sara ve sallai ilerideki iq ve cevikligi dengesizlestiriyor, keske ilkay olsaydi

hayalleri büyük kurdurtacak maç, 4 maçta 9 puanı kimse yazmadı 2 ay önce. ama şimdi neden ilk8 olmasın sorusunu sordurtacak maça geldik. başarılarınıza bir yenisini daha ekleyin. göreyim benim aslanlarımı

ilkay, singo, davidson olmadigi icin dolayli yolda 5 farkli mevki dogru dizayn edilemiyor denkleme sara ve yunus giriyor hatta jacobsu#da eklersek 10 kisinin oynadigi denklemde 6 kisi mevkiinde ve ilk 11de degil. buna ragmen kontrollu oynuyoruz ve abdulkerimin ustun performansi bizi savunmada rahat tutuyor. bireysel yetenekle 1-0 yapip maci kapatmamiz gerekli gibi gozukuyor. fatih tekke hoca kendi oyununu degil bilinmez bir oyunla bizi bozmak uzerine oynuyor bu da bizi tutuk gosteriyor. 1 gol atmamiza bakar her sey.

norveç liginin geçen sezonki şampiyonunu ve muhtemelen bu sezonki şampiyonu da geçtikten sonra, premier lig şampiyonunu da yenince sırada hollanda liginin en çok şampiyon olmuş, avrupa kupalarıyla dolu, futbol kültürü yüksek bir kulübü yenmek var. meselelerin derinine inersek sohbet uzar, o yüzden kısaca diyelim ki; şampiyonlar ligi’nde türkiye şampiyonu artık kayıtlara galip olarak yazılıyor.
bu galibiyet bizim için ilk 8’e yakacağımız ışık olacak. geçen sezon 5 galibiyet alan takımlar ilk 8’e girebiliyordu, bu yüzden monaco deplasmanından ve içerideki union maçından 3 puan için umutluyum. diğer güzel ihtimal de şu; union’u yenemesek bile 1 puan alırız, üstüne atletico’dan da 1 puan koparırsak yine ilk 8 mümkün olur. çünkü geçen seneye göre bu sezon çok fazla beraberlik var, bu da bizi avantajlı kılıyor.
city maçını denkleme hiç katmıyorum. o maçın ayrı bir havası var, kimsenin o maçı hesaba katmaması lazım. kaybedersek “zaten city” deriz, kazanırsak da gönül rahatlığıyla “osimhen > haaland” diyebiliriz.

hem ligi hem cl’yi kopartacağımız sekansta gitmesi ve gelişinin from durumunu da göz önüne alırsak çok zora soktu bu şanssız sakatlık bizi. sara’nın kader haftaları başladı diyebiliriz.

a’dan z’ye bütün takım oyuncularının transfer süreçlerinde, son frankfurt tokatında ve ligdeki bu durgun gidişatın altında bu maç yatıyor. bu maç gerçek bir patlama ve bütün potansiyelin ortaya konacağı bir maç bekliyorum. futbolcuların ise profesyonel olarak bakmaktan çok küçücük çocukken yatağında tavana bakarak hayalini kurduğu düzeyde bir maça çıkacaklar. tam kadro olacağız, yüreğini, yeteneğini ve yapılan bütün algılara, umutsuzluklara karşı çıkıp galatasaray’ı bize gösterecekleri maç bu. maçın skorundan bağımsız bunları yazıyorum. netice ne olursa olsun!

youtube

kendisi sponsorluklar ve siyasi desteksiz nasıl bu enkazı kaldıracak bilemedim. umarım türk sporuna huzur getirir de bu durum lig takımlarına yansır, göztepe’nin aldığı ivme bizim oyunumuzu bile geliştirir avrupa için. buna benzer bir durum diliyorum ama kendisini yaşayacağı tablo bu;

x

tatsız, mimiksiz ve içten içe kızgın, kaygılı bir maç izlemek değil; baskın, güçlü, hızlı, farklı ve kazanmak için sahaya çıkan bir galatasaray futbolu izlemek istiyorum. tek fire abdülkerim’in yavaşlığı denilebilir. bunun dışında liverpool ve manchester city dışında her takımı yenecek bir kadromuz var. tecrübe eksikliği büyük oranda kapandı, kalite eksikliği büyük oranda kapandı, oyun oynama isteği mevcut ve en önemlisi 4 senedir beraber oynayan, belirli şablonlarla başarılı olmuş, son 5 maçta 15 gol atıp gol yememiş bir takım var. bahanemiz yok. bu maç 3 puan olmalı. totem motem yapılacak maç bu değil, totem yapılacak maçlar belli.

yunus ve sane’den kayseri maçındaki beklentiye girmeyin, tek sebebi zemin. gerçekten halı saha dışında veya belediye parkları dışında top oynamamış insanların profesyonel futbol sahalarının çimlerinin oyuncu ve oyun kalitesini %80 etkilediğini bilmemesi normal. son oynanan 4 lig maçının içinde tek düzgün çim kayseri’deydi ve sadece o maç fizik ilk defa tekniğin gerisinde kaldı, yani yunus ve sane’nin pik performansları.

« / 9 »
Kayıt Ol