aslanım benim. dünyanın en mantıklı 2. 30 milyonluk transferi kendisidir. birincisi singo.

büyük oyuncu. çok büyük oynadı bugün. sahadaki herkesten daha akıllı. tek bir boş hareketi yok. baba milli aradan sonra tabanca gibi dönecek.
(bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı)

maşallah sübhanallah. ilk yarı hayallerin ötesinde geçirdik. bir 45 kaldı. sıkın dişinizi. savunma arkasını işlemeye devam. mutlaka bir gol daha atacağız.

bugün kesin olarak 2 gol atacağımızı düşünüyorum. osimhen'in oynaması şartıyla tabii. liverpool bekleri arkaya adam kaçıran bekler. liverpool pozisyon veren bir takım. atak sonlandırmayı öğrenmemiz, bir süredir sane'nin sıklıkla yaptığı basit top kayıplarını yapmamamız gereken bir maç. kalelerinde muhteşem bir kaleci var. asıl soru şu 2 gol attığımız bir maçta puan çıkarabilecek miyiz? kendimce bir yoklama yaptım ve ilginç bir sonuç elde ettim. avrupa'da çok gol yediğimiz maçları analiz ettiğimde temel problemimizin mental olduğunu rahatlıkla görebiliyoruz.

23-24 sezonu en baba maçlarımızdan biri olan içerde 1-3 yenildiğimiz bayern maçında 2. gol 73 3. gol 79. dakikada gelmiş (6 dakika)
aynı sezonda deplasmandaki bayern maçı 80. dakikaya kadar 0-0 iken son 1. gol 80 2. gol 86. dakikada gelmiş. (6 dakika)
içeride 3-3 biten manu maçında rakibin 1. golü 11. 2. golü 18. dakikada gelmiş (7 dakika)
evimizde 4-3 kazandığımız elfsborg maçı. ilk yarısı 3-0 üstünlüğümüzle geçmiş. ancak rakip 1. golünü 52. 2. golünü 65. dakikada atmış. (13 dakika)
en korkunçlarından biri deplasmandaki sparta prag maçı. 4-1 biten müsabakada 2. gol ile 4. gol arası sadece 16 dakika sürmüş.

deplasmanda 4-1 yenildiğimiz alkmaar maçı. ikinci yarıya 2-1 çıkıldı ancak 3. gol 57 4. gol 66. dakikada geldi (9 dakika)

evet korkulu rüya gördüğümüz tüm sinerjiyi dibe çöktüren 5-1'lik frankfurt maçı ise 1. ve 3. gol arası 8 dakika.

avrupa performansımızın böyle olmasındaki temel problem mental. çabuk dağılmamız. dünya üzerinde bu dakika aralıklarında bu golleri yiyen bu seviyede bir takım yok. sebeplerini iyi analiz etmemiz gerekiyor. tahminim sezonunu %70-80'ini tüm oyuna hükmeden bir takım olarak geçirmemiz üzerine önemli maçlarda yüksek motivasyonu sağlayamamak ya da aşırı motivasyonla başladığımız maçlarda yenilen golde konsantrasyonun hemen sönmesi. bu da büyük bir paniğe yol açıyor ki okan hoca'nın değişiklikleri, tavırları bunu gösteriyor. galatasaray'ın ligde en büyük a+ ancak avrupa'da maksimum b sınıfı bir takım olduğunun bilincinde hareket edip güç dengesinin farkında olarak hareket etmesi gerekiyor. bir gol yediğinde frankfurt maçında yunus'un davinson'un durumuna düşmemesi gerek.

bizler için hiçbir işaret taşımayan maçtır. hatta hayırlara vesile olacağını düşünüyorum. öncelikle son üç senenin en kötü maçı olduğunu kabul ediyorum. sanki maç öncesi iki takım formaları değiştirmiş de maça öyle çıkmış gibiydi. bunlar kabulüm. ancak bu maçın kazanımları fazladır. nedir o kazanımlar ve neden bu derece kötü oynadık?
a) rezalet bir zeminde oynadık ve oyunumuzu etkiledi
b) oyuncuların kafası liverpool maçında ve konya maçında lucas'in da dediği gibi frankfurt maçı büyük yıkım olmuş.
c) devre arasında lucas'in bayılmasi takımı ciddi etkilemiş
d) yunus, ilkay, lemina gibi ana kadrodaki temel oyuncular dinlendirildi
e)sara , sane, davinson, eren, barış korkunç oyunlarına devam etti ve bu tüm takımı bozdu
f) alanya iyi bir takım, oyunu bizim oyunumuzun panzehiri gibi
g) ezildiğimiz son 20 dakika zaten kadronun karman çorman olduğu apokerim'in, lucas'in sahada olmayıp metehan gibi her açıdan takımın gerisinde bir oyuncunun rakibin en kritik bölgesinde yer aldığı bölüm
h) sane, icardi ve barış ile 1-0 sürecinde önemli fırsatları harcadık ve koparamadik maçı
ı) okan hoca formsuz

kazanımlar neler?
1) ciddiyet. hiçbir maçı oynamadan kazanamayacağimizi, kalite farkımızın tek başına bir anlam ifade etmediğini, lig şampiyonluğunun ne derece önemli olduğunu kavradık.
2) kesinlikle uğurcan'in üzerindeki baskının azaldığı ve takıma önemli katkısının olduğunun ispatiydi.
3) singo'nun bek performansının hayal ve vadettiklerini gördük.
4) davinson için orta ancak sara için ileri derecede uyarı niteliği taşıyan bir performansti.
5) icardi'nin önemini bir kez daha ortaya koyan bitiriciliği konusunda hiçbir şeyin azalmadiğını ispatlayan maç oldu
6) atak sonlandıramamanin, kritik yerdeki top kaybının bize nasıl döneceğini bir kez daha gösterdi ki buna net önlem alınacaktır.
7) konsantrasyonun bizim takım için ne denli önemli olduğunu gördük.

buradan yola çıkarak yunus, ilkay, apokerim, lucas ve jakobs'un takımda yerinin garanti olduğunu net ispatlayan maçtı.ligde bir daha boyle bir maç oynamayiz. takımın form durumunun yükseleceğini klasik okan buruk takımları gibi ekim sonrası vitesi yükselteceğimizi düşünüyorum. mevcut fizik yeterlilik ve form durumu ister istemez bizi dengeli oyuna itecek. direksiyonun ilkay'da olduğu, yunus'un becerilerine muhtaç olduğumuz ve osimhen'in dönüşünün ne denli kıymet teşkil ettiğini gördük .

genel kanının aksine fark yiyeceğimiz, ezileceğimiz bir oyun olacağını düşünmüyorum. öncelikle muhteşem bir taraftar olacak. boğucu bir ortam oluşturacağız. liverpool palace deplasmanına gidiyor. yıpranacak. alanya maçı vs. zemin, sert rakip, 4-5 oyuncunun ciddi düşüşte olması, %10 konsantrasyonla oynamak, lucas'ın bayılması, hocanın formsuzluğu vs. derken rezalet futbol ancak kayıpsız galibiyetle geçildi. ciddiyet, konsantrasyon, oyuncuların günlük performansı olarak bambaşka bir galatasaray izleyeceğiz. he bu yeterli olur mu bilmiyorum ancak futbol anların ve günlük performansın oyunu. örneğin frankfurt maçında hak etmediğimiz bir skor aldık. ancak o maç iç sahada olsa ve oyunun momentumunu aldığımız anlarda klasik tribünle birleşme şansımız olsaydı puan almamız garanti gibi görünebilirdi. liverpool dünyanın en iyi 3 takımından birisi. bu doğru ancak seyirci ile birleşmiş, full konsantre bir takım ezilmeyecektir.

sezonun en önemli maçı. fener seçim ayağına 0 konsantrasyonla paf takimina çıktı. korkunç bir oyun sergiledi. kazanırsak puan farkı 6. üstelik onlar daha avrupa maçlarına çıkmadı. geçen sene boyunca 6 beraberliği olan takım şimdiden 3 beraberliği buldu. hoca belirsizliği, koç enkazı, maaşlar vs. derken sıkıntı sürebilir. biz ise konya, alanya, beşiktaş, başakşehir , göztepe, trabzon altilisina giriyoruz. bu altı takım da ligin elle tutulur takımları. recep uçar iyi hoca konya fena başlamadi. alanya desen beşiktaş'ı yenip fener deplasmaninda puan aldı. beşiktaşla içerde oynayacağız ve bu altı takım arasında en zayıf halka gibi görünseler de liverpool maçı öncesi oynayacağız ve adamlar sadece derbiler için yaşıyor. başakşehir hoca değiştirdi sancılı olacak ama kadrosu iyi. göztepe bizden sonra ligin en iyi takımı. trabzonspor ise yetenek seti düşük olsa da belirli şeyleri iyi yapabiliyor. kayıpsız atlatirsak 26. şampiyonluk kesin derim. hiç de umursamam ligin ikinci yarısını. izlediğim fener çok daha fazla puan kaybedecek. bizim fener beraberliği sonrası toparlanmış, ayağa kalkmış takımla konya'yi yenip kafayı temizlememiz lazim. kazanırsak nefes alır krizden çıkar işimize bakarız. bazı oyuncuların kesik yemesini bekliyor ve istiyorum. sane, eren ve ilkaysiz bir ilk on bir kurabilir. sane rezil durumda. eren düşüşte, ilkay ise sara'ya son şans verilemesi için kızağa çekilir. bu üçlüye yunus da eklenebilir. taraftarın barışla uğraşmadan takımı full konsantrasyonla maçı takip edip hocaya da destek vermesini isterim. 2-0 3-1 gibi bir sonuç bekliyorum.

kendisi bambaşka bir kötüdür. ali koç'tan bile daha rezil bir karakteri var. seçilmesini istemem.

« / 25 »
Kayıt Ol