144

deplasmanda 5’te 5 yapan takımla oynayacağımız maç. samsunspor takımı fizik kalite olarak ligin üstünde bir takım. ligde şu ana kadar 22 gol atmışlar ve tam 18’i ikinci devrelerde gelmiş. maçın son bölümünde diri kalan ve goller bulabilen bir takım. tottenham maçından 3 gün sonraya denk gelmesi ve ikinci devreleri iyi oynamayan takım olmamız, bu maçı ekstra zor hale getiriyor, tabi kâğıt üstünde.

samsunspor, kanatlardan çizgiye inip içeriye yerden paslarla sonuca giden takım. asist yapan oyuncular genellikle açık ve bekler, gol atanlar ise merkez oyuncular. takımın en çok gol atan üç oyuncusu da merkez oyuncusu. holse’nin 5, ntcham’ın 4, soner aydoğdu’nun 3 golü var. forvetleri marius da 3 gol atmış. kanattan getirip getirip kutuya giren oyuncuları pozisyona sokuyorlar. burada kutudaki adamlara adam markajı dışında bir şey yapamayacağımızdan, rakip kanatları bir şekilde işlevsiz hale getirmek gerekiyor. fakat sürpriz o ki kaan ayhan cezalı, jakobs’un ise ne durumda olduğu muamma. elde doğru düzgün bek yokken ileri seviye kanat savunmasına ihtiyaç duyacağız. üçlü veya dörtlü formüllerde rakibi durdurmanın farklı yolları var. klasik kompakt 4-2-3-1 ile kenarların çift yönlü oynadığı formasyon da iş yapabilir, üçlüde sağ ve sol stoperleri rakip kanatlara verip kanat beklerle bekleri durdurmak da sonuç verebilir. kaan yokken üçlü çıkma ihtimaliniz daha az görünüyor.

her halükarda zor bir maç. rakibin ne oynadığının ayan beyan belli olması işimizi kolaylaştırabilir. bu maçı kazanırsak derbi kazanmış kadar sevinirim şahsen.

maçta farklı farklı tekmeleri yemiş şekliyle bu kadar hor kullanırsak başımıza bu da gelir. maçın ilk yarısı sekiyordu, rakip oyuncular kendisini sakatlamaya meyilli oynadı. çağraz bağ sakatlığı belki bunlarla alakasızdı, zeminden kaynaklıydı ancak her maç 90 dakika sahada tutmak en çok kendisine zarar veriyordu. ve galatasaray takımına.

uefa ilerleyişimizdeki önemli oyuncularımızdan biriydi, bir ikondu. muhtemelen devre arasında lisansı dondurulup yabancı sınırında yer açılır. bundan sonrası nasıl oluru kestirmek zor. geçmiş olsun demekten başka bir şey gelmiyor elden.

(bkz: 7 kasım 2024 galatasaray tottenham maçı )

icardi varken osimhen çıkıyor delireceğim. vallahi çıldıracağım. bu adam nasıl oyundan çıkar?

malmö’de 8 numara pena diye oyuncu var, eleman fakir gabriel sara’sı. sağ ayaklısı ve havadan yerden zehir gibi paslar salıyor. mesela trabzonspor, başakşehir gibi takımlar böyle oyunculara neden gitmez, merak konusu. ligin bugu olur eleman.

maçın kırılma anı hakemin trabzon’un golünü yemesi oldu. o kadar amatör hata ki düdüğü sonra çalıp işi var’ın kucağına atabilirdi, gol olacağını düşünemedi. hem art niyetli hem düşük zekalı bir arkadaş yönetiyor maçı. o düdükten sonra ne desek boş, maçı tek hamleyle kırdı resmen. halbuki trabzon, önceki fener maçlarının aksine çok daha oturaklı ve sağlam oynuyordu. sahanın içinde kalan trabzon fener’den puanı her zaman koparmıştır. bir sürü örneği vardır ancak hakem arkadaş maçın önüne geçti. tabi ki şaşırmadık.

son yıllarda 30 kasım 2023 beşiktaş club brugge maçından sonra bir türk takımının sahada bu kadar rencide olduğu ender maçlardan biridir. brugge maçı olması gerektiği gibi 0-5 bitti, bu maç mucize skorla bitti. buradan kahramanlık hikayesi falan yazdılar. bir yerleri kalktı, takımlarını bir halt zannettiler. çünkü futbol nedir bilmiyorlar. senelerdir başarıya hasret kaldıkları için ilerisi ne oluru kestirmiyorlar. fenerbahçe taraftarından bile futboldan daha az anlar hale geldiler. hatta iyi oynadık diye övündükleri frankfurt maçının 8 dakikalık özetini izleyen görür, pozisyonları yok. yani bugünlerin geleceği gün gibi ortadaydı. onlar ise hüseyin yücel’in enkaz transferlerini övüyorlardı.

82’de yapılan değişiklikte osimhen yerine icardi oyundan alınsa 3-0 biteceğine ve algı yapacak yüzleri olmayacağına inandığım maç.

icardi kötü müydü, özellikle ilk yarı hayır. gayet iyi, rakip stoperlerde boğuşan ve fizik olarak toparlamış görüntüdeydi. ancak doğal olarak ikinci yarı epey düştüğü anlar oldu. bjk savunmayı iyice öne çekip düzenden çıkmışken osimhen oyundan alınmamalıydı. osimhen’in birebir kaldığı ve geçse kalenin içine kadar gidecek pozisyonda emirhan tarafından faulle durdurulması immobile-barış pozisyona nazaran daha kırmızıya yakındı. pek konuşulmuyor tabi ki.

maç tam osimhen’in meydan alanına gelmişken oyundan alındı. 2-1 yerine 3-0 bitse “iyi oynamadılar, hakem, yapı vs” diye saçmalayacak cüreti olmayacaktı kimsenin.

kırmızı kart bi tık ağırdı. hiçbir takım bu kadar basit şekilde sahada eksik bırakılmamalı. cihan aydın’ın rütbesini düşürtmüştü fener lobisi,şimdi de trabzon’a yaranıp hacıosman’a şık görünmeye çalışıyor hakem arkadaş.

istatistiklere göre lyon’un ilk yarıdan 17 şut çekip 31 kere ceza alanına girdiği maç. bjk’den 2-3 kişi atılmış sandım ama öyle bir şey de yok.

3-4-1-2 denen berbat dizilişle çıktığımız son maç olur umarım. elde kanat bek yok üçlü oynuyoruz. kenarlar otobana döndü. dav ileri çıkınca gerisi bomboş kalıyor. hocam sosyal medya eşeklerine bakma sen. bildiğini oyna.

« / 15 »
Kayıt Ol