iyi oyun beklentimin sıfır olduğu maç. tekrar tekrar yazıyorum, enine 68 metreyi iki futbolcuyla tutamazsınız. yapamazsınız.
umarım en azından orta saha yine boş kalsa da merkezi kalabalık tutacağımız bir yayılımla maça çıkarız.
korkunç futbol oynadığımız maç. daha fazlası olmayacak. belki mertens'i sekiz gibi kullanırsak biraz toparlayacağız. ama daha iyisi olmayacak. ısrarla yazmaya devam edeceğim, enine 68 metrelik alanı iki kişiyle, hele ki çaprazları da bölgesinin adamı değilken savunamazsın. hücuma akışkan şekilde çıkamazsın. yapıp yapabileceğin aç ortayı osimhen'e olur.
bu oyunu allah kahretsin, ama önce bu oyuna hocayı mecbur bırakanları allah kahretsin. eşiyle dostuyla muhabbetinde aile bireylerinizi anmayan tek kişi yok. transfer yapacaklarmış...
tanka çok kaliteli bıçak fırlatıp, sonra da bıçağa söveceğimiz maç.
kaan-berkan beklerine kızmıyorum. namağlup hocasını avrupa'da kaan-berkan beklerine mahkum edenlere kızıyorum.
ya sakat adam alıyorsunuz, ya hocanın yetersiz göreceği adamı alıyorsunuz. yettiniz be.
ikinci yarısını gayet iyi oynadığımız maç. ilk yarıdaki orta saha boşluğunu hoca önce mertens'i çekerek, sonra da sahaya yedekten diğer futbolcularımızı atarak doldurdu. şahane hocalık işi, önemli olan hatayı görebilmek. tebrikler okan hoca.
orta saha dolacak. başka yolu yok, ikinci yarı bize tekrar bunu gösterdi.
bir tebrik de formsuz efsaneye. iyi savunmanın arkasında güven veren bir top oynadı. şahaneydi bugün muslera. bu sezon ilk kez iyi oynadı diyebilirim.
skor ve oyundan evvel, konyasporlu futbolcuların midemi bulandırdığı, iğrendiğim maçtır. hiçbirinize temelde insanın insana duyması gerektiği düşünülen saygıyı duymuyorum. hepinizden iğreniyorum. hepinize acıyorum. futbol izlemiyoruz da schindler'in listesinden sahne izliyoruz sanki. amon göth almış eline silahı balkondan vuruyor sürekli bunları.
gelelim maça.
dediğim gibi sağ bekimiz sağ bek değil. kariyerinde sağ bekte oynadığı üç maç var. merkezimizde top taşıyabilecek hiç kimse yok. merkezimizde üç adam var. ikisi ön libero. bu iki ön liberodan biri stoper hatta. diğeri de şahane bir sahte forvetti. kenarlarda da oynardı. ofansif orta sahaya evrildi. merkezde görevli üç futbolcunun hiçbiri merkez orta saha değil. galatasaray'da merkez orta saha yok. dolayısıyla havuz boş. topun sürekli geçtiği enine 68 metrelik, boyuna 35-40 metrelik yerde biz kağıt üzerinde üç kişiyle duruyoruz. bu üçlünün ikisi yan yana, biri önlerinde. aralarında sürekli 20-25 metre var. bu üçlünün defansif olanları top taşıyamaz. meziyetleri bu değil. garanti pasların dışında yaratıcı olamazlar.
yazarken yoruldum. galatasaray'ın sorunu topun ofansa da defansa da üzerinden geçtiği o enine 68, boyuna 35-40 metreyi kapatamamaktır.
bu sorunu torreira-lemina-sara, lemina-torreira-sara, kaan-torreira-sara, berkan-sara-lemina, kaan-berkan-sara, torreira/kaan-herhangi bir sekiz numara-sara denklemleri farklı seviyelerde çözer. ben adım gibi eminim eyüp-efe-gökdeniz gürpüz orta sahası bile size skoru getirmese de oyunu şu maçtaki ilk 45 dakikadan daha fazla getirir. eksiğiz. enine 68, boyuna 35-40 metrelik o havuzda, ofansa da gidilen defansa da dönülen o yerde eksiğiz.
dolayısıyla rakip üzerimize gelmeye devam edecek.
oyun kuramamaya devam edeceğiz.
atak yiyeceğiz.
kısır hücumlar yapacağız.
keyif vermeyeceğiz.
rahat maç izleyemeyeceğiz.
kalite nedeniyle rakamlar bugün, bu sezon yanımızda olabilir ligimizde. avrupa'da bu ısrarlar devam ederse sıkıntı çekmeye devam edeceğiz.
muslera, sallai, davinson, abdülkerim, jakobs, torreira, kaan, barış, mertens, yunus, osimhen on biriyle çıkacağımız maç.
kalecimiz formsuz.
sağ bekimiz sağ bek değil. bilinen bir yanlışı da düzeltelim: rolland sallai sağ bek oynamışlığı olan bir oyuncu değildir. roland sallai'nin kariyerinde bugüne kadar sağ bek oynadığı maç sayısı 3. bkz: transfermarkt
stoperlerimiz as stoperlerimiz.
sol bekimiz as sol bekimiz.
orta sahamızdaki ikilinin ikisi de defansif. kısa paslarda hiç sorun yaşamayacak bir ikili. gönül isterdi ki yanlarında bir de hareketli orta saha görelim, kaan'ın önünde torreira ve o oynasın ama hayat işte... orta sahadan top taşınamadığında suçlu kaan mı olacak, torreira mı göreceğiz. ama doğru ya, herkes her şeyi yapmalıydı...
ileri hattımız alışık olduğumuz hat. mertens'i hor kullanmaya devam ediyoruz.
umarım rakibin kalitesizliğini fırsat biliriz. sonuçta osimhen'imiz, iç saha avantajımız, kaliteli kenarlarımız var. hadi bakalım.
eni 65 net, boyu takım boyuna göre 30-35 metrelik değişken koca orta sahayı yine iki kişiyle tutmaya çalışacağımız maç. allah hepimize sabır versin.
yine sözlükten takip etmenin azap olduğu maç.
fenerbahçe bu ligin ikincisi. futbolla saha içinde alakası kalmamış bir hocaları da olsa kaliteli futbolcuları var. rakip, ligin son sıralarında ve maç ilk yarı 0-0 tamamlanıyor.
ilk yarı 0-0.
kaleyi bulan şut sayıları aynı.
fenerbahçe bir tık üstün ancak adana demirspor da korkunç oynamıyor. ve puan durumunu belirleyen şeyde, yani skorda eşitlik var.
sözlüğe gelip saha içine gönderme yapan, saha dışına dokunduran komiklikler okur muyum diye geliyorum ama mümkün değil. adanalılar yetersizmiş, adanalılar korkunçmuş, adana kesin çok gol yermiş, bu topçuları kim bulmuş.
siz nasıl yaşayabiliyorsunuz bu hayatı?
yunus akgün başlığından tutun adana demirspor-fenerbahçe maçına, barış alper'den osimhen'e sürekli negatif şeyleri deşmeyi, bulmayı, parlatmayı nasıl bir azimle, nasıl bir arzu ve tutkuyla başarabiliyorsunuz?
skor 0-0.
galatasaray sözlük'teyiz.
rica ediyorum iki tane adana dürümlü, maestro'lu, çocuk yaşta kaleciyi geçemeyen fenerli içeren makara, biraz neşe veya biraz "adanalıları kim buluyor maraz ali mi" ötesinde futbol analizi okuyalım.
skor 0-0 yahu.
sıçan sıçana bir maç. galatasaray'da hemen herkes sıçıp sıvıyor, hakem sağ olsun o da klasik sıçıyor. bir penaltı güme gitti bile mesela.
geleneksel galatasaray taraftarının oyuncusunu, oyununu, teknik ekibini değerlendirme hakkını çalan maçlardan biri.
sahaya mavi formalı bir tane canlı atmışlar hakem diye. alakası yok. rezil kararlar, rezil hareketler, ne arasan var.
kimse kusura bakmasın bu maçı asla çok rahat atak yedik, bazı atakları bitiremedik diye değerlendirmeyeceğim. değerlendirenler de lafına yenen hakkı dile getirmeden başlıyorsa, hakem ile lafa başlamıyorsa onları dinlemeyeceğim. böyle rezillik olmaz.