yunus'un atmadığı pas baya kötüydü atağı bitirdi fakat sane'nin koşu atmayı bilmiyor oluşu ise gerçekten garip. abi koşu defansın arkasından atılır ki araya pas gelsin, defansın üstünden değil. bunu yunusu savunmak için demiyorum yapması gereken orada her halükarda ayağının ucuyla sağ omzuna uzatması gerekir pası ve içeri delici koşu atması gerekir ama sane defansın arkasından koşmuş olsa tek pasla gole giderdi. aradaki uyumsuzluk alarm veriyor.
edit : ha bu arada okan buruk hazır 0-0'ken barışı alayım da tepki olmasın diye kurnazca düşündü ama sara niye çıkıyor yahu? bu ne saçma iş. gerçekten hem takım hem td bazında akıl tutulması yaşıyoruz heralde.
ahmed kutucu gördüğüm kadarıyla barış alper'in farklı bir versiyonu. şu ana kadar oyun görüşü düşük ve sol ayağını hiç kullanamadı, sadece gelen topu tuttu ve rakibe sırtını dayayıp geri verdi o kadar.
herkesin neye bu kadar agresif olduğunu anlamadığım maç. az sakin olun toksikleşmeyin. fırsat kaçabilir, istek deli gibi var. sonuç gelecektir.
mahalle maçı gibi maç oyuncularımız ısrarla topu havaya dikip duruyor kontrol etmek yerine. özellikle lucas ve mertens rezalet oynuyor. oldukça sinir bozucu ve zamanı boşa harcatan bir futbol var.
barış herkesi uyarayım derken markajını bıraktı ve kornerden çok basit yedik
takım olarak laubali oynadığımız maç. mertens şov peşinde, çalım attığı adama tekrar çalım atmayı deniyor yunus ortada bomboş verse gol olacak. ama yok, illa ya saçmalayacak ya da 50 metre havaya orta açacak balon gibi. aynısını bizim çocuklar yapsa söylemlerin ardı arkası kesilmez.
spikerin kulakları irite etmek için ekstra çaba gösterdiği maç. inyaki ne abicim? iki dakika bakıp nasıl okunuyor göreceksin işin bu ya. vasıfsız spiker cidden maç zevkinin(bkz: fenerin yenilmesi)* de içine ediyor.
muslera'nın elinin seviyesindeki topa uçamadığı maç. berkan yedirmiş olabilir ama torreira da füze attı resmen ayağına. hatalar silsilesi.
garry'nin 319857198375 tane sevinç yapması güldürdü.
muslera'nın inanılmaz bir hatayla kaleyi bomboş bıraktığı bir gol yedik.