maçın pazartesi akşamı olması şöyle bir sonuca yol açabilir:
iş çıkışı kafa çekmeye zaman ve fırsat bulamayacak kedicikler. bu durumda stadda demlenmeye zorunlu kalacaklar. sonuç olarak yine rakı şişesi sahaya atılabilir...
kabus gibi bir ilk 20 dakika. ilk golden sonra ise tümüyle baskın bir oyun.
belçika'da bu şekilde maça başlamamalıyız, aski halde gereksiz stres yaşayabiliriz.
ufak tefek pozisyon alma hataları yapıyor, ancak oynadıkça ve tecrübe kazandıkça bunları da giderebilirse çok büyük bir kariyer yapabilir.
uefa mı?
tarih: 7 aralık 2011.
yer: zagreb
dinamo zagreb - olympique lyon şampiyonlar ligi d grubu son maçı.
dinamo'nun iddiası kalmamış, ol'nin tur atlaması için 6 gol farkıyla kazanması gerekiyor, normalde olanaksız, hele deplasmanda.
maçın 28nci dakikasında dinamo'dan leko kırmızı kart görür, dinamo 10 kişi kalır.
buna rağmen ilk yarıda sahada pek bir varlık göstermeyen ol'ye karşı kovacic gol atıp takımı dinamo'yu 1-0 öne geçirir.
ilk yarı skoru dinamo zagreb - olympique lyon 1-0.
henüz ilinci yarının başında 1-1 olur, ardından ol 6 gol daha atarak 7-1 kazanıp gruptan çıkmayı "başarır", kendi sahasında 2 "buz" gibi golü ofsayt bahanesi ile iptal edilen ve real'e 3-0 kaybeden ajax ise ol'nin zahreb'de aldığı "mucizevi" skor nedeniyle elenir.
maç sonu skor dinamo zagreb - olympique lyon 1-7.
5nci golden sonra, dinamo'lu bir savunmacı topu ağlardan alıp santraya koşmak isteyen lyon'luya göz kırpar, "hadi iyisiniz, 7nci de yeriz" dercesine.
şaibe ipuçlarının göze sokulan skandal bir maç.
yetmedi: maçtan 1-2 gün sonra bir hırvat gazetede maçtan 1-2 gün önce zagreb'de bir bahis ofisinden çıkan bir dinamo oyuncusunun güvenlik kamera görüntüsü yayımlanır. hırvat polisi soruşturma başlatır.
uefa bir usulüzlük tespit edemez (!), hırvatistan'da takipsizlik kararı verilir, olayın üstü kapatılır, ajax bile susar.
halbuki bu maçtan 6 gün sonra 13 aralık 2011 tarihinde 2009 yılından beri yürütülen bir bahis şikesi soruşturması ile ilgili zagreb mahkemesinden 15 oyuncu ile ilgili bahis şikesi nedeniyle ceza hükümleri açıklanır, 13 oyuncu 10 aylık hapis cezasına çarptırılır, 2 oyuncunun cezası ertelenir.
3 temmuz 2011'de başlayan kumpas davayla ilgili hiçbir kanıt bulunmaz ve sunulmaz iken fenerbahçemizi men eden uefa 5 ay sonra bu skandal maçı "aklar".
not: ol'nin 7 golün 4ünü gomis isimli bir oyuncu atar. ol adına 5nci gol attıktan sonra topu bir an önce santraya götürmek isteyen ve dinamo'lu savunmacının göz kırptığı oyuncu yine gomis.gomis'e göz kırpan dinamo'lu oyuncu ise domagoj vida.
bir not daha: dinamo - ol maçından önce zagreb'de bahis ofisinden çıkarken görüntülen oyuncunun daha önce (ve dinamo'ya transfer edilmeden önce) de bahis ofislerinde görüntülendiği hırvat gazetelerinde yer almıştı. o oyuncunun adını merak edenler için, adı yukarıda yazılıdır.
şunu da buraya bir kez daha ekleyelim:
istanbul'a harrington'dan önce gelen işgal komutanı franchet d'esperey denilen herif bu ruhsuzlara istanbul'dan ayrılırken bir teşekkür mektubu yazmıştı, "bizi ne güzel ağırladınız" içerikli.
bu fransız generali fatih sultan mehmet'e nispet yapmak için topkapı'dan istanbul girişi yapmış, istediği görkem ve coşkuyu görmeyince, ertesi gün her yer fransız vd. bayraklarla süslenmiş ve herif ikinci kez kırat üzerinde topkapı'dan giriş yapmıştı, türkleri aşağılamak için.
bu herifin teşekkür mektubunun bir kopyasını bir kaç yıl öncesine kadar bu ruhsuzlar "kalamış" (aslen fenerbahçe) tesislerinin girişinde sergilemekteydiler.
"kanı bozuk" deyimini şimdi nasıl kullanmayalım?
doğru.
ancak bugüne bakmak yeterli değil, daha da geriye gitmek gerekir, 1996-97 sezonundan başlamalı.
futbolun endüstrileşmesi ve büyük paraların dönmeye başlaması, salt futbolcuların ve antrenörler için gelir kaynağı olmaktan çıkmasıyla yapılaşma da başlamıştır.
bizim en büyük kusurlarımızdan biri ise kendi stadımızı kendimiz yapmak oldu, elalem para kazanamadı, şov yapamadı.
biz hep övünürdük, bizim yönetimlerimize giren yöneticilerin para vermek için girdiklerine, cinconda ise yöneticilerin para kazanmak için diye.
orada salt kendilerine çıkarmakla kalmadılar, yönetim dışındaki kişi be kurumlara da para akışı sağlandı, yapı büyüdü, medyadaki besleme sözde gazetecilerden, bürokrasi ve siyasete uzandı.
2011'de kumpas iddianamede yer alan diğer kulüplere bakınca resim daha da netleşiyor.
bu çarka dahil olmayanlar cezalandırılıyor, en başta elbette biz.
bir gün her şey ifşa edilmesi durumunda, film değil, dizi olur. şimdiden netflix vd. ile görüşülmeli aslında...
kumpasmış, organizasyonmuş...
geçen sezon trabzon maçı.
maskeli adamlar üst araması yapılmadan bıçakla stada alınıyor, polis "buyur" diyor.
saha kenarında herhangi bir güvenlik önlemi yok.
emniyetin ilk açıklamasında sahaya atlayarak futbolcularımızı linç etmeye çalışanlar arasında 23 kişinin üzerinden şebeke pasolig kartı çıktığı ifade ediliyor.
al sana kumpas, buyur sana organizasyon.
sonra emniyet'ten bir daha bu konuda ses çıkmıyor, cılız bir yalanlama geliyor, siyasiler devreye giriyor, bizim yönetim sinip susuyor, olay büyük ölçüde kapanıyor.
karaborsa, yasa dışı bahis reklamı konularında savcılık takipsizlik kararı veriyor. organizasyon yokmuşmuş...
şimde de biz organizasyon yapmışmışız güya.
neye ve kime güvendikleri belli.
çok farklı şeylerin konuşulması gerek aslında, ancak konuşamıyoruz.
monsieur ceferin,
ça va bien? nyon'da havalar nasıl? keyfiniz, afiyetiniz yerinde mi?
uefa müfettişleri uçağa bindi mi, istanbul'da doğru yola çıktı mı? murat sancak ile ne zaman görüşecekler?
yoksa kulak üzerine yatmaya, şebekeyi görmemezliğe devam mı edeceksiniz?
kaygılarımla,