkinliği düşük. uzun pas atıp sonra boşluğu hızla doldurması bekleniyor oyunculardan, ama rakipler zaten boğuşmayı sevmeyen nesyri'yi kolay marke ediyor, öne koştuklarında rakip atağa başlamış oluyor, geri koştuklarında eforları düşüyor.nesry, burak yılmaz tipinde bir golcü. araya top da istiyor. bu durumda selçuk inan tipinde bir pasör gerekir. en yakını fred, ama oyunu kanatlara doğru akıtıyoruz. nesry'yi de istasyon olarak kullanıyoruz. şimdi hücum ya dzeko'ya ya nesry'ye göre kurulmalı. hem ona hem buna göre kurunca ikisinden de yarım performans alınıyor.
e çalışıyor, modriç de yarım sezonda modriç olmadı. şansı hala varken bırakıp gelmez.