ole hakkındaki düşündüklerimi yazdım. ilk geldiği günden bugüne kadarki.
pozitiftim , negatife dönerken kendimi zorlayarak yine pozitif düşünmeye çalıştım. ama shaktar maçından sonra düşüncem böyle oldu şeklinde..
not :
foruma uzun bir ara vermiştim beşiktaş dışı problemlerden ötürü...ara verdiğim zaman daha ole gelmemişti bile.
bu sebeple ole hakkındaki 6-7 aylık düşüncelerimi özetledim. buraya yazabilecek durumda olsaydım o zamanlar muhtemelen ceza falan alırdım😊
sergene gelince: bize uzak olsun.
bizim ne sergenle ne şenolla yarım kalan bir hikayemiz yok.
benim için tek yarım kalan hikaye rasim kara dır.
kadro yetersiz herkes hemfikir burada.
belki 33 puan fark yemenin sebebi de kadro olabilir.
ama 9 kişilik konyaya yenilecek, son iç saha maçında rizeye yenilecek kadar da yetersiz değil.
toplasan 15 futbolcusu olan transfer yasaklı samsunla 3.lük yarışı yapıp kaybedecek kadar da yetersiz değil.
iyi td elindekinden maksiimum verim alandır benim için. buna örnek samsunun hocasını verebilirim. başta pozitif olan ole düşüncem lig sonunda negatife döndü...
yine de zırt pırt hoca değişikliklerinden bıkmanın etkisiyle kendimi pozitif düşünmeye zorluyordum en azında istikrar iyidir diyerek ama
shaktar maçında takımın fiziksel halini görünce benim gözümde ole bittti.
takım koşamıyordu...
adamlar 3 dakika topa dokundurmadan 50 pas yapıp gol attılar bize..
bu golü real , psg deplasmanında falan yemedik.
gedson semih ve bahtiyardan gelen paralarla musrati onana ve ox un sözleşmeleri fesh edebiliriz!
muci ile rashicayı satabilrsek gelen parayla 1 kanat cepte.
daha önce gündeme gelen bahtiyar&gedson paketi mi gerçekleşiyor acaba
iki gün önce bir maç oynadık.
takım koşamıyordu.
takım al eleme maçına fiziksel ve mental olarak hazır değildi.
td nin görevi elindeki mevcut takımı hazır hale getirmek.
takım mücadele eder kaybeder o zaman derim ki hoca naapsın eldeki malzeme bu.
hee tamam demek de bir tercih olabilir anlayabilirim.
ama shaktar maçındaki takımın fiziksel halini kabul etmiyorum ben.takım koşamıyordu.
oyun anlayışı, oyuncu seçimi yoruma açık ama takımın koşamamasının izahı yok.
ilk defa sezonu bizden 1-2 hafta önce açan bir rakiple karşılaşmadık biz. ben 3 dakika 50 pas yapan bir takım hatırlamıyorum karşımızda.
10-11 yaşında çocuk girip sövmüştür diye düşünmüştüm. kongre üyesiymiş yuh!
ilk golünde tribünlere el bombası atıp patlattığını hayal edip kulaklarını tıkayıp dilini sallaya sallaya sırıtıyor.
ikinci golde aynı tribüne koşup kulağını gösteriyor sesiniz gelmiyor gibisinden...
bunlar gol sevinci değil.
sahaya cisim atılmasına anlam veremedim bende ama onun dışında taraftara çok da kusur bulmuyorum başkan hoca ve frbolcular dururken.
o kevin pisliğinin gol sevinçlerini! görüp öfkelenmiş beşiktaşlı çocuklardır o mesajları yazanlar.