kayseri tam kadro çıksa ne olur eksikle çıksa ne olur...

dün oynadığımız 18 nisan 2025 galatasaray bodrum fk maçı gibi bir maçı var mı fenerbahçe'nin? böyle son 10 dakikaya diken üstünde gittiği, rakibinin konsantresini bozmadığı, her an tetikte beklediği maçı var mı? samsun, göztepe, eyüp ve antep dışında "hayırdır" diyen oldu mu?

aynı kayseri ile biz de birkaç hafta sonra oynayacağız. görün bakın aradaki farka. bazı şeyleri açık açık söylemek zor oluyor ama bu maç en fazla 30. dakikada biter.

sonra objektif bir tip "burası antu oldu" der. kısır döngü işte. kime ne anlatacaksın.

sivas'ın planı tutmadı. 60-70'e kadar gol yemeden gidersek kontradan bir tane belki atarız demişler ama olmadı. hiç hücum düşünmüyorlar. ya duran top ya da fenerbahçe savunmasının yüksek toplarda yapacağı bariz bir hata aradılar.

ikinci yarı biraz daha bastırırlar diye düşünüyorum ama işleri zor. mourinho saçma sapan değişiklikler yapmazsa yine bala göte atabilirler.

ilk yarıyı mağlup kapattıkları maçları kazandılar. bir kere de önde olsunlar bakalım ne olacak.

çok şükür kazandığımız maç. hiç pozisyon vermeden, topu vermeden akıllı oynayıp bitirdik. torreira ve eren çok çok iyiydi. hücum gücümüz düşüktü ama önemli olan gol yemeden farkı 2'ye çıkarmaktı, bunu başardık.

çok yavaş oynuyoruz, paslar yavaş, dripling yok. pozisyona girmeden gol attık ama bu iş iyi değil.

orta sahada ne lemina ne de sara dripling yapıp mesafe katetmiyor. sürekli pas pas. ileriye ve kanatlara top getiremiyoruz. ikiye bir yapmıyoruz. biraz daha hareketli olmamız ve 2. golü bulmamız lazım. böyle istim üzerinde olmaz.

eski başkanı, şehrin yapısı, mert hakan'ı, sivas ile geçmişteki ortaklıkları derken yetmemiş gibi, ne olur ne olmaz diye fenerbahçe için yasin kol'un hakem olarak atandığı maç.

zaten 3 yıl transfer yasağı almışız, düşsek ne düşmesek ne demezler umarım.

trabzon 3. lig takımı gibi oynayınca maç gitti.

yani şu fenerbahçe'nin ikinci yarı başında allah ne verdiyse saldıracağını bilmemek için aptal olmak lazım. daha düdük çalar çalmaz oyunu buna göre oynayacaksın. gerekirse önde basacaksın, pas yapacaksın. 10 dakika dayansan illa bir gol daha atarsın. 20 dakikada 4 gol yemek nedir!

2'den 1'e ne oran veriliyordu acaba çok güzel bahis yapılırmış. ilk yarıdaki trabzon savunması gitmiş yerine 1461 trabzon savunması gelmiş. hadi penaltıdan yedin lan bari biraz durun, sakinleyin anasını satayım.

adamlar ölmüştü gerçekten. ilk yarıdaki oyun havlu atma oyunuydu. trabzon berabere bile kalsa iş bitmişti. ne taraftarları ne de oyuncularında hırs vardı.

trabzon bu kadro ile tam da atabileceği golü attı. hem de en beklenmeyen isim draguş ile; romen halil dervişiğlu.

ilk yarıda yemesin bari trabzon demiştim. hiç ortadan gitmiyorlar, sadece zubkov'a ver gerisi artık ne olursa tarzı bir hücum planı. orta ikilisi çakılı şekilde bekliyor. draguş ve mustafa ile de anca bu kadar oluyor işte.

ikinci yarıda sağ bek kırmızı görmez ise çok iyi olur. maximen çok zorluyor orayı. gerçi fenerbahçe'de de amrabat ve djiku sarı kartla oynuyor ama yüksek ihtimal ikinci yarıya başlamaz bunlar. çağlar ve talisca girer yerlerine.

hadi be trabzon.

yine farkı kaçırdığımız maç oldu.

ilk yarı tam bitecekken barış alper o golü atsa devreye 3-0 önde girecektik. 2. yarı 5'ten aşağı olmazdı. çağlar fenerbahçe'yi ipten aldı orada. döndü ve ofsayt olduğuna emin olduğum pozisyonda gol yedik. fenerbahçe balı ve var devreye girdi.

ikinci yarıda yine 3-4 kez net kaçırdık.

sonuç itibariyle hem fenerbahçe'ye hem de maçtan mağlubiyet isteyen, ne oldufu belirsiz içimizdeki tiplere yağlı yağlı...

fenerbahçe galibiyeti bekleyen ve isteyen galatasaray taraftarı ya da "mış" gibi yapan kişiler gördükçe ben neye inanıyorum, neyin peşinde koşuyorum dedirten maç.

okan buruk gidecekmiş kalan haftalarda şampiyon olacakmışız, olmasak da sorun değilmiş.

bu taraftarlık değil, aldığı herhangi bir üründen yeterli performansı göremeyen tüketicinin şımarık veryansını.

en büyük rakibine kaybetmek için de beklemezsin. değil okan buruk; ali koç olsa yine istemezsin.

yazık gerçekten şu düştüğümüz hale yazık.

şu uzun lig aralarından nefret ediyorum. her milli maç dönüşü bizim takım hiç idman yapmamış, maçın tarihini 2 saat önce öğrenmiş gibi oluyor. bu hiç değişmiyor.

göz göre göre yenildik. hiçbir bok oynamadık. güvendiğimiz adamların umurunda değildi. lemina girsin dedik keşke girmeseydi.

azıcık top oynasak 10 kişi ile 80'den sonra bile galibiyet alacağımız bir bjk vardı. antrenman maçı gibi saçma sapan bir maç, saçma sapan mental sıkıntılar ile güme giden en az 1 puan oldu.

zaten yasin kol atanınca bunları öngörmek matah bir şey değildi. takım kötü ise kötü aq 35. dakikada 10 kişi kalınacak bir şey yoktu. kaldı ilk yarının son 2-3 dakikasında yaptığımız doğru işler ile gol bulup topun hakimi de olmuştuk. kötü oynuyor olabilirsin belirli bir süre, tüm maç kötü geçecek diye bir şey yok. 10 kişi kalmazsın 2. yarı düzgün oynayıp kazanırsın.

dursun özbek kına yaksın bir tarafına. bjk başkanı yabancı hakem derken çıkıp destek vermiyorsan bizi sattın, takımı sattın demektir. arkanda en az 20 milyon taraftarı olan bir takımın başkanısın, insan bir mert olur, dik durur. hacıosmanoğlu daha bu başlangıç diyor bizimkinden ses yok.

haftaya samsun maçında yine 20. dakikada 10 kişi kal da gör. senin ben başkan gibi...

« / 22 »
Kayıt Ol