alanya maçında yediğimiz baskıyı yine yedik.
liverpool maçında yine bu baskıyı yedik ama akıllı oynayarak avantajı koruduk.
yani 2 maçtır ligde acayip ötesi baskı yiyoruz.
topu rakibe bırakan oyun tarzı hepimizi perişan ediyor.
barış alper yılmaz'a arapların verdiği parayı dahi versek bu adam kafada bitirmiş burayı.
berbat oynanan, talihsizlik dolu bir maçta cidden 1 puanla çıkmak kötünün iyisi oldu.
rakibe basan, tempo yapan o futbolun liverpool yorgunluğu sebebiyle olmadığını ümit ettiğimiz yarım şamar yiyerek kendimize getirmesi gereken maçtır.

fark yiyeceğimizi düşünen, sürekli negatif basanlara inat daima inanıp yazdıklarımdan sonra gururdan gözlerim dolarak yazıyorum ki bu galibiyeti sonuna kadar hakettiğimiz bir maçtı.
çıkan ilk 11’e herkesin fit olduğu
herkesin insiyatif alıp, fazlasına çabaladığı
stratejisi tuttuğu için milyonları mutlu uyutan bir maç olarak şanlı tarihimize geçmiştir.

ikinci yarı 60. dakika itibariyle acilen oyuna tempo kazandıracak bir müdahale yapması gerekmektedir.

ilk yarısında topu rakibe verme işini denediğimizi düşündüğüm maçtır.
çünkü ilk yarısı itibariyle rezalet futbolu açıklayacak başka kelime olmayan karşılaşmadır.

berbat oynamayı bile başaramadığımız bir maç olarak tarihe geçecektir.
kadro tercihi, değişiklikler, formsuzluklar, isteksizlik, panik hali, ruhsuzluk…
yani negatif ne varsa sahada olan bir maçtı.
bu futbol ile asla ve asla şampiyonlar ligini boşverin süper ligde bile yol alamazsın.
frankfurt maçı ders almaksa bu maçtan ne çıkaracağımızı sorduğumuz maçtır.

yenilmemek için sahaya çıkmamız gereken maçtır. kapanın, otobüs çekin, futbolun pis işlerini yapın ama yenilmeyin. özgüven kaybı ve tırsma herkeste can sıkıcı hale gelmiş durumda. hatta kabullenilmişlik ve fark yenileceğine olan inanç herkese yerleşmiş.
futbol realitesi bu maçı zor değil ultra zor gösteriyor.
almanyadaki facia sonrası hele hele daha zor gibi.
ancak bir ihtimal olabilir. o ihtimali yaşamak ve düşünmek galatasarayca bir şeydi. biz o ihtimale tutunmayı çoktan bırakmışız.
burada kaybetmek ise dünyanın sonu değil. iş hocada bitiyor. ne yapıp edip bi ihtimal yaratıp kendi avrupa vasatlığını aşma fırsatıda olacaktır.
şu maçı 1 puanla kapatmak, yenilmemek takım ve taraftar üstündeki ölü toprağı atacaktır.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
deplasmanda, ligin ilk maçında savunmada singo-sanchez ikilisini deneyecek bir fantastik dünya kurmuş ve meyvelerini almış hocamızdır.

altın kural yenilmeyeceksin. bu seviyede yenilmemek üzerine kurgu yapacaksın. galatasaray geçiş arasa oyunu kilitlese ve oradan 1 puanla dönse kimse bir şey demezdi.
bundesliga futbol kalitesi ile süper lig kalitesi arasında fersah fersah fark var. burada akıllı rakiplerin 10 kişiyle kale önünde bekleyip bir fırsatı bulunca sana ecel terleri döktürerek maçlar oynuyor.
sen bunu avrupada yapıp bir iki maçta özgüven kazanıp aksiyonlara sonra girebilirsin.
ama ısrarla “ait olduğumuz yer” gazıyla çıkıp rezil olup dönüyoruz.
bu maçtan ciddi dersler alınması gereken rezalet ötesi maçtır.
milyonların gözünden uykuyu, neşeyi söküp aldığınız bir maç olarak tarihe geçecek karşılaşmadır.

biz kendimize fazla anlam yüklüyoruz.
beklentiyi çok yukarı çekiyoruz.
sonrası hep hayal kırıklığı.
şampiyonlar liginde bizim kafa yapımızı 8-10 bin kilometre öteden şampiyonlar ligine katılan takım heyecanı ve garanticiliği olması gerekiyor.
sen ne zaman asacam kesecem diye maça çıksan saçmalıyorsun. gerekirse kapan kontra atak oyna 1 puan al dön.
8-10 dakikada üç gol yemek gerçekten anormal bir saçmalık olarak tarihe geçecek bir ilk yarı izledik.

ilk yarısının hepimizin hayatından 45 dakika çaldığı maçtır.
etkisiz oynamak neyse onu oynadık.
sane, sara etkisizdi.
ilkay yeni bir gezegen keşfetmiş gibiydi.
icardi beni yıllar sonra hüzünlendiren bir saha içi kimlikteydi.
ikinci yarı kendilerine gelmesi gereken bir maçtır.

« / 15 »
Kayıt Ol