2025-26 sezonununda öne geçtikleri maçlarda tam 16 puan kaybetmişler.
bu durum daha da kötüye gidebilir zira inanılmaz kırılgan, kalitesiz bir yapı var.
2025 yazında kuralar çekilirken, asla karşılaşma istemediğim 3 takım vardı. bunlardan biri barcelona, biri psg diğeri ise manchester city'ydi.
maalesef sonuncusundan kaçamadık. fisktür kısmını görünce mutlu olmuştum zira ben bu maçın iki taraf için de formalite haline gelebileceğini düşünüyordum. özellikle city işini garantiler, biz de ekstra +1 veya +3 puan alabiliriz diye bakıyordum. ama o iş öyle olmadı. aksine ölüm kalım maçı oluverdi adamlar için.
bir kere savunma anlamında çok kötü ve dağınık bir dönemde yakaladık rakibi. kalkıp 2 gol atsak, bir o kadar da pozisyona girsek ben şaşırmam. ancak; ön alanları hem bireysel hem takım bazında çok kaliteli ve iş bitiren türden. normalde çok beğendiğim bir adam olmasa da, doku mesela bize çok ters adam. biz kendisinden 5 seviye düşük pırpır, anadolu takımı kanatları karşısında bile ecel terleri döküyoruz. sonra foden. dikine koşuları ve şut tehditi ile en çekinilecek oyuncularından. anlatmaya da çok gerek yok zaten. senede 3 kere premier lig maçı izleyen biri bile farkındadır olayın.
ama tüm bunların dışında, gerçekten şampiyonlar liginde oynadığımızı hissettiren özel maçlardan bunlar. kıymetini bilmek ve bir duruş göstermek lazım. dilerim oyun ve skor anlamında herkesi tatmin eder bir maç olur.
adam gol olur korkusuyla faul uydurdu ve anında durdu, gol olsa dönmezdi çünkü uyarı falan da gelmeyeceği için.
vallahi ben olsam ikinci yarıya ilkayla başlamazdım ama doğrusunu söylemek gerekirse torreira da kariyerinin en kötü maçını oynamış olabilir. o bakımdan hocanın kararının doğru bir etki yaratmasına sevindim.
tek tek oyuncuların başlığını ziyaret etmekle hiç uğraşmadan, kestirmeden şunu söylemek gerekirse; ilk 11'de en az 5, kadroda ise 10 belki de daha fazla adam form durumu itibariyle korkunç durumda. bunların içinde kaan, ilkay ve icardi gibi fiziken bitik durumda oyuncular da var. çok zor maç, çok zor işler.
bireysel yetenek bazında çıtayı tavana koymuş çok sayıda isim, türkiye'ye ve özellikle galatasaray'a geldikten sonra topa vuramaz, yanındakine pas atamaz hale gelmiştir. o yüzden insan hem bir temkinli konuşuyor.
ancak; watford ve görece kötü la liga günlerinde kendisini ciddi derecede izlemiş biri olarak türkiye ligine çok yakışacağını düşünüyorum.
tabi bundan ötesi, en büyük iş isminin 15 dk önce çıkması ve hemen ardından çat diye menajerinin sözleşme içini istanbul'da olduğunu öğrenmemiz.
bugün bu saat itibariyle henüz lisansı çıkarılmış değil.
normalde daha maça hayli var, bir sürpriz olarak maç kadrosunda görmeyi bekleyebiliriz. ancak bizde işlerin ne kadar ağır aksak ilerlediği de hesaba katılırsa, bu lisans işi maç sonrasına da kalabilir.
(bkz: 24 ocak 2026 karagümrük galatasaray maçı)
ilk yarıdaki gidip gelen riskli oyunu sevmedim, yunusla bu kadar tabi alıyorsun o riskli. yediğimiz golde de davinson cinnet geçirtti. son saniyede sara kaçırınca kolumu da sakatladım sinirden.
sonuç olarak herkesin kafadan 0 yazdığı maçta 1 puan güzel.
atletico madrid'de; takımın en değerli ve önemli oyuncularından alex baena ile cardoso 11'de yok. bu oyuncuların yerine ismi bizimle anılan almada ve tecrübeli koke var.
--- alıntı ---
galatasaray xı: uğurcan, sallai, sanchez, abdülkerim, eren, torreira, lemina, sane, yunus, barış alper, osimhen.
atletico madrid xı: oblak, llorente, pubill, hancko, ruggeri, simeone, koke, barrios, almada, sörloth, alvarez.
--- alıntı ---