feyenoord orta sahası çok canlı ve iyi koşuyor ancak hücum anlamında timber'in bir iki hamlesi dışında yoklar. genel olarak hücum setleri kısıtlı. bir ara fenerbahçe iyi defans mı yapıyor diye düşündüm ama olay feyenoord'un kendisinde.
fenerbahçe de son 5 dakika hariç neredeyse 3 pas yapamadı. uzun top oynayıp hata aramaktan başka bir şey yapamadılar. feyenoord'un pozisyon zenginliği iyi olsaydı ilk yarıdan 3 olurdu.
ikinci yarıda feyenoord orta sahası daha dengeli oynamak zorunda kalabilir. sürekli bu şekilde baskı yapmaları zor. kontra atak işini daha iyi yapabilecek bir izlenim verdiler.
sanki fenerbahçe şampiyonlar ligi'ne kalsa bu durum ligi etkileyecekmiş gibi konuşulması hayret verici.
bizim taraftara bazı şeyleri anlatmak o kadar zor ki! abicim bu fenerbahçe dediğiniz takımın nasıl bir yerel gücü olduğunu unutuyorsunuz. daha geçen sezonun üzerinden 3 ay geçmemiş, olanları canlı kanlı izlemişsin, yetmemiş eski futbolcusu doping açıklaması yapmış daha hâlâ şöyle yorulsunlar böyle çok maç yapsınlar deniliyor.
her şey ellerinin altında iken 3 günde bir maç yapsa ne olur yapmasa ne olur. anadolu kulüplerinin tavırları lig başlamadan belli oldu bile. allah aşkına çarşamba günü ingiltere deplasmanında oynayıp pazar günü ligde antalya, rize, kasımpaşa, karagümrük vs. deplasmanına gitse puan kaybedeceğini mi sanıyorsunuz cidden!
feyenoord'a en içten dileklerimle başarırlar diliyorum.
nereye giderse gitsin, bizim için önemli olan %10'luk pay.
ben oldum dedikten sonra bir halt ileri gidemedi, aksine sürekli oyunu geriledi. ne pas oyununa yatkın ne de set hücumuna. ayağına gelen 50 topun 45 tanesini yanlış yere atan bir futbolcu. "ama arıyor" diye diye başımıza bela ettiler. son sezonunda, hz. eyüp sabrına sahip birine bile televizyon kırdıracak kadar yanlış oynadı.
kerem gelişimini durdurmuş bir futbolcu. henüz çok genç ama o eşiği atlayamadı. muhtemelen mentali el vermedi.
ayrıca geçen yaz boyu durup durup son gün kaçtı gitti ve elimizi çok güçsüz bıraktı. takımdan ayrılması ile zararı olmadı; belki 12'e değil 15-16'ya satardık.
benfica da ne acayip takım arkadaş. deneyip de sonuç alamadığı oyuncuları kar ederek satıyorlar.
ulan daha transfer sezonu başlamadan, ligler biteli 2 hafta olmuşken kendisi gibi dünya çapında birini almak nereden bakarsan bak çok büyük iş. şunu real madrid yapsa adamlar ne güzel yönetiliyor deriz.
fuleli, şutör, pasör, çalımlı ve hızlı bir kanat oyuncusudur. kim bilir bizi bekletse en kötü chelsea yapacak birisi.
erkenden takıma katılması en azından city günlerine dönmek için çabalayacağının göstergesidir. eylül ayına kadar salla salla yapıp kapağı bir yere atarım mantalitesi yok demekki. kafaya koymuş aslanım benim dünya kupasını alacak.
aylardır yazı yazmayan naftalin kokuluların da damladığı etkinlik.
takımın maşallahı var arada derede puan kaybediyor. puan kaybı olan maçlarda görünen bu casperler burada ne kadar üzüldüklerini, utandıklarını söylüyorlar. galatasaray için kötü giden bir şey varsa istisnasız o olayda kaos için destek veriyorlar. fenerbahçe şampiyon olsaydı diyen bile var. daha ne diyeceksin...
seneye allah'ın izniyle 26 yaptığımızda daha güzel kutlama yapmak lazım. aksi takdirde işin goygoy kısmı yüzünden insan içine çıkamayacaklar varmış. vah vah...
ali koç'a yeni bir 59 öncesi şampiyonluk hesabı daha doğdu. kutlamaları güzel yapamadık diye kupaya sahip çıkması şaşırtmaz.
ah ulan mertens ve eşi nasıl ağlıyorlar. çok üzüldüm ya.
saat 16'da program başladı. neredeyse 9 saat sonra takım geldi. bu olmadı işte. takımın en geç 5-6 gibi gelip kupayı kaldırması sonrasını da şarkıcılara bırakması gerekirdi.
tamam çok özel bir şekilde ve kalabalık kutlanması gereken özel bir şampiyonluk ama bu tip işlerde saat kavramı çok önemli. şuraya milyonlarca insan geleceği belliyken yüzde yüz sorunsuz gitme şansın yok. ufak tefek hatalar olacaktı ama neredeyse kaos çıkacak duruma gelmiş.
manchester gol atmak için hiçbir şey çalışmamış gibiydi. ezbere ezbere ceza sahası dışı pasları. koca 2. devre rakip yarı sahada oynayıp pozisyon bulamamak ilginç. kanatlarında oynayan adamlar bomboş topçu. vallahi barış alper'in çeyreği etmezler.
her önüne gelene de 50-60 veriyorlar. tokatçı filmdenki karbonat erol misali yedikçe yemişler kazığı.
çok şükür güle oynaya kazandık. ne zaman lazım olsa gol attık ki devrelerin hemen başında gelen goller bunu gösterir nitelikteydi.
her iki takım arasında çok ama çok kalite farkı var. 3 gün içinde birisi deplasmanda olmak üzere pozisyon dahi vermeden rahatça kazandık.
5-6 sene bu kupayı alamamak bize yakışmıyordu. allah'a şükür güzel bitti. bu denli kirli bir sistemde hiç kimseye zerre başarı tattırmamak lazımdı zaten.