2025-26 sampiyonlar ligi sezonunda en keyif almamiz gereken maclardan belki de birincisidir. oncelikle buralarda oynamanin gururu ve ozguveni olmali. ikincisi ve daha onemlisi bu sene icin beklentileri coktan karsilamis olarak cikacak olmamiz. yenilirsek, elenirsek kimsenin bir sey diyecegi bir durum yok, turu gecmek ekstra buyuk bir basari olarak gozukecek.
stres yok, baski yok, kendini dunyaya gostermek icin onunde cok guzel bir firsat var. ben kendi adima maci bir taraftar olarak bu gozle izleyecegim. skor beklentisinden ziyade, yillardir bekledigimiz bir hayalin gerceklesiyor olmasinin, daha buyuk hayallerin baslangicinda olmanin umidiyle gururlanacagim.
soyle bir yorgunluk durumunda da oynayabilecegimiz en ters takimlardan biriyle oynayacagimiz mactir. alanyaspor ligin en iyi top dolastirabilen ve ne yaptigini bilerek oynayabilen takimlarindan biri. ozellikle skorda geriye dusersek ya da uzun sure gol bulamazsak mac gittikce zorlasabilir ve bizi daha da yorabilirler.
yorgunluk, sakatlik durumlari nedir bilmiyorum ama bana kalirsa sanchez, osimhen, singo ve sallai kesinlikle sahada olmali. ne kadar formsuz olsa da sanchez kesildiginde lig maclarinda oyunu rakip sahaya yikmakta problem yasiyoruz. osimhen yokken, hele bir de baris da yoksa, rakip sahada son derece pasif duruma dusuyoruz. lemina ve torreira juventus maci sonunda cok bitik durumda gozukuyorlardi, onlarin olmadigi denklemde sallai ve singo saha icinde bir yerlerde olmali ki tempo ve fiziksel kalitede yoklari oynamayalim. ayni sekilde baris'ta da bir 30-45 dakikalik mermi kaldiysa en azindan mac sonu sahada olmali.
tahminen ileride yunus ve sane sans bulacak, bir ihtimal aspirilla da 11 cikabilir bu maca. orta saha merkezde kimin oynayacagi tam bir muamma, tahminen birinci isim sara olur, ikinci icin singo surprizi gelebilir. acikcasi renato gibi bir kumar beklemiyorum ilk 11'de.
allahtan ic saha maci, taraftara buyuk is dusuyor. stad dolmali, enerji eksik olmamali.
ne olursa olsun dunya uzerinde gidilebilecek en zor 3-5 deplasmandan birinde sahne alacagimiz mac. aslanlar gibi mucadele edecegimizi dusunuyorum ama mesela 2 farkli bir maglubiyet en olasi sonuc gibi duruyor. hem rakibin gucu hem de bu macin onlar icin bize gore cok daha kiymetli olmasi dengeyi diger tarafa ceviriyor. ne olursa olsun, bir yerde galatasaray varsa umut vardir.
ikinci yarinin ilk hafta maci.
ozellikle ilk uc hafta fenerbahce'ye karsi kagit ustunde buyuk bir fikstur avantajimiz var ve fenerbahce'nin basarili olacak gibi duran transferleri takima oturmadan, puan farkini arttirmak icin guzel bir firsat gozukuyor. biz iceride antep ve kayseri, disarida da karagumruk'le oynarken fenerbahce alanya ve kocaeli'yle deplasmanda, goztepe ile iceride karsilasacak. her sekilde ucte uc yapip kendi isimizi gormeliyiz.
bu gorece avantajli fiksturun yine kagit ustunde en zor maci ise bu antep maci. akillarin atletico macinda olmasi ve bir turlu azalmayan eksiklerimiz en buyuk dezavantajimiz olsa da antep takimi da 5-6 kritik eksikle geliyor. bu maci eger mumkunse cok hirpalanmadan kazanmamiz gerekiyor.
bundan sonra bu mac da dahil olmak uzere sert gozuken deplasman maclarina kadikoy dizilisi yani lemina, torreira, sara uclusu ile cogu iceride olan ve rakiplerin daha az tehdit olusturacagi bodrum, kayseri gibi maclara da lemina yerine morata ile baslayacagimizi hissediyorum. okan hoca'yi biraz tanidiysak, morata'yi da kaybetmek istemez.
bu maca gelirsek, cok kolay olmayacak. samsun dususte olan ama organize ve hizli hucum edebilen bir takim. bizim de sezon basindan beri en buyuk sorunumuz hizli hucumculara karsi oldu. mesela fenerbahce karsisinda neredeyse her mac oyun ustunlugumuzu de rakibin yavasligina bagliyorum. samsun da holse, emre kilic ve hatta schindler gibi hizli ya da pirpir adamlar var. bunlari kontrol altinda tuttugumuzda maci rahat aliriz, zira gol bulmada sorun yasamayiz. sag bek icin frankie cezali, kaan sakat, jelert de kontenjan disi deniyor. bu durumda ya sallai ya da baris alper gececek oraya. aslinda emre kilic'i kontrol altinda tutmak icin agresif bir sallai kotu bir opsiyon degil ama bahsedildigi gibi kart olayina dikkat etmesi gerekecek. okan hoca'nin yapacagi bir cilginlik da lemina'yi sag beke cekip morata'ya yer acmak olabilir ki bunun sonuclarini kestirmek imkansiz, tam bir rus ruleti olur. ona da bu asamada hic gerek yok.
derbi sonrasini su ana kadar oynadigimiz haldir huldur hucum yerine, 2014-15 sezonunun son 5-6 haftasi modunda oynayacagimizi, gol atmaktan ziyade once gol yememeye yogunlasacagimizi dusunuyorum. hedef cogu maci 1-0, 2-0 gibi skorlarla kazanmak, isler iyi gitmezse de en azindan 0-0'a baglamak olacak bana gore.
aslinda boyle daha tutucu bir futbol icin en uygun maclardan biri de kasimpasa deplasmani. kasimpasa ilerideki fall, de costa gibi pirpirlari ve ligin iyi sayilabilecek teknik yetenekteki merkez orta sahasi ile cok iyi kontratak kovalayabilen bir takim. zaten deplasmanlardaki basarisi da bunu kanitliyor. ama rakip takim savunmayi sert tuttugunda ise pozisyon bulmakta zorlanabiliiyor.
bu tarz bir futbolda biz de pozisyon bulmakta zorlaniyoruz ama lemina, osimhen, sanchez gibi silahlarla en azindan duran toplarla gol bulacagimizi ve yakin temasta oynanacak bir 90 dakikada rakibi fiziken ezecegimizi dusunuyorum.
eger sezonun cogunda oynadigimiz ve son donemde tam da oynayamadigimiz dogrudan hucum futbolunda devam edersek mac gecen seneki mac gibi rus ruletine donebilir, boyle bir riske de gerek var mi bilmiyorum?
grubu ikinci sirada bitirirsek, besiktas, fenerbahce ve trabzon'dan biri ile deplasmanda tek mac oynamak uzere eslesecegiz. boyle bir durumda hepimiz biliyoruz ki biz tek hedefi turkiye kupasi olacak besiktas ya da trabzon'dan birine giderken, fenerbahce de evinde iskenderun'la hazirlik maci yapacak. onun icin galibiyet onemli. ya da elenelim gitsin, ligdeki zorlu fiksturu sadece bize olacak sekilde zorlastirmaya gerek yok.
mertens'i 11de gormek bazi yazarlari uzmus ancak kadro o kadar dar ki mertens oynamasa yerine oynayacak isim en fazla kerem, berkan ya da yusuf. o yuzden bugun icin yapilacak pek bir sey yok ama derbide de 11'de gorursek buralar karisir.
40 yildir galatasaray'i yakinen takip eden biri olarak avrupa'da neuchatel zaferi disinda birak 3 farki, 2 farki bile cevirdigimizi hatirlamiyorum. hatta tek farki bile cevirmisligimiz kac tane var, emin degilim. o yuzden isimiz cok zor.
ayrica genelin aksine macin basindan cok sonunun daha kritik olduguna inaniyorum. dengeli bir oyun ilk yari sonuna dogru ya da ikinci yari basinda bir gol ile70-80'lere girip ikinci ve ucuncu gol icin riskleri orada almak daha mantikli geliyor.
sadece galatasaray degil, diger turk takimlarini da dusununce, bu tip durumlarda erken gol panigiyle oyunlar macin basindan kaosa donuyor ve sakin kalan her rakip eninde sonunda golu buluyor. o yuzden denge ozellikle macin basinda cok onemli. soyle dusunmek lazim; az alkmaar ligimizde oynayan bir takim olsa, galatasaray ic sahada ne oynardi, aynen onu oynamak lazim. normal kosullarda zaten 1-2 farkla yenecegin bir takimi macin sonlarina dogru baski altina alip fark arayabiliriz.
diger turlu golu her turlu yer, 1-1 falan bitirir, derbiye doneriz.
gonul ister ki isi ilk macta bitirelim. mesela 2-3 farkli bir galibiyetle hem moral depolariz, hem de derbiden uc gun once oynanacak ikinci macin yogunlugunu dusururuz. ama cok uzun zamandir isi ilk mactan bitirip, rahat rahat bir ikinci mac izledigimi hatirlamiyorum.
grup asamasindaki macta cok kotu oynamamiza ragmen kalite olarak ne kadar yukarida oldugumuz barizdi. macin basindaki sacma sapan gol gibi bir hata yapmazsak kazanip donecegimizi hissediyorum.