ilk maçında garabet olimpiyat stadında başkanından sahadakine ne halt olduğu belli karagümrük futbol kulübü yerine rams parkta çıkacak olmasına sevindiğim yeni futbolcumuz.
bu vesile ile hoşgelmiştir.
yürü git arabistan’a devre arası çık gece uçağı falan vardır bekleme yapma daha burada!
4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçında sahada olmaması kesinlikle daha fazla işimize yarardı.
yallah arabistan’a yallah bekleme yapma!
kasımpaşa umarım kimin nereye yatacağını ayarlamıştır yoksa rastgele yatarlar daha büyük sıkıntı olur.
bir futbol takımının ideal kadrosu toplam 25 kişiden oluşur. ama nasıl 25 kişi?
biz 4-2-3-1'e saplanıp kalmış bir takımız buna göre bir planlama çıkaracağım:
2 x kaleci
2 x sağ bek
2 x sağ stoper
2 x sol stoper
2 x sol bek
2 x 6 numara
2 x 8 numara
2 x sağ açık
2 x 10 numara
2 x sol açık
2 x forvet
3 x joker
toplam 25 kişi değil mi? tamam, şimdi geldik oyunculara:
2 x kaleci: uğurcan çakır & günay güvenç
1 x sağ bek: wilfried singo
3 x sağ stoper: davinson sanchez & metehan baltacı & arda ünyay
1 x sol stoper: abdülkerim bardakçı
2 x sol bek: eren elmalı & ismael jakobs
4 x 6 numara: lucas torreira & mario lemina & berkan kutlu & kaan ayhan
2 x 8 numara: gabriel sara & ilkay gündoğan
4 x sağ açık: leroy sane & yunus akgün & roland sallai & yusuf demir
0 x 10 numara:
1 x sol açık: barış alper yılmaz
3 x forvet: victor osimhen & mauro cardi & ahmet kutucu
toplamda 23 kişi.
nasıl ama? kadro mühendisliği budur işte! senin elindeki 3. stoperin altyapıdan gelen genç, diğer stoper pozisyonunda sadece 1 alternatifin var, sağ açık için 3 alternatifin var, sol açık için tek oyuncun var ve daha da önemlisi 4-2-3-1 sistemindeki en kritik yer olan 10 numaran yok.
şahane ya. muazzam. mühendislik budur işte.
demir yolları inşaat mühendisi arthur mellen wellington'a göre mühendislik, "beceriksiz birinin iki dolara kötü yaptığı bir şeyi bir dolara iyi yapma sanatıdır.". wikipedia'dan aldım bu giriyi, cuk diye oturmadı mı?
bizim yaptığımız kadro mühendisliği tam olarak da beceriksiz birinin 2 dolara yaptığı kötü bir şey değil mi şu hali ile? eksik, yarım yamalak, birbirini ikame edecek oyuncuların arasında birbirleri ile uçurum olan bir yapı değil mi?
futbolu bir bina inşa etmek olarak düşünürsek mesela bizim şu andaki yaptığımız mesela şunun gibi bir şey:
malumatfurus
bu ne ya? nasıl böyle saçma planlayabiliyorsunuz her şeyi?
ya sağ açıktan bozma sağ bekimiz var, sağ bek almışız ama onu sağ stoper oynatıyoruz ve sağ stoperimizi sol stoper oynatıyoruz. neden? elimizde bir tek sol stoper var ve bazılarına göre çok kötü oyuncu.
kimse yerinde oynamıyor takımda ya deli olursun. sağ bekte sağ açık, sağ stoperde sağ bek, sol stoperde sağ stoper, 10 numarada 8 numara, 8 numarada 6 numara, sağ açığın sol açık oynuyor çünkü tek sol açığın forvette.
rubik küpleri çözülmesin diye etiketlerin yerini değiştirirsin ya hani hah tam onun gibi. çözülmez de, çözülmüyor da. neden? çünkü planlama yok.
planlama yapacak adam yok demek daha doğru belki de. bir teknik direktör mesela çıkıp bu kadro mühendisliğine "benim kadrom tamam" diyorsa o da planlamayı yapamıyor demektir. bir yönetici çıkıp "hoca sana bi sol stoper daha alalım, bi de gerçekten bi 10 numara alalım ya da 4-3-3 mü oynarız" falan demiyorsa o da işi bilmiyor demektir.
yok mu kardeşim bu işin bi profesyoneli? illa hep mi iş adamları derneğinin gönderdiği tipler olacak bu camiada?
biraz önce twitter'da bir görsel gördüm 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında yediğimiz 5. gol ile alakalı onu bırakıyorum buraya:
twimg
(hikmet pınarbaş'a teşekkürler onun twitinden aldım görseli)
kaleci oyun kuracak. sol stoper orta sahada, onun yerine 8 numara gelmiş. tek problem bu da değil ha görselde, 6 numara (lucas) gelmemiş bile, sol bek orta saha hizasına doğru açılmış, sağ bek (ki oynayan oyuncu sağ açık tekrardan hatırlatayım) yanlış görmüyorsam eğer orta saha çizgisinde. orta saha yuvarlağında duran da diğer 6 numaramız kaan ayhan.
rönesans tablosu gibi. götür louvre müzesine "oyun kurulumu nasıl yapılmaz?" ismi ile şu tabloyu as rekor paraya satarsın. öyle sanat eseri.
ne yapıyoruz ya? böyle oyun kurulumu mu olur dakika - skor ne olursa olsun? bu ne ya bu ne birisi çıksın anlatsın! şu kadar büyük bir rezilliği bize nasıl izlettiniz ya?
ciddiyet beyler! ciddiyet! önce yönetimden başlayarak ciddiyet! önce bu kadro mühendisliğinden sorumlu olan, bu transferleri yapan çıkıp hesap verecek, sonra bunlara oyun kurulumunu bile anlatamayan teknik direktör!
oyun kurulumu yok, hücum planı yok, savunma planı yok, bi tek önde baskı var başka bir şey yok. sonuç? hezimet olur tabi sonuç, bir şey yok ki.
ciddiyet! bu dakikadan sonra tamamen ciddiyet! konsantrasyon bile ciddiyetle başlar, aklınızı başınıza alın!
yazacak hiç bir şey yok aslında. ama o kadar çok yazacak şey de var ki, inanılır gibi değil.
öncelikle plan:
1 - davinson sanchez'den sol stoper olmuyor. olmaz. olmayacak. adama mevkisi ters. tamamen ters. tüm iç güdüleri yanlış çıkıyor adamın ama biz onu sola alarak başladık.
2 - davinson ve singo daha önce tandem oynadılar mı? hayır. birbirlerini biliyorlar mı? hayır. oynama alışkanlıkları doğal olarak yok ve biz bu iki oyuncuyu tandem oynattık.
3 - uğurcan - davinson ve singo merkezde birlikte ilk defa maça çıktılar. uğurcan'ın davinson ile alışkanlığı yokken bir de singo'yu ekledik denkleme. oysa ki en azından milli takımdan bi aşinalıkları olan abdülkerim'i düşünmedik bile.
4 - 30 milyon euro para vererek aldığımız sağ bek yerine sağ açıktan devşirdiğimiz sallai ile oynadık. sallai kötü değildi ama madem o sağ bek oynayacaktı biz neden 30 milyon euro sağ beke para verdik de bu paraya gidip bir sol stoper almadık?
5 - as forvetimiz yok, sakat peki kabul. icardi kilolu şişman bilmem ne peki ona da kabul. e barış 2 hafta keyfi top oynamadı çok mu formda da bu maça onu forvet yazdık? çıksaydık icardi ile, en azından bi top tutar sırtı dönük oynardı. barış forvette oynadığında temel problemimiz bizim sırtı dönük oynayamaması değil mi? milli takımda da aynı şeyi konuştuk, döndük burada da aynı şeyi yaptık.
6 - yunus - ilkay - sane üçlüsünden hangisi sol kanattaydı hangisi merkezdeydi? hadi sane sarıldı sağ tarafa bırakmadı (zaten bir şey de yapamadı da o başka konu) ama yunus mu 10 oynayacaktı ilkay mı ilk plana göre? 4-2-3-1 dizilmedik mi? bana burada 3'teki sol kenarı söyler misiniz kim bu sol kenar?
-----
planlama yanlış. tamamen yanlış. yani transfer döneminden gelen yanlış, bugün bize bu yanlış 11'i çıkardı işte. kendimizi yırttık burada "sol stoper alın" diye, kimse dinlemedi. geldiğimiz noktada sol stoperde oynattığımız davinson'a çarpan 2 top kalemize girdi, iyi mi oldu?
her seferinde bunu yaşıyoruz, yanlış planlama dönüp içimizde patlıyor. ve ben bu işten sıkıldım.
ama esas sıkıldığım şeyi size göstereyim mi? bundan 13 gün önce katıldığı televizyon programında okan buruk'un sarf ettiği sözler:
x
--- alıntı ---
istediğimiz bütün oyuncular alındı. kadro yapmakta zorlanacağım. çok güçlü, çok kalabalık, çok değerli bir takım oluşturduk. artık top da bende. bundan sonrası bende.
--- alıntı ---
tam olarak bundan sıkıldım. "çok güçlü, çok kalabalık, çok değerli bir takım" diyor teknik direktörümüz, oyuna ahmet kutucu giriyor. kaan ayhan oyuna girmese orta saha çökmüş, savunmada sol stoperde bir tek abdülkerim var elinde.
şampiyonlar ligindeyiz yahu. transfer dönemi kapalı ve şampiyonlar ligindeyiz, senin orta sahaya direnç katması için sahaya atabildiğin oyuncu kaan, belki hücumda bi alan bulur bir iş yapar diye sahaya atabildiğin oyuncu ligde bile doğru düzgün iş yapamayan kutucu. demiyoruz ki yedeğinde kante - vini olsun ama bu işin bir dengesi, bir dayanak noktası, bir orta noktası olur ya.
birisi şampiyonlar ligindeki tüm oyuncular içerisinde taban, diğeri kadrondaki en değerli oyuncu olamaz yok böyle bir denge. böyle bir planlama yok. böyle bir kadro mühendisliği yok. mühendislik diyince atom parçalamak zannediyorsunuz, değil ya. a oyuncu ile b oyuncu arasında en fazla bir seviye fark olur, 8-9 seviye fark olduğu zaman böyle oluyor işte.
gelelim oyun planına:
pres oynadığını dünyada bilmeyen kalmadı zaten. ama pres yapmak için rakibin planını bi çalışmak gerekir değil mi? hangi alandan çıkıyorlar, nereden hareketleniyorlar, topu kimler daha çok çıkarmaya yatkın değil mi? hah, hangisine çalıştın? çalışsan bu maçta pres mi oynarsın?
adamlar kısa pasla en fazla 2 pas yapıp kaçan oyuncusuna uzun vuruyor, sen önde 5 kişi ile pres yapıyorsun, 6. oyuncun rakip yarı sahada, geride kalan 4'lün kime gideceğine şaşırmış. sonuç? uzun pasta eksiksin.
ne yaparsın?
a) rakibe topu indirtmezsin, karşılarsın ve çıkarsın.
b) rakip topu indirir, indirdiği yerde pres yaparsın.
c) rakibin o blokta oyunu kurmasına izin verir, geride kalabalık durur alan kapatırsın.
d) hiçbiri.
allah aşkına söyleyin, hepimiz izledik. hangisini yaptık? yukarıdaki 4 şıktan hangisi bu akşamki savunma kurgumuzu açıklıyor?
neye çalışmışsın ya sen? neye çalışmışsın sen? rakip çatır çatır istediği topu indirdi, istediği gibi kurguladı, sen de topa pres yapmak üzerine kurguladığın için deli gibi geri koşmak zorunda kaldın topun savunmadan uzun çıktığı anda.
ama zaten rakip topu sana bıraktı değil mi? haaa, işte burası daha kritik.
3 tane çilingir olabilecek oyuncun var sahada, ilkay - yunus ve sane. bana söyle senin asıl hücum planın hangisi? kim senin çilingirin, rakip açanın?
yunus dribbling ile oyun açar, ilkay kilit pas ile açar, sane çalımla açar (açamıyor gerçi ama genel stili bu)
tercihin hangisi? "o anda ne denk gelirse" diye bi plan olmaz, öyle bi takım da olmaz. bana söyle ya senin ana hücum planın hangisi? rakibi pasla mı deleceksin, dribbling ile mi deleceksin, çalım ile mi deleceksin? hangisini yapmaya çalıştın bugün?
geldik mi esas probleme?
sistem
---------
bana rakibe pres yapıp çıkarmamak ve ön bölgede kapacağımız toplar ile hızlı hücuma çıkmak dışında 2. bir plan söyleyebilir misiniz? bir tane hücum kurgusu istiyorum sizden ya, üçüncü dördüncü planları falan geçtim ya 1 tane ikinci plan istiyorum osimhen sahada olmadığında. var mı? yok.
barış önüne top attığında etkili birisi, yunus keza aynı, sane aynı olması lazım değil belki ama tarz aynı. geriye kaldı ilkay ki son gün getirdin onu da, üzerine plan kuracak zamanın yok.
sara nerede? birisi bana anlatsın ya sara nerede? senin ana planındaki bu topları atacak oyuncun sara değil mi? geçen sezon rekor bonservis ile 20 milyon euro karşılığında almadın mı bu adamı? nerede bu adam?
gerçi girdiğinde o da sağ olsun 3 kere topu dürtmeden bir şey yapamadığı için golü çok güzel yedirdi ama ondan bahsetmiyorum. bireysel hataya girersem zaten çıkamam bu yazının içinden. benim bahsettiğim sistem, oyun anlayışı, hücum planı, savunma kurgusu, taktiksel diziliş ve buna göre varyasyonlar. maç 3-1 olmuş devreye girmişiz, ikinci yarıya çıkıyoruz elde 4 tane forvet arkası hattı için uygun oyuncu varken lemina çıkarıp icardi alıyoruz, ilkay yerini değiştiriyor. yahu bu adam ne zaman regista oynadı da torreira yanında top çıkarmaya aldın ilkay'ı?
anlamazsın, ben anlatayım. pep guardiola'nın sisteminden geliyor ya bu adam, hah. onun arkasında oynayan bir regista vardı. rodri var ya rodri, tanıyor musun? hah, o adam işte ilkay'ın arkasındaki regista'sıydı. rodri oyunu kurardı, ilkay ona 8'de destek verir 10'a doğru devrilirdi. yeri gelir 10'a doğru bernardo devrilirse eğer ilkay bu sefer mezzala olur kanada destek verirdi oyunu öyle açardı ama buralar çok tekniğe giriyor zorlanırsın. kaleye yaklaştıkça verimi artan bi oyuncu ilkay hani onu anlatmaya çalışıyorum da sen de fark edip onu çıkarıp kaan'ı aldın orta sahada torreira'ya destek olması için. ne diyeyim, zaten 5 değişiklikten belki de tek doğrusu buydu en azından bi yanlıştan döndün.
velhasılı abi önce sen kendin bi kurgunu oluşturacaksın. rakip senin pres oyununu topu sana bırakarak çözüyor ya, hah işte çözemeyeceği bir oyun kurgulaman lazım önce. bunun yolu top sendeyken doğru işleri yapacak oyunculara doğru görevleri vermek mesela.
bu maç özelinde dediğim gibi yoksa söylenecek çok bir şey yok. 2 gol bireysel hatadan top kaptırma, 2 gol zaten davinson'un sol stoper oynaması ve 1 de duran top.
ama bu maç özelinden çıktın mı genele baktığımızda bu maçı da değerlendirerek söylenecek o kadar çok şey var ki şu yazı yarısı bile değil. işte artık bunları çözmüşüzdür dediğimiz, çözmediğimizi gördüğümüz ve böyle giderse daha da çözemeyeceğimiz bir problemler silsilesi var başımızda.
umarım sadece söylemekle kalmaz ve gerçekten ders çıkarıp bu sorunların üstesinden gelmek için de çok çalışırız. yoksa aynı tas aynı hamam ülkede kırmadık rekor bırakmayız ama avrupa'ya çıktığımızda şampiyonlar liginde olmasına hayret ettiğimiz avrupa ligi takımı bize 5 atar, avrupa liginde olmasına şaşırdığımız saçma takım bize 4 atar bu iş böyle devam eder gider.
hangisini seçeceksin, seç. seç ve ona göre hareket et.
gelecekse cuma namazından önce getirirler umarım. adamın ibadetini sürekli yarıda kesiyorlar. yok umreden getir yok cuma namazından çıkar, ne lan bu? *
hani bu sene şampiyonluktan sonra çıkan bi şarkı var ya tefo ve seko diye iki rapçi söylüyor o şarkıda bi söz var girişinde:
"hayal değil, gerçekler. hasetlerinden ölecekler. onlar da haklı konuşmakla, böylesini nereden görecekler?" diye.
fenerlisi beşiktaşlısı tek bir ağızdan "para para para" konuşup duruyorlar.
e onlar da haklı konuşmakla, böylesini nereden görecekler? *
galatasaray'ımızın bonservisli oyuncusudur artık, hayırlı olsun.
bırakın bak bana planlamasını:
takım saat 15:00'te liseden çıkar, acele etmeden trafiği ve yol üzerindeki taraftarı da hesaba katarak ona göre 16:30 gibi sahilden tekneye binerdi.
oradan da 18:00 gibi yenikapı'ya girmiş olurdu.
yenikapı'daki organizasyon yine saat 16:00'de başlardı. bi hoşgeldiniz ve 3-5 marştan sonra belirlenen maksimum 5 sanatçı / grup çıkardı.
ilk sanatçı 16:30'da çıksa 30'ar dakika süre ayırsan bunlara fazla fazla 3. sanatçı sahneden ineceği sırada takım alana varmış olurdu.
19:30'da futbolcular doğru şarkılar ile sahneye gelirdi. saat 20:30'a kadar iş bitirilmiş olurdu, yarım saatte de kupa seramonisi vs. yapılırdı ve en fazla 21:00'de iş biterdi.
sonrasında ver yeniden işi dj'e kalıp eğlenmek isteyen taraftarı marşlarla şarkılarla alan boşalana kadar eğlendirsin. yavaş yavaş da dağıtırdın zaten seramoniden sonra en geç 22:30'da bitirmiş olurdun bütün işi.
aynı alan, aynı şekilde etkinlik, cayır cayır kutlama. bu kadar basit. kafam güzelken şurada otururken planladım bunu, yöneticilik falan değil ki bu zaman planlaması lan. gece 12'den sonra kalktı kupa araba maraba derken.
şunu planlayıp yapamayan adamlara iş emanet etmek de dursun aydın özbek yönetimine yakışırdı gerçekten, şaşırtmadı.
yeniden yazalım, kalsın.
bu işi ancak başakşehir maçından sonra oyunculara taraftar ile yapılacak doğru düzgün bir kutlama çözer. o işi de eray yazgan'a bırakırsanız o da çözmez.
ayıp ettik. taraftara ettiğimizin zaten izahı yok, kendi futbolcularımıza ve veda ettiğimiz iki yıldızımıza ayıp ettik. taraftara yapılanı çözemeyiz, geçti o iş. futbolcularımıza yaptığımız ayıbı örtelim bari.