bizim adımıza gecenin tek güzel şeyiydi. bu performansına bu mağlubiyet keşke olmasaydı

ama kedisiyle ilgili asıl değineceğim şey şu. bize gelmeden önce kendisinde gördüğüm ve endişelendiğim tek nokta amaçsız kalan takımda maçtan düşüp istikrarsız ve konsantrasyon kaybına bağlı kötü performans sergilemesiydi. mesela trabzon şampiyon olduğu sene şampiyonluğun en önemli oyuncusuyken, ertesi senelerde şampiyonluktan uzaklaşınca hatalı goller yemeye başlamıştı.

bu maçta üstüste gelen gollerde hatası olmasa da takım o kadar düşmesine rağmen kendisi hiç düşmedi ve yine başarılı performansına devam etti. bunu türkiye ispanya 0-6lık maçta da göstermişti. o maçta da kendisi olmasa 15-0 bitebilirdi maç.

böyle maçlarda karakter koyması ve başarılı performans göstermesi de çok önemli. iyi tarafından bakarsak bu maçın facia sonuçla bitmesinin önüne geçti. bravo uğurcan emeğine sağlık
(bkz: 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı)

herşeyi başlatan adam, herşeyi bitiren adam olma yolunda ilerliyor.
o dünya yıldızıydı, türkiye gibi bir lige o yaşta, hem de önceki sezon 13.olmuş avrupa’da olmayan bir takıma niye gelsindi ki? ama geldi ve onun gelişi galatasaray çağının başlangıcını temsil ediyordu. her sene kadro daha da gelişti, takım ligde rakipsiz hale geldi. sonra gözden düşmeye başladı, ama hala o bir başkaydı. takım ne zaman ona mecbur kalsa hayal kırıklığı yaşıyordu ama karşılıklı sonsuz bir sevgi vardı.

bu hikayenin sonunu tahmin ediyoruz aslında, ama kaçışımız yok, değiştirme şansımızı kullanmak istemiyoruz. ligin en önemli dönemeçlerini icardi ile dönmeye çalışıp dönemeyeceğiz. yerine birini almayı aklımızdan bile geçirmeyeceğiz. onun bize yaptıkları karşılığında güzel bir sezon sonu vedası için ligin sonuna kadar iade-i itibarda bulunup sürekli oynatacağız. kaybedilmiş sezon sonu kaos ve borç içinde bir camiada herkes kendince birşeyler kapıp yoluna bakacak ve parlak galatasaray çağının sonu gelmiş olacak.

icardi için kötü birşey demek istemiyorum ama seni bize gökler verdi şimdi de gökler alırsa sanki hayırlısı olacak gibi. transfer döneminde icardi sakatlanırsa, alacağımız yedek forvet ihtiyaç anında fayda sağlayabilir. sakatlansın istemem tabi ama çünkü başka türlü doğal yollardan icardiyi kesebilecek bir futbol aklımız yok maalesef. icardi için üzülürüz ama aslolan galatasaray’dır.

kendisi mevcut haliyle tff 2.lig seviyesinin üstündeki bir takıma karşı gol atabilecek gibi durmuyor. osimhensiz hiçbir takımı yenemeyen bir takım için bu durumun vahametini daha da artırıyor

şuan sahada o kadar uyumsuz bir takım var ki, kimse diğerinin ne yaptığı ne yapacağı ile ilgili fikri yok. doğaçlama bir oyun oynanıyor . hoş, gençlerbirliği takımını yenmek için de organizasyona ihtiyaç olmamalı, şu oynayan oyuncuların varlığı yeter ama şimdilik yetmiyor yetemiyor. leblebi gibi gol atan kabus gibi rakibe çöken takım kaleyi unuttu

hayır olamaz ya. herkesin yokluğu tolere edilebilir senin asla. en önemli dönemeçte olana bak. mesela fenerde filan sakatlanırsa işimiz kolaylaşır diye söyleyebileceğimiz kimse yok ama bizde kendisinin olmayışı fener için ciddi avantaj malesef
(bkz: 16 kasım 2025 nijerya demokratik kongo cumhuriyeti maçı)

eski barıştan eser yok. eski dediysem de daha 2 ay önce canavar gibiydi. formsuz veya kondisyon eksikliği de değil mevcut durum. takıma aidiyet hissetmiyor ve bağları koparmış gibi. "at topu abinin kıllı göğsüne" kıvamında oynuyor. efor yok, savunma yok, rakibi takip etme yok, ikili mücadele yok, takım oyunu yok, pas yok. ileri koştur ve topu at, beyefendi denk getirirse şut atar yoksa jogging yaparak takılır

zaten transfer sürecinde takındığın paragöz tavır ile kredini sıfırladın. şimdi sanki kredin varmış gibi bu gevşek gevşek hareketler de ne oluyor?

(bkz: 4 ekim 2025 galatasaray beşiktaş maçı)

liverpool eski liverpool değil, eskiden olsa saymaya başladı mı bırakmazdı şimdi 2-3 den sonra vites düşürüyor hatta bazen salıyorlar. bu nedenle fark yemeyi beklemiyorum, ama takımdan bir reaksiyon bekliyorum. "oynadık ama yenildik" bizi tatmin eder.

bu maç 5 ve altı farklı yenilgi okan buruk'u beşiktaş maçına çıkarır. ama orda alınacak yenilgi fişi çeker.

bir de şu var; geçen yıl tottenham maçındaki oyun ve skor avrupa'daki rezaleti uzun süre perdeledi, bir bakıma hayırsız galibiyet oldu. bu maçtan da çıkabilecek puan veya puanlar yine aynı duruma mahal verebilir. o nedenle yenmek bile aslında bir çoğumuz için devamlılık arz etmediği sürece pek önemsenmez. artık bu kadro, kendine ve adına yakışan şekilde oyun oynamaya başlamalı.

şampiyonlar ligi'nde kalan maçlarında sahaya çıkmaması gereken takım, mümkünse 3-0 hükmen yenilelim. biz göreceğimizi ilk maçtan gördük. daha liverpool ve manchester city maçları var, frankfurttan 75 dk da 5 yiyen takım onlara karşı 15-16 tane yer gibime geliyor.

mağlubiyetten ders çıkarmak ha.

nelson mandela'nın meşhur bir sözü vardır. "ben asla kaybetmem, ya kazanırım ya ders alırım." eğitim sistemimiz o kadar kötü ki teknik direktörümüz bile yurtiçindeki eğitimden memnun değil. biz artık avrupa'yı sadece ders almak için kullanıyoruz. yalnız bana hep artık aynı dersleri alıyoruz gibi geliyor, bizi stat stat gezdirip aynı dersi vereceklerse niye hocayı ve takımı gönderip duruyoruz ki. belli ki ya dersine çalışmıyorlar ya da kafaları basmıyor

kendimi senin yerine koydum da herhalde en az bir 15 gün kafamı toprağa gömüp hiç çıkarmamak isterdim. bu maçtan sonra basın toplantısı yapacak olman ve sıralayacağın bahaneleri anlatmaya çalışman sana verilen en iyi ceza olacak.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

şimdiye kadar hiç kullanmadığım söz öbeği "sezonun en önemli maçı". bence gerçek manada karşılığını veren bir maç. sezonda beklentileri, gidişatı, baskıyı belirleyecek olan maç.

normalde frankfurt deplasmanı kaybedilebilir bir maç, ama geçmiş sezonların başarısız geçen avrupa serüvenleri üstüne bu yılki sezon başı beklentiler ve okan hocanın bahanesinin kalmadığı bir kadro yapılanması sonrası kendimizin seviyesini gerçekçi şekilde göreceğimiz bir maç

eğer bu zor denebilecek kurada ilk 24 hatta ilk 16 hayalimiz varsa muhakkak puan ya da puanlar çıkarmamız gereken bir mücadele.

okan hoca ne yapıp edip kazanmanın yolunu bulmalı. bu sene avrupa'da başarısızlığın bahanesi de olmaz, tahammülü de olmaz. şimdi herşey süt liman gözükse de olası kötü sonuç tüm kredisini bir anda tüketir.

kendimizi dev aynasında göremeyiz, ayaklarımız yere basmalı evet ama olmak istediğimiz noktanın neresindeyiz bunu göstermesi açısından çok önemli bir maç. kazanmamızı bekliyorum ve aksi durumda noluru düşünmek bile istemiyorum.

« / 3 »
Kayıt Ol