aklımın erdiği ilk sezon 103 golle şampiyon olduğumuz yıl. öncesinde takım pek iyi sezonlar geçirmemiş, selçuk yula'yla bordoeux'yu yenmişiz... o sezon cidden coşkuluydu, keyifliydi, fenerbahçe gibi fenerbahçe seyretmiştik.
sonrasında fenerbahçe futbolda sonuca ulaşma konusunda sürekli geri gitti.
103 gollü sezondan sonra carlos alberta pareirra gelene kadar yokları oynadık. kalede nurettin, bir türlü iyileşmeyen rıdvan'ın nazı niyazı... bjk 3 yıl üst üste - bir kere namağlup - şampiyon oldu. bjk'ye karşı adam gibi maç bile kazanamadık. hiddink, venglos, ivic gelen gideni arattı. 6-1'lik bir aydınspor maçı var ki ilker yağcıoğlu'nun fenerbahçe'ye transfer olması ondandır.
ali şen geldi. hadi topluyoruz dedik. cidden bir şampiyonluk aldık. inanamadım. trabzon'da allah yüzümüze güldü de o mucize maçı kazandık. yoksa yine kazanamazdık. ali şen'in havası bir sonraki sezon söndü. lazaroni diye biri geldi. kadro gitti-geldi. yine aynı tekrara başladık.
bu sefer 4 yıl üst üste gs şampiyonluğu gördük. fetöydü, ottu, boktu anlarım da... ulan biz de fadıl vokri'sinden faruk'una bülent uygun'undan saffet'ine akla gelebilecek en saçma kadrolarla ligde devam ettik. mıymıy otto bariç, rıdvan'ın bu sefer td halleri, löw'ün staj yılları... arada gs'yi yeniyorsak ona seviniyorduk sadece. arada adamlar uefa kupasını bile aldı götürdü.
aziz yıldırım'la mustafa denizli yönetiminde bir şampiyonluk daha... 5-6 yılda bir. buna da şükür derken sonraki sezon lorant faciası. elimizde ne var? gs'yi 6-0 yendiğimiz bir maç o sezon kim şampiyon? gs... 6-0'ı anlatır dururuz. tek bir maç. denk getirdik, sonra o sezon toplayamadık. alex gelene kadar yoklardaydık.
2003-2006 arası 4 sezonda üç şampiyonluk. tam yürüyoruz dedik.... kadro iyi, hoca taş gibi. denizli maçında verdik şampiyonluğu. yine aynı çukura düştük. sonrasında da 90'lardaki havaya geri döndük. aragones, aykut şu bu derken o günden bugüne 2 şampiyonluk alabilmişiz. bursa ve başakşehir bile şampiyon olmuş.
ben izlemeye başladığımda şampiyonluk sayısı en yüksek takım fenerbahçe'ydi. yıllar içinde gs arayı açtıkça açtı. bjk dibimize kadar geldi. çok uzak değil bir on sene sonra trabzon'la cebelleşmeye başlarız.
bu gidişin sonu olmak zorunda. kaç haftadır yapı türküsü söylüyoruz. haklıyız da. o zaman bu derbiyi alacaksın kardeşim. her şeyi çöpe attık. her şeyi ya... mourinho'nun incileri mi döküldü? yoo, gider en kötü arabistan'da kellesine bakar. adam resmen beraberliğe çıkmış bu maça. vurup kırıp alacağı maçta oyuncular gezindi. yok direkten dönmüşmüş bilmemne.... adam gibi vuran futbolcu al o zaman, en nesry ne? bu kadar zor olmamalı ya... rakibin iki sezon icardi'yle kupa kaldırdı. bu sezon osimhen'le gidiyor. biz rossi'den tadiç'e ancak çıktık. onlar da yaştan malul.
jesus'un olduğu sezonda da bjk'ye saçma sapan böyle bir maç kaybetmiştik. önceki sezon samet sağolsun trabzon'a verdik gitti... ya bu kader midir? mesela bu samet denen adamın olmadiğini, olamayacağini kim görecek? mourinho bile anlamıyorsa kim anlayacak? 20m'u en nesry gibi soru işareti bir oyuncuya vermemek gerektiğini kim bilecek? ya inanın, fenerbahçe'ye 500m transfer bütçesi verseler gider soru işaretleriyle dolu saçma sapan oyuncularla takımı doldururuz. ya da forveti süper alıp stoperi unuturuz falan... ya bu iş bu kadar mı zor?
hoca mı? yönetim mi? taraftar mı? nedir bunun laneti? kim gelse, kim gitse değişmiyor. kapatalım bari futbol şubesini, sinirlerimiz oynamasın.
battı balık yan gider. gs'nin ligdeki en büyük destekçisi biziz zaten... şu maça bak. yani okan buruk'a sorsak böyle oynamamızı isterdi herhalde. bir taraflarıyla gülüyorlar bize.
yıllardır izlerim. bu tür maçları hep veriyoruz. geçen yıl da trabzon'a verdik, önceki yıl yine bjk'ye. mou içerideki gs maçına ve deplasmandaki ts maçına da kötü hazırlandı. ts maçında denk geldi aldık. hepsi bu.
o topların gol olmamasının bir "sebebi" var. tamamıyla şans değil yani. en iyi ve tek golcün yaşlı, artık hareketi tamamlayamıyor. genç golcün dengesiz ve yetersiz. tadiç, maxim, fred oyunun ciddiyetinin farkında değil.
yani oyuncular ne ruhen ne de taktik olarak hazırlanmamış.
100% hocaya yazan bir mağlubiyet.
karşısında bitik beşiktaş vardı ya... yok bilmem nesi yok şu bu. adamın tek yaptığı golü yedikten sonra cenk tosun'u oyuna almak. bu kadarını yapmak için 10m vermeye gerek yok. bodrum'un kovulan hocasını alsan hemen hemen aynısını yapar.
öncelikle bu uzun ve detaylı değerlendirme için renktaşa teşekkürler...
sağlam kaliteli kadro şart. ama bu nasıl kurulur? bence tecrübeli oyuncularla genç ve dinamik oyuncuların iyi bir karışımını elde etmek gerek. tuncaylı pvh'li kadroyu hayal ediyorum.
gs'nin şampiyonluklarında da kerem, barış alper gibi oyuncular pay sahibi. bizim rekabet gücümüzde de mesela ferdi'nin ne kadar etkili olduğunu şimdi görüyoruz.
genç ve savaşçı oyuncular kadroya sadece oyunlarıyla değer katmıyor. rekabete giriyor ve sahadakileri de seviye artırmaya zorluyor.
ikincisi, bence süreklilik. şampiyonluk gelmediği sürece hoca değiştiriyoruz, daha kötüsü 1 yıllık sözleşmeyle hoca transfer ediyoruz. bu olmaz. bu ancak altyapı derinliği ve oyun geleneği oturmuş barcelona gibi takımlarda olur. bizim sistem sürekliliğine ve gelişen kadrolara ihtiyacımız var.
gs haksız rekabet araçlarını kullanıyor, bu doğru. ama bize kullandırmazlar. bizim kalecimiz yerlerde yatsa 3 maç sonra cezalı duruma düşer. gs'nin uyguladığı sertlikle hiçbir maçı 11 kişi bitiremeyiz.
gs, osimhen'le forvet hattında bir kalite sıçraması yarattı. yılın sonuna kadar götürebilirlerse büyük başarı. osimhen'i denklemden çıkardığımızda fb veya gs'den daha iyi değil hücum hattı, hatta geride. şu durumda bizim formda ve üst düzey lig tecrübesi olan bir 10 numara ya da golcüyle dengeyi kurmamız şart. yalnız "üst düzey lig" tecrübesi. arap ligi değil...
yaş ortalamasını da biraz düşürmemiz gerekiyor. şu anki kadro 2 yıl içinde önemli unsurlarının bir bölümünü kaybedecek. sadece tadiç'in yerini doldurmak bile çok zor. bu tür geleceği planlayan kararlar da alınmalı.
herhangi bir devlet kurumunun "fenerbahçe dahil" spor kulüplerini amatör branşlar haricinde desteklemesi yolsuzluktur.
ama nasıl önüne geçilecek? hiçbir fikrim yok.
osayi süreci sonuçlanmadı. ama bats'ın gitmesi beni o kadar ırgalamıyor. sırf gs almasın diye yılda 4m vermek abes gerçekten. sonuçta orada da kenarda oturuyor.
bunca yıldır bjk'ye güvenmemeyi öğrenemedik mi? azıcık nasırlarına basılınca inlediler. açıkçası maçlarında da kayda değer bir hakem faciası yok. ersin baraj kurduruyordu gibi saçma sapan şeylere itiraz ediyorlar.
ikinci yarı fb - gs kalsa bjk gs'ye yatar, fb'ye söverler. işimize bakalım biz.
rakibin (gs) maçlarıyla ilgili yorum yapması gereksiz. yoksa her td kendi maçlarıyla ilgili şikayet edebiliyor.
bence yabancı hocaları yanlış yönetiyoruz.
mesela mourinho'ya hakem muhabbetini aktarmışız, çok üstünde durmuşuz, o da her yerde bunu konuşuyor. hele dur, oyunun otursun. jesus bu konuda daha uyanıktı.
mourinho rakipleri analiz ederken başka maçlarda nasıl oynuyorlarsa fenerbahçe karşısına da öyle çıkacaklar sanıyor. böyle olmadığını anlaması için en az bir sezon lazım. ama iyi bir danışmanla bunlar aktarılabilirdi.
bu nedenle daha fazla sakat verdiğimizi bilmiyor mesela... sezon yeni başlamışken beklerimiz tükendi. jesus da stoperlerde bu sorunu yaşamıştı.
göztepe ve samsun deplasmanlarında bu durumu öğrendi, ama muhtemelen bu rakipler gs ya da bjk karşısında da böyle oynayacak sanıyor.
türk futbol ortamı küçük, türk futbolcusu da profesyonelliği oturtmuş değil. batshuayi'yle bizim futbolcumuzken görüşen okan buruk sizce ismail yüksek ya da altay bayındır'la zamanında konuşmamış mıdır? rakiplerin oyuncularıyla konuşmuyor mudur? bu tür muhabbetler türkiye'de lafta kalmaz, sahaya da yansır maalesef. oyuncularıyla yakın olması önem taşıyor.
mourinho'nun sert bir tarzı var. negatif konuşan bir adam. bizim oyuncuların morali kolay düşüşe geçer, alaycı takılmaları anlamazlar, ya küserler ya özgüvenlerini kaybederler.