livakoviç net bir gol pozisyonunu çıkardı. dakika 5.
ilk yarım saatte yunus’un “ya hak” diyerek içeriye salladığı toplarla hücum deniyoruz.
son dört maçını izlediğim samsunspor oyun olarak inanılmaz düşüşte. zaten bu 4 maçtan sadece birini kazandılar ki o da adana demirspor’a karşı. o maçta dahi 2 gol yiyip, zor anlar yaşadılar. bu hafta antalyaspor’dan hele ilk yarıda yoğun baskı yemiş bir takım. samsunspor rahat gol yiyen, hataya meyilli bir o kadar da kırılgan bir takım. hücumda ise zaman zaman etkili olabiliyorlar ve ritim bulduklarında tehlikeli bir takıma dönüşüyorlar. burada iş tamamen bizim oyun kalitemize kalıyor. onları yüreklendirmeden, oyuna girmelerine müsade etmeden, skoru erken bulabilirsek rahat bir galibiyet çıkarırız. o noktada da ne yazık ki biraz papatya falı açıyoruz. fenerbahçe’ye karşı oynadığımız gibi mi yoksa beşiktaş derbisindeki gibi bir oyun mu göreceğiz. aslında kalan tüm maçlar için geçerli bu durum. ilki, fenerbahçe derbisi gibi bir oyun görürsek kalan haftalar için endişelenmeyi gerektirecek hiçbir durum yok. ikinci, beşiktaş derbisi gibi bir oyun görürsek işimiz kalan hiçbir maçta kolay olmaz.
trabzonspor’un ilk yarı kötü oynayarak öne geçtiği, ikinci yarı neden daha kötü oynamayalım diyerek 20 dakika içinde adeta hediye ettiği maç. fenerbahçe mi maçı kazandı, trabzonspor mu kaybetti tartışılır. göztepe, rize derken bir başka maçta fenerbahçe çok da top oynamadan, ikinci yarı öyle ya da böyle düştüğü zor durumdan çıktı.
çekirgenin sıçradığı 3. maç oldu. dördüncüsü zor.
dördüncü hakemin cihaz bozulduğu için sürekli duran maç. fenerbahçe gerideyken hiç bozulmamıştı, öne geçince birden bozulmalar başladı.
talisca ile 4-1 oldu. mustafa ile mendy aralarında paslaşırken golü yedirdiler.
trabzsonspor bir şey oynamadığı için maç elbet dönebilirdi de 20 dakikada saçma sapan 3 gol yemek de iş değil. fenerbahçe pek de bir şey oynamadan 20 dakikada 3 gol attı. gerçekten esrarengiz bir olay.