çok para kazanmak için de değil sadece yiyici çevresinin para hırsı nedeniyle gelişimini sekteye uğrattı, taraftarın gönlünden düştü, karakterini değiştirdi, oyun anlayışını kaybetti ve daha nicesi.
dua etsin de üzerinde kurulu bir şehir dahi olmayan bir çöle düşüp hem hayatından hem kariyerinden olmasına galatasaray engel oldu. bizim yerlilerde de bu cahillik var çünkü, gitmek ister de gideceği yere bir googledan dahi bakmaz. ondan sonra aa helal et yokmuş döneyim.
barış bundan sonra kafasını toplayacak da, takıma tekrar kendini adayacak da, eski formuna dönecek de, hem galatasaray’ın bayrak adamlarından olacak bir de milli takımda da yerini koruyabilecek. çok zorlu bir yola soktu kendini.
artık galatasaray’a her zamankinden daha çok aidiyet göstermesi gerekli çünkü galatasaray barış’ı kaybetmemeyi tercih etti. satıp o gelir ile lookman ve hakan alınsaydı görülen o ki daha iyi bir takım olacaktı, barış ise karikatürleşen bir figüre dönüşüp çölde kafasını vuracak bir duvar arardı. ayrıca arkasında galatasaray camiası olmazsa bu ortamda milli takımda ağır yer edinmesi de mümkün değil.
valiz reis, özel jet reis. istanbul’da en az kalan galatasaray futbolcusu kendisidir büyük ihtimalle, hatta saymaya kalksak istanbul dışındaki gün sayısı istanbul içindekilerden fazla çıkar.
yeni sözleşme vermek asrın hatası olur. artık tamam, yaşattıkları için teşekkür ederiz sene sonu (mümkün olsa devre arası) yolları ayırmak üzere. hiçbir arap takımı da fahiş maaş falan vermez artık kendisine, avrupa’da isteyeni zaten olmaz, boca’ya falan da maradona nedenli gidemez. futbolu bırakmamak için bizle devam etmek isteyeceği aşikar.
bizde parladığı sezon sonunda kendisinin de beklemesine rağmen hiçbir iyi avrupa takımının icardi ile neden ilgilenmediğini bu sefer dışarıdan değil içeriden anlamış olduk.
şimdiden efsanemizdir, efsanemiz olarak bizden bir sözleşme daha koparmak istemez umarım. efsaneye kulübe maddi manevi zarar vermemek yakışır.
yolları bizden ayrıldıktan sonra özel hayatındaki sorunlar ile ve keyifleri ile çok daha iyi ilgilenebileceğine eminim. bizim de artık sevgimizi profesyonellik dışı haliyle azaltmamış olur.
bonservisi alındığından beri kilolu oluşu, seyahatleri, sık sakatlanması, sakatlıktan dönemeyişleri, antrenman hatta ısınma dahi yapmak istemeyişleri, sürekli oynama isteği ve şimdiden başlamış olan yeni sözleşme imzalama isteği bize maddi manevi zarar veriyor.
rotasyon ihtiyacı bence barizdi. jacobs yerine eren, yunus yerine sane dinamizmi arttırırdı şüphesiz.
yediğimiz golde orkun'u kovalamayı bırakması hata olsa dahi ikili eşleşmede orkun'a eşlik edecek adam kendi değildi. buna odaklanmak orta saha kurgumuzdaki defoyu gösterecek.
(bkz: 4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı)
11 kişi oynarken ile 10 kişi oynarken arasındaki performans farkı aslında kendisinin takımdaki rolünün nasıl olabileceğinin tanımı.
(bkz: 4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı)
sürekli ıkınmalı yüz ifadesi de artık bıkkınlık getirdi, sakatlıktan tam dönemediysen de oynama.
bonservisin alındığından beri kilolu gez, ghezzal'ın tekmesinden bu yana antrenman yapma, ağır sakatlığını dünyanın diğer ucunda tatilde geçir, ağır sakatlıktan döndüğünden beri ısınmalara çıkma ama süre bul. kulübe saygısızlığı geçtim hakaret bu artık.
veteran. kendisine yapılacak tek övgü: klas kalıcı. sene sonu al bonservisini yolun açık olsun kaptan.
oyunu oynamamız gereken hiçbir maçta katkı alamıyoruz. üstüne üstlük orta sahamız da yol geçen hanı, sık sık geçiş yiyoruz. yerine hakan çalhanoğlu'nu düşünmemek büyük bir hata oldu, eminim uğurcan gibi memnun bırakacaktı performansı ve uyumuyla.